Ahlaki Niteliklerin Belirleyici Bir Unsuru Olarak Mizaç

  İbnü’l-Arabî, antik Yunan filozoflarından İslam filozoflarına tabiat felsefesinin bir dalı olarak intikal eden mizaç teorisini be­nimseyerek ahlak kuramının önemli bir parçası hâline getirmiştir. Ona göre insanın ahlak yapısı, fizyonomik ve ahlaki özelliklerinin teşekkülünde belirleyici bir etkiye sahiptir. îbnü’l-Arabi’nin kozmoloji öğretisinde makro kozmos olan evrende bulunan her şey mikro kozmos olan insanda da münde­miçtir. Evrende […]

Daha fazla oku
Değerlerin Hakikatı Bağlamında Ahlakın Ontolojik Zemini Üzerine…

  DEĞERLERİN HAKİKATİ BAĞLAMINDA AHLAKIN ONTOLOJİK ZEMİNİ ÜZERİNE FENOMENOLOJİK BİR SORUŞTURMA Bilindiği üzere fenomenoloji “şeylerin kendilerine” düsturundan hareketle bilmek için kendilerine yönelmen şeylerin, kendileri ile bilinçteki tezahürleri arasında bir ayrım yapmak suretiyle, tıpkı kadim felsefeden beri yapılagelen görünüş-gerçeklik ayrımına benzer bir biçimde, şeylerin kendilerini, tezahür veya görünüşlerine indirgemekten sakınan eleştirel bir düşünme pratiğine karşılık gelir. […]

Daha fazla oku
Kimyâ-i Saadet:Her Şey Kemali Talep Eder

  Kimyâ-i saadet, İbnü’l-Arabi’nin kimya ilminden ahlaka geçiş yapmak için yararlandığı bir terimdir. Düşünürümüz madenlerde­ki başkalaşma ile insan nefsi arasında bir analoji kurar. Benzer bir analojiyi tıp ilminden ahlaka geçiş yapmak için de kurmuştur. Bu­nunla maddi ve manevi kemal arasında irtibat kurarak ahlaki te­rakkinin gelişim safhalarını muhataplarının zihnine yaklaştırma­yı amaçlamaktadır. Okuyucu “Seyr ü sülük yapmak […]

Daha fazla oku
Ahlak’ın İlahi Niteliği:Fıtrat

  İbnü’l-Arabî evvelemirde orjin problemine dikkat çekerek in­sanın ilahi surete göre yaratılmış olması ile ahlakın ilahi niteliği arasında bağıntı kurar. O, bununla ahlaki görecelilik fikrinin yol açtığı problemleri bertaraf etmeyi ve ahlaki eylemlerimize, üze­rinde uzlaşı sağlanmış bir dayanak noktası tespit etmeyi amaçla­maktadır. insanın ilahi surete göre yaratılmış olması ahlaka doğ­rudan doğruya ontolojik bir veçhe kazandırmaktadır. […]

Daha fazla oku
Din ve Ahlak

  Hümeyra ÖZTURAN* Din ve ahlak, teorik tartışmalarda da pratik uygulamalarda da I sürekli ve yoğun bir etkileşim içerisinde yer alır. İnsanlık tarihinin yaşadığı değişim ve dönüşümlere bağlı olarak din ve ahlakın temas noktaları da değişmiş ve çeşitlenmiştir. Söz konusu nokta­ları genel olarak: (ı) ontolojik, (ıı) epistemolojik ve (iu) etik alan­daki etkileşimler şeklinde sınıflayabiliriz. Genel […]

Daha fazla oku
Hanefi Usul Geleneğinde Vicdâniyyât Kavramı: Ahlâkî Bilincin Nesnel Doğası

  Ömer Türker Vicdan kelimesi, Batı ahlâk felsefesi eserlerinin Türkçeye çevrilme­siyle yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Kelime, ahlâki bilinç anlamına gelen “moral consciousness” ifadesinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Kelimenin ahlâki bilinç anlamında yaygın kullanı­mının, 19. yüzyılın ikinci yanımda yapılmaya başlayan tercümele­rin sonrasında görülmesi, modern bir terim olduğu ve klasik İslam düşüncesine ait metinlerde kavram olarak karşılığı bulunabilirse […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:1 ”Notlarım”

  Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah’ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını […]

Daha fazla oku
Türkiye’nin Ahlak Daralması

  Bir yerde bir konuya İlişkin sorun varsa, bu konu farkında olmadan, sürekli bir gündem oluşturuyor, kendini farklı sa­halarda karşımıza çıkarıyor. Türkiye’de herkesin herkesi ah­lâkın bir boyutu üzerinden itham ettiği, yargıladığı, mahkûm etmeye çalıştığı, ilginç bir şekilde kendini var olan bütün hercümercin dışında gördüğü bir süreci epey bir zamandır yaşıyoruz. Bu durumu ülkenin genel siyasi […]

Daha fazla oku
Yeni Ateistlerin Bilim Anlayışı

  Yeni Ateist literatürle karşılaşan bir kişinin aklında belirecek ilk sorulardan birisi şudur: Acaba Yeni Ateistler bilime olan sevgileri nedeniyle mi dine karşı bu denli öfkeli ve ön yargılıdırlar, yoksa dine karşı öfkeleri nedeniyle mi bilimi kendilerine kalkan olarak kullanmaktadırlar? Bu kitapta ikinci tezin doğruluğunu göstermeye çalışacağım. Bununla beraber, nedensellik benim iddia ettiğim şekilde çalışmasa […]

Daha fazla oku
Bizde Felsefe Yok Mu?

Meşhur tartışmadır: İslam dünyasında felsefi düşünce ge­lişmemiştir. Bu tartışmada “hayır efendim, İslam’da fel­sefe vardır” ya da “ne münasebet, İslam’da felsefe yoktur” şek­linde özür dileyici veya tepkisel cevaplar üretilmiştir. Burada hemen “bizde felsefe vardır”; çünkü bizde Kindiler, Farabiler, Ibn Sinalar olagelmiştir” şeklinde bir savunmaya girmek iste­miyorum. Evet, aldın esas ve hakim bir yöntem olması anla­mıyla İslam’da […]

Daha fazla oku