Harf Sembolizmi

  Harfler, sözcüklerin yapı taşlarıdır. Sözcükler ise dilin yapı taşlarıdır. Harfler birleşerek sözcükleri, sözcükler de dil sistemini oluşturur. Dilin temel fonksiyonu, duygu ve düşünceleri aktarmak, bunlarda yaşanan değişimleri göstermek, yani iletişimi sağlamak­tır. Ancak insanoğlunun hayal gücü, harflerde ve sözcüklerde, ile­tişimin işlevinden fazlasını öngörmüştür. Harflerin sözcüklerin te­mel unsuru olmanın yanı sıra, kimi zaman metafizik gerçekliklere işaret […]

Daha fazla oku
İlk Tecellî Eden

  Cenâb-ı Allah mutlak bilinmezlik âleminden, halik, mübdi’, sâm gibi özellikleri gereği kendini göstermek istemiş, ilk önce toplu bir nüve şeklinde isimlerini göstermiştir. Her şeyin ilki olan bu âlemi Muhyî Efendi de bazen Hz. Peygamberin, Allah’ın ilk yarattığı benim nurumdur, benim ruhumdur, akıldır, kalemdir gibi ha­dislerine atıfla bazen de kendinden önceki geleneği takip ederek dürretü’I-beyzâ, […]

Daha fazla oku
On İki Esmâ’nın Şerhi – Arifname

Hakikatte değil afaki tenvir eyleyen Hurşid Kalır zulmette âlem olmasa envar-ı zikrullah Teşebbüs eyledim güftare-i zikrullah ile ben de Kelamım nura gark olsun bi-Hakk-ı nur-ı Bismillah [1] On İki Esmâ’nın Şerhi – Arifname — Eş-şeyh el-aziz es-seyyid el-hümem kaddesalla- hu sırrahû. Bismillahirrahmanirrahim fa’lem ennehu la ilahe illallah.[1] Laila he illallah’ın öncelikli anlamı, Allah Teâlâ’dan başka […]

Daha fazla oku
Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Bilgiler

Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Faydalı ve Ayrıntılı Bilgilerin Dile Getirilmesi Bu ifâdelerden sonra şimdi de elde ettiğim nükteleri sana anlatmak istiyorum. Bu nükteleri hakkıyla düşünürsen kalpte etkisi ortaya çıkar ve rızık konusunda sana yeterli gelir.Aynı şekilde bu nükteleri derinlemesine düşünür ve gereğini yaparsan seni hak yola apaçık bir şekilde iletir. Başarılı kılacak olan ise yalnızca Allah’tır. […]

Daha fazla oku
Şeytanın tuzakları nasıl bilinir?

Soru: Şeytanın tuzakları nasıl bilinir? Bunu bilmenin yolu nedir? Cevap: öncelikle bilmelisin ki şeytan tıpkı fırlatılan oklar gibi vesveselere sahiptir. Bunun senin için aşikâr hâle gelmesi ancak kalbe doğan düşünceleri (havâtır) ve onların kısımlarını bilmekle olabilir. İkinci olarak yine bilmelisin ki şeytanın tıpkı ağlar gibi hile­leri vardır. Bunların senin için açık hâle gelmesi ise tuzaklar […]

Daha fazla oku
İlim ve Tövbe Geçidi

  Derim ki -başarı Allah’tandır-: Ey ihlas ve ibadete talip olan kişi! -Allah seni başarılı eylesin- Sana gereken ilk şey ilimdir. Zira ilim her şeyin başıdır, her şey ilim etrafında döner. İlim ve ibadetin iki cevher olduğunu bilmelisin. Musannifle­rin eserlerine, ilim erbabının öğrettiklerine, vaizlerin sözlerine ve tefekkür edenlerin düşüncelerine dair gördüğün ve duyduğun ne varsa […]

Daha fazla oku
İsmail Hakkı Bursevi – Hakikatin İç Seması’ndan Bölümler

Teşbih ve Tahmîdin Hakikati-Namazdaki Sırrı Sahîh-i Buhârî’de rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulmuş- tur: “Bir kimse her sabah Sübhânallâhi ve bihamdihî, sübhanallâhi’l- azîm derse, günahları bağışlanır.” Yani Sübhânallâh Allah’ın zâtını noksan sıfatlardan tenzih etmek, Elhamdülillâh ise O’nun yüce sıfatlarını övmek ve tazim etmektir. Böylece teşbih, inançla (usûlle) ilgili eksikliği giderir; tahmîd (hamd etmek) ise amelî […]

Daha fazla oku
Gönül Zenginliği ve Abdullah b. Esâd Muhâsibî’nin Hikâyesi

On Üçüncü Fasıl   Bize Ahmed b. Yûnus, ona Ebû Bekir, ona Ebû Hasîn,[1] ona Ebû Sâlih, ona da Ebû Hüreyre’nin rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül zengin­liğidir.”[2] Ebû Hüreyre’nin (r.a.) rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Zenginlik, mal çokluğu, yani altın ve mal toplayıp onu biriktirmek, […]

Daha fazla oku
Selam Vermek ve Abdullah Hafif-i Şirâzî’nin Hikâyesi

Otuz Beşinci Fasıl   Bize Abdullah b. Yûsuf, ona el-Leys, ona Yezîd, ona Ebû el-Hayr, ona da Abdullah b. Amr’in[1] rivayet ettiğine göre: Bir adam Hz. Peygamber’e “İslâm’da hangi davranış hayırlıdır?” diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.) “Yemek ye­dirmen ve tanıdığın tanımadığın herkese selâm vermendir” buyurdu.[2] Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona ez-Zührî, ona Atâ […]

Daha fazla oku
Müminin Hüzmünün Sevabı ve Muhammed b. Abdullah Münâzil’in Hikâyesi

Yirmi İkinci Fasıl Bana Abdullah b. Muhammed, ona Abdülmelik b. Amr, ona Züheyr b. Muhammed, ona Muhammed b. Amr b. Halhale, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre’nin, Peygamber’in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivâyet etmişlerdir: “Yüce Allah, Müslümanm başına gelen her türlü yor­gunluk, hastalık, gelecek kaygısı, üzüntü, başkalarından gördüğü eziyet ve […]

Daha fazla oku