Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
15:37 - 7 Şubat 2026
Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah’ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını […]
Arif
18:09 - 29 Kasım 2024
0 Yorumlar
Bu ifade kelamcılara aittir. Gazali ve Razî gibi… İlk planda çarpıcı ve sarsıcı olduğu görülür. Akla bu kadar vurgu, bu kadar ehemmiyet fazla olmadı mı? Naklin doğruluğu haber verenin doğruluğu ile bilinmiyor muydu? Hemen belirtelim ki, burada nakilden kasıt hadis değil, Kur’an’dır, Kelamullah’tır. Bu durumda yukarıdaki ifade “Kur’ahın doğruluğu ancak akılla bilinir” şeklinde anlaşılmalıdır. […]
Arif
19:31 - 4 Eylül 2023
0 Yorumlar
Prof. Dr. Eşref Altaş Giriş Psikolojide davranışların ortaya çıkış süreçleri irade öncesi veya iradeli, bilinçaltı ya da bilinci esas alan teorilerle dürtü, bağlanma, ihtiyaçlar gibi birçok kavram etrafında açıklanır. Burada davranışlar için belli bir arka plan oluşturma, davranışları açıklama, eğitme, değiştirme, yönlendirme ve manipüle etme gibi çeşitli amaçlar güdülür. Klasik îslam düşüncesinde hem kelami hem […]
Arif
15:32 - 20 Ocak 2020
0 Yorumlar
A – Firaset İlmine Giriş Sözlükte anlama, kavrama, keşfetme, sezme ve ileriyi görme gibi anlamlara gelen firaset kelimesi, en geniş anlamıyla “akıl ve duyu organlarıyla bilinemeyen, ancak sezgi gücü ile ulaşılan bütün bilgi alanlarını” kapsar. Diğer bir ifade ile söylemek gerekirse, “firaset, görünen alametlerle görünmeyen ahlâk ve karakteri ortaya çıkarmaktır. Sözlükte anlama, kavrama, keşfetme, sezme […]
Arif
12:40 - 21 Aralık 2019
0 Yorumlar
Birincisi: Allah Teâlâ imanı ateşe benzeterek şöyle buyurdu: “Onların (münâfıkların) durumu (karanlıkta) bir ateş yakan kimsenin misâli gibidir.” (Bakara, 2/17) Başka bir âyette de şöyle buyurdu: “…Bir ziynet veya (diğer) bir değerli mal yapmak isteyerek ateşte erittikleri şeylerden de buna benzer köpük olur…” (Ra’d; 2/17) Bu âyetlerde iki işaret vardır. 1.Nasıl ki, saf olmayan altın, […]
Arif
22:40 - 25 Nisan 2019
0 Yorumlar
Hamd o gökleri ve yeri yaratan,, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’adır…(En’am,1) … İkinci Mesele:”Elhamdu” lafzı, başına elif-lâm getirilmiş müfred bir lafızdır.Bu şekliyle kelime, “hamd” denen şeyin aslını ifâde eder.Bunun böyle olduğu sâbit olunca biz deriz ki: “Allah Teâlâ’- nın “elhamdülillah” âyeti, bu aslın Allah’a âit ve mahsus olduğunu ifâde eder ki bu da, Allah’dan […]
Arif
22:31 - 25 Nisan 2019
0 Yorumlar
Rabb’inizin mağfiretine ve müttakiler için hazırlanmış, eni göklerle yer kadar olan cennete koşuşun “(Al-I Imran, 133) … Sonra Hak Teâlâ, mağfiretine koşuşmanın gerektiğini beyân buyurduğu gibi, cennetine koşuşmanın (yarışmanın) vacip olduğunu da beyan etmiş ve bu ikisini birbirinden ayırmıştır.) Çünkü “mağfiret”, cezayı kaldırmayı; cennet ise, sevâba ulaştırmayı ifâde eder. Bundan dolayı Cenâb-ı Hak, mükellefin bu […]
Arif
22:23 - 25 Nisan 2019
0 Yorumlar
“Eğer siz bir yara almış iseniz, o kavim de o kadar yara almış idi. Biz, o günleri insanların arasında döndürür dururuz. Bu, Allah’ın iman edenleri bilmesi (ortaya çıkarması) ve içinizden şehidler edinmesi, mü’minleri tertemiz yapıp kâfirleri de helak etmesi içindir. Allah zalimleri sevmez”(Âl-i imran, 140-141) …. Cenâb-ı Hak sonra, “Biz o günleri insanların arasında döndürür […]
Arif
18:24 - 23 Nisan 2019
0 Yorumlar
Bil ki, Allah lâfzının tefsiri, kitâbın başında;Lailahe illa hu “Ondan başka Tanrı yoktur” buyruğu-Esmay-ı Hüsna’dan Hayy ve nun tefsiri de “SizinKayyum’un Tefsiri Tanrınız, tek bir Tanrı’dır. O’ndan başka bir Tanrıyoktur” (Bakara, 163) âyetinin tefsirinde geçmişti. Burada geriye sadece, Hak Te- âlâ’nın “el hayyu kayyum” tavsifinin tefsiri hakkında konuşmak kalmıştır.İbn Abbas (r.a.)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: […]
Arif
00:06 - 22 Nisan 2019
0 Yorumlar
Riya rü’yet *, süm’a * ise sima’ kelimesinden türemiştir. Riya, bir kişinin, üstün bir niteliğe sahip olmamasına rağmen, başkalarının o niteliğin kendisinde bulunduğuna inanmalarını sağlamak için bu niteliği göstermek anlamına gelmektedir. Bil ki, bu hal bazen dünyevi bazen de dini konularda meydana gelir. Örneğin, ilk durumda insanın zengin olmadığı halde kendisinin çok mala sahip olduğunu […]

0 Yorumlar