Varlık ve Ahlâk

1.Özneler olarak biz, olup-bitmiş, hazır, duruk bir zâtiyete sahip değiliz hiçbir şekilde. Biz, kendimizi, kend ’oluş suretinde ve dahi varlığı/mızı kat ede ede, tabakadan tabakaya geçerek kazanırız – her dem yeniden ve yeniden yaratılırız, nasıl ki içinde devine-dura ola-geldiğimiz dünya da öyle ise. Dünya-da, bura-da, bu-ara-da bulunuşumuz, bir kitabın raf- ta öylece-durması misalince yer almaz […]

Daha fazla oku
Ateist Felsefe ve Hayat (Bilgi ve Ahlak)

  Yrd.Doç.Dr.Ahmet Kavlak Yerleşik inançlara başvurmaksızın, insan ve evren için yeni açıklamalar yapılabileceğinin keşfedilmesiyle doğan felsefe, bir itiraz ayrıca reddetme anlamı taşır. Yerleşik inancın insan ve ev­renle ilgili yaptığı açıklamalarının bir kenara bırakılıp aslında tam olarak felsefi anlamda bilgi denilebilecek ne kadar sermayemiz olduğunu keşfetmeye yönelik olan ve Thales ile başlayan Yunan Felsefesi, Thales’in düşünce […]

Daha fazla oku
Emperyalist Epistemolojik Tasavvur

1 Tarihsel bir pratik olarak emperyalizmin Batı medeniyetinden ve Batı’nın evren anlayışından bir sapma olduğu iddia edilir. Yani kendi sorunlarını dünyanın geri kalanına ihraç eden ve diğer uluslar üzerinde hegemonya kuran emperyalist çözümün, yönetim felsefesi olarak demokrasiyi, ekonomik dü­zen olarak laissez-faire’yi ve evrensel felsefe olarak rasyonalizm ve hümanizmi benimsemiş Avrupa’nın liberal, hümanist ve aydınlanmış bir […]

Daha fazla oku
Hukuk mu Ahlak mı?

-İSLÂM NOKTA-İ NAZARINDAN DİN-AHLÂK-HUKUK İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA BİR İNCELEME- PROF DR:SAFFET KÖSE Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır Yüreklerden çekilmiş farzedin havf-ı Yezdânın Ne irfanın kalır te’siri kat’iyyen, ne vicdanın Hayat artık behimidir… hayır ondan da alçaktır. M. Âkif ERSOY “Medeniyet ahlâk kaideleri ağırlık kazandığı ölçüde yükselir. Hukuk, ahlak kaidelerine […]

Daha fazla oku
Osmanlı Siyasetnamelerinde Ahlak Düşüncesi

Ahlak düşüncesinin temellerini ve çerçevesini belirlemeye ayırdığımız llk Bölüm’de ahlakı, nefs teorisi üzerinden değerlendirmeye çalışmıştık. Bu tercihimizin temel nedeni, ahlakın tanımı konusunda hem dini hem de felsefi literatürün ortak analiz biriminin nefs olmasıdır. Her iki düşünce geleneği de nefsin ne olduğu ve hangi nitelikleri taşıdığı sorularına yoğunlaşmıştır. Nefsin tanımı üzerinden ahlak ve ahlaki tercihler ile […]

Daha fazla oku
Alexis Carrel – İnsanlar Uyanın -Notlar

Din, felsefe ve ilim arasındaki mücadele Batılı insanların ruhunu derinden sarstı, Hayatta nasıl davranılması icap ettiğini gösteren, münakaşa kabul etmez, kat’i bir kaide yoktu. Ahlâki prensipler gevşemişti. San’at ve şiir güzelliği fazilete tercih edildi. İnsan iradesi artık bu âlemden ötesine doğru yönelmiyordu Bu dünyanın servetlerini ele geçirmekle ıktifa ediyordu. Machiavel’in cüretkârca ilân ettiği gibi, hayatın […]

Daha fazla oku
Mustafa Sıbai – Hayat Bana Böyle Öğretti.-Alıntılar

Kriterlerin değişmesi 1082-Erkeklik ölçütleri değiştiği zaman kadınlar, adamlara hükmeder. Yiğitlik kıstasları değiştiği zaman hırsızlar, çesurlarâ hükmeder. Fazilet ölçütleri değiştiği zaman ayaktakımı, saygınlara hükmeder, ——————————————– Kadın meselesi 1015-Kadın, sayı bakımından toplumun yarısını kapsar. Hisler açısından toplumda en güzel şey olduğu gibi, problemler açısından da toplumun en karmaşık tarafıdır. Bundan dolayı çoğu erkek düşünürün bu meseleyi, tamamlayıcı […]

Daha fazla oku
Ahlak Vasfının Dolayımsızlığı ve Kapsamı

İnsan irâdesiyle meydana gelen davranışlar, birer oluş ola-rak değerlendirildiğinde salt hareketlerden ibarettir. Aslında birer oluş olmak bakımından birbirlerinden tefrik edilmesi mümkün olmayan hareketler bütünü, yapılacak sınıflamalar dikkate alındığında çoğalır ve çeşitlenir. Öncelikle salt hareket olmaları bakımından bilinen hareket kategorilerine bağlı olarak çeşitli sınıflamalara tabi tutulur. Bu bağlamda bir hareketin nitelikte, nicelikte, mekânda, konumda vs. olduğunu […]

Daha fazla oku
Wael B. Hallaq – Modernitenin Reformu -Alıntılar-

  (Abdurrahman Taha’nın Felsefesinde Ahlak ve Yeni İnsan) Öz-yasama da özerklik için zorunlu ya da yeterli bir şart değildir, çünkü vatandaşları kendilerinin hiç arzulamadığı yasaları benimsemeye mecbur bırakan özel şartlar, mümkün durumlar ve dış baskılar olabilir, ki bu sıklıkla söz konusudur. Bunlar vatandaşların bu yasama eylemleriyle özerkliklerini artırdıklarını hissetmeyebildikleri durumlardır. Bilakis böylesi yasalar vatandaşların uzun […]

Daha fazla oku
Zygmunt Bauman – Ahlaki Körlük -Alıntılar

Çağdaş kültürün ve denetimin özü, arzuları kışkırtmak, onları alevlendirip azami noktaya ulaştırmak ve aşırı kısıtlamalarla gemlemektir. Şeytan, havuç ve sopa arasında gelip giderek modern toplumla işte böyle oynar. Mesele, kışkırtmak ve yasaklamak, her şeyi kuşatan cinsel bir arzuyu uyandırıp ardından bunun tatminini bastırmaktır. Bir bireyi dosdoğru arzuların ve özlemlerin kollarına atmak, ondan hem kendisini kontrol […]

Daha fazla oku