Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4-5 ”Notlarım”

  Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4 Özsel varlığın örneğe ihtiyacı yoktur; o zâhiri anlama uygun olarak anlaşılır ve te’vil edilmez. O mutlak ve hakiki varlıktır. Rasülullah’ın arş, kürsi, yedi kat gök halkında verdiği haber buna örnek verilebilir. Bunlar, ister duyu ve hayalle algılansınlar ya da algılanmasınlar, özleri itibariyle var olan cisimler olduklarında zahiri anlamlarıyla anlaşılırlar. […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2-3 ”Notlarım”

Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2 ”Notlarım” Evrenin asıl yapısı birbirinden farklı tabiatlar (tabâyi) ve zıt konumlar (vücûh) üzerine kurulmuştur; özellikle birleşebilenleri bir araya getiren ve ayrılması gerekenleri de ayırabilen aklın amaçlayıp yöneldiği varlık. Bu da hikmet ehlinin “küçük âlem” (el âlemü’s-sagir) diye isimlendirdiği insandır. Doğrusu insanlar çeşitli arzulara (ehvâ”) ve farklı tabiatlara sahip kılınmıştır. Onların […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:1 ”Notlarım”

  Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah’ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını […]

Daha fazla oku
Gönül Zenginliği ve Abdullah b. Esâd Muhâsibî’nin Hikâyesi

On Üçüncü Fasıl   Bize Ahmed b. Yûnus, ona Ebû Bekir, ona Ebû Hasîn,[1] ona Ebû Sâlih, ona da Ebû Hüreyre’nin rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül zengin­liğidir.”[2] Ebû Hüreyre’nin (r.a.) rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Zenginlik, mal çokluğu, yani altın ve mal toplayıp onu biriktirmek, […]

Daha fazla oku
Selam Vermek ve Abdullah Hafif-i Şirâzî’nin Hikâyesi

Otuz Beşinci Fasıl   Bize Abdullah b. Yûsuf, ona el-Leys, ona Yezîd, ona Ebû el-Hayr, ona da Abdullah b. Amr’in[1] rivayet ettiğine göre: Bir adam Hz. Peygamber’e “İslâm’da hangi davranış hayırlıdır?” diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.) “Yemek ye­dirmen ve tanıdığın tanımadığın herkese selâm vermendir” buyurdu.[2] Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona ez-Zührî, ona Atâ […]

Daha fazla oku
Müminin Hüzmünün Sevabı ve Muhammed b. Abdullah Münâzil’in Hikâyesi

Yirmi İkinci Fasıl Bana Abdullah b. Muhammed, ona Abdülmelik b. Amr, ona Züheyr b. Muhammed, ona Muhammed b. Amr b. Halhale, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre’nin, Peygamber’in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivâyet etmişlerdir: “Yüce Allah, Müslümanm başına gelen her türlü yor­gunluk, hastalık, gelecek kaygısı, üzüntü, başkalarından gördüğü eziyet ve […]

Daha fazla oku
Tıb ve Ebû Alî Sakafî’nin Hikâyesi

Yirmi Ücüncü Fasıl Bana Muhammed b. el-Müsennâ, ona Ebû Ahmed ez-Zübeyrî, ona Ömer b. Sâîd b. Ebû Hüseyin, ona Atâ b. Ebû Rebâh, ona da Ebû Hüreyre’nin rivâyet ettiğine göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah, şifâsını indirmediği hiçbir hastalık indirmemiştir.”[1] Bize Muhammed b. Abdurrahîm,[2] ona Süreye[3] b. Yûnus, ona Ebû Hâris, ona Mervân b. Şücâ’, […]

Daha fazla oku
Hak Teala’yı Bilmek

Kendini Bilmek, Hakk’ı Bilmenin Anahtarıdır Bil ki, geçmiş peygamberlerin kitaplarında onlara söylenen şu ifade meşhurdur: “Kendini bil ki Rabbini bilesin.” Ayrıca hadislerde ve büyük zatların sözleri içerisinde de “Kendini bilen, Rabbini bilir.” sözü meşhurdur. Bütün bunlar göstermektedir ki insan nefsi bir aynaya benzer; ona bakan, Hakk’ı görür. Bununla birlikte birçok insan kendine bakar fakat Hakk’ı […]

Daha fazla oku
İnsan Doğası Diye Bir Şey Var mıdır?Varsa Doğuştan İyi Midir Kötü Müdür?

  Bir dizi… Bir diyalog… – İnsanın kökünde karanlık var diye bakmak… İnsan kötü doğar. Bugün psikolojinin baktığı nokta burası değil mi? – Evet insan iyiyi yaşayarak öğrenir diye genel bir kanı var, doğru. – Psikiyatrinin Hristiyanlığın yaygın olduğu yerlerde geliş­mesinden dolayı… – Nasıl? – Çünkü onlar kökene günahı yerleştiriyor. Tüm insanlar günahkardır ve Hz. […]

Daha fazla oku
Bizde Felsefe Yok Mu?

Meşhur tartışmadır: İslam dünyasında felsefi düşünce ge­lişmemiştir. Bu tartışmada “hayır efendim, İslam’da fel­sefe vardır” ya da “ne münasebet, İslam’da felsefe yoktur” şek­linde özür dileyici veya tepkisel cevaplar üretilmiştir. Burada hemen “bizde felsefe vardır”; çünkü bizde Kindiler, Farabiler, Ibn Sinalar olagelmiştir” şeklinde bir savunmaya girmek iste­miyorum. Evet, aldın esas ve hakim bir yöntem olması anla­mıyla İslam’da […]

Daha fazla oku