Bir Bilgi Kaynağı Olarak Tasavvufta Keşfin Değeri

Reşat ÖNGÖREN Giriş: Tasavvuf yoluna girenlerin belli bir mücahede şeklini uyguladıkları bilinmektedir. Bu mücahede sırasında meydana gelen keşf hâlinin sûfiler nazarında ayrı bir önemi vardır. Zira keşf hâlini yaşayan mürid, özellikle duyu organları ve aklın yetersiz kaldığı metafizik alanda bazı bilgilere ulaşmaktadır. Kaynaklarda muhtelif vesilelerle temas edilen bu hâl, henüz değişik boyutlarıyla ele alınıp yeterince […]

Daha fazla oku
Abdulkadir-i Geylani-el-Fethu’r-Rabbani 3. Sohbet

  Hisle, duyguyla ve hevesle hareket eden yolda kalır. Varlığınızı ilimle koruyabilirsiniz 3. MECLİS Bu konuşma, Cuma günü dershanede yapıldı. Ko­nuşma tarihi: Hicri 8 Şevval 545, Miladi 1150. Ey şahsına gereken şeyleri bulamayan! Bu hâlin geçip gitmesini şiddetle isteme. Belki gelecek şeylerde seni helak edecek nesneler vardır. Ey hasta! Hastalığın geçmesini mutlak olarak isteme. Afiyetin […]

Daha fazla oku
Tasavvufun Dinde Bid’at Oluşu İddiası

Gelenek-Yenilik Tasavvuf sadece bir bilgi alanı, bir ilim değildir. Kelâm ve fıkıh gibi ilimlerden farklı olarak aynı zamanda bir yaşama tarzı, dini algılama şekli ve dünya görüşüdür. Bu özelliği itibariyle canlı bir organizmaya benzer: Oluşur, gelişir, güçlenir, her tarafa dal-budak salar, çeşitli süreçlerden geçer. Böyle olunca ilk zahid ve sûfîlerin, zühd ve tasavvuf adı altında […]

Daha fazla oku
Tasavvuf Dine Aykırı Mı? ve İslamcılık

  Sensüz yola girürisem çarem yok adım atmaga Gevdemde kuvvetüm Sensin başum götürüp gitmege… Yunus  Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Oysa bilgi mazidir, hikmet ise gelecek… Amerika Yerlisi Lumbee Kabilesi Bazı köprülerin altından çok sular aktı. Keşke olmasaydı diyeceğimiz şeyler artık her gün bu topraklarda oluyor… Anadolu Ruhu kayboldu. Yerini nerden geldiği belirli […]

Daha fazla oku
Emredilen Nurani Tevessül

Vesile tutmak iki kısımdır: 1- Emredilmiş nurânî vasıta, 2- Yasaklanmış zulmânî vasıtalardır. Nurânî vasıtalar: Kur’ân-ı Kerîm’de: “Ey İman edenler, Allah’tan korkun. O’na (yaklaşmaya) vesile arayın ve O’nun yolunda savaşın. Tâ ki muradınıza eresiniz.” [Maide,35] diye em- rolunmuştur. İnsanları Allah’a yaklaştıracak her ne var ise nurânî vesile­dir. Namaz vesiledir, namaz kılmakta da Ka’be-i Muazzama vesiledir. Âlimlerin […]

Daha fazla oku
İmam el-Gazzâlî’nin Mişkatu’l Envar Adlı Eserinden Alıntılar…

  İncelik Nurların bir tertip üzere bulunduğunu anladıysan bilmiş ol ki bu tertip sonsuza değin uzanmaz. Bilakis İlk Kaynağa kadar çıkar. İlk Kaynak zatı için ve bi­zatihi nurdur, nur ona bir başkasından gelmez. Bü­tün nurlar tertipleri üzere nurlarını ondan alırlar. Şu halde şimdi bir düşün, nur ismine nurunu başkasın­dan alan mı daha lâyıktır, yoksa zatında […]

Daha fazla oku
İbn Arabi – Futuhat-ı Mekkiye,cild:7 ‘Notlarım’

Kabza Nedir? Cevap: Allah şöyle buyurur: ‘Yeryüzü O’nun kabzasıdır* Ruhlar bedenlere tabiyken bedenler ruhlara tabi değildir. Cisimler kabz edilirse, ruhlar da kabz edilmiş olur, çünkü cisimler ruhların heykelleridir. Allah ise, her şeyin O’nun ‘kabzası’ içinde olduğunu bildirir. Böyle bir soruyu müslüman bir filozof sormuş olsaydı, buradaki zamirin Adem’e döndüğünü söyleyerek kendisine yanıt verirdik. Başka bir ifadeyle Adem, […]

Daha fazla oku
Meczubun Gönül İlacı

Önde gelen sûfilerden Bayezid-i Bistamî (ö. 878) ilaç ya­parken rastladığı bir hekime: Ey tabib! Sende benim hastalığıma da ilaç var mı? dedi. Hekim sordu: Hastalığın nedir? Bayezid: Günah hastalığı, cevabını verdi. Hekim ellerini iki yana açarak: Ben günah hastalığının ila­cını bilmem, dedi. O esnada orada bulunmakta olan meczub bir genç söze karışıp: Baba, senin hastalığının […]

Daha fazla oku
İnsanın Başını Derde Sokan Dört Şey

Çoğu zaman insanın başını derde sokan şu dört şeydir: * Gözün, * dilin, * kalbin, * arzun. * Gözüne sahip çık, onunla helal olmayan şeye bakma. * Diline sahip ol, Allah Taâlâ’nın kalbinde olduğunu bildiği şeyin aksini söyleme. * Kalbine dikkat et, gönlünde hiç bir Müslüman için kin ve haset hissi bulunmasın. * Arzuna sahip […]

Daha fazla oku
Kalp,Aklın Ötesindedir

Akıl bağımlıdır… • Kalp ise bağımlı değildir… • Kalp aklın ötesindedir. Hakikatin gerçekten bilinmesi ancak kalp iledir. Muhyiddin İbn Arabi İnsan, samimiliğini kaybettiği anda Allah’tan uzaktadır. Samimilik, kalbinin yolunda yürümek demektir. Nurettin Topçu Hisse: • Duyularımız zaman ve mekânla sınırlıdır, aklımız zaman ve mekanın ötesini ne olduğunu değil, ne olmadığını kavrayabilir ancak. • Ruhumuz ise […]

Daha fazla oku