Mustafa Sıbai – Hayat Bana Böyle Öğretti.-Alıntılar

hayatbbbbbbbbbbbbb-300x300 Mustafa Sıbai - Hayat Bana Böyle Öğretti.-AlıntılarKriterlerin değişmesi

1082-Erkeklik ölçütleri değiştiği zaman kadınlar, adamlara hükmeder. Yiğitlik kıstasları değiştiği zaman hırsızlar, çesurlarâ hükmeder. Fazilet ölçütleri değiştiği zaman ayaktakımı, saygınlara hükmeder,

——————————————–

Kadın meselesi

1015-Kadın, sayı bakımından toplumun yarısını kapsar. Hisler açısından toplumda en güzel şey olduğu gibi, problemler açısından da toplumun en karmaşık tarafıdır. Bundan dolayı çoğu erkek düşünürün bu meseleyi, tamamlayıcı cinsel yahut zevk meselesi olmaktan ziyade, bütün toplumun meselesi olarak bakmalıdırlar.

——————————————–

On şeyi yapma!

985-On şeyi yapma yoksa on şeyi duyarsın: seni ilgilendirmeyen şeylere girme yoksa hoşuna gitmeyen şeyler duyarsın. Öfkeliyken konuşma yoksa öfkeni artıracak şeyler işitirsin. Ki. birli kimseyi övme yoksa seni küçük düşürecek şeyler duyarsın. Sana değer vermeyen kimseye şikayette bulunma yoksa acını artıracak şeyler duyarsın. Kızgınlığını cahile gösterme yoksa öfkeni artıracak şeyler duyarsın. Seni küçümseyene nasihat verme yoksa seni küçük düşürme hissi veren şeyler duyarsın. Kendi görüşünü beğenene nasihat etme yoksa görüşünü kınayan şeyler duyarsın. İki hasmı kızdıracak şeyler söyleme yoksa o ikisinden üçüncüleri olacağın sözler işitirsin. Hanımın öfkeli iken ona yaptığın iyilikleri hatırlatma yoksa bütün bu iyiliklerin inkarını duyarsın. Bilgisiz, asi çocuğuna babalığını gösterme yoksa ondan dünyaya getirmemeyi temenni ettirecek şeyler duyarsın.

——————————————–

Kur’an-ı Kerim (amel edilmediğinde) işlemez bir silahtır

963-Müslümanların elindeki Kur’an-ı Kerim, cahillerin elindeki ne savunma, ne saldırı, ne yıkmak, ne yapmak, ne almak, ne vermek için kullanılamayan işlemez silah gibidir. Halbuki o, bütün bunlar ve daha fazlası için elverişlidir. Keşke bilselerdi!

——————————————–

Kınanmaya karşı akıllı kimselerin duruşu

950-İnsanlar senin kötüleyen şeylerden bahsettiklerinde, tahammülsüzlerin öfkelendiği gibi kızma! Kindarların hasedi gibi kin gütme! Lakin bak; söylenilenlerden gerçeklik varsa kınanma sanadır insanlara değil. O halde neden kızıyorsun? Şayet gerçek değilse bu ancak senin mertliğini denemek yahut gafletinden uyarmak yahut da faziletlerinden gizli olanları açığa çıkarmak içindir. Şuna gerçekten inan; arifler cam ile inciyi asla birbirine karıştırmazlar. Ve Alemlerin Rabbi olan Allah’a hiçbir gerçeğin yüzü asla gizli kalmayacağına da kesin inan!

——————————————–

Övgüye karşı akıllı kimselerin duruşu

949-İnsanlar senden seni mutlu edecek şekilde konuştuklarında buna, kibirlenenler gibi değil şükredenler gibi sevin! Gururlular gibi değil mütevazı olanlar gibi dinle! Bu husustaki bütün faziletin Allah’tan olduğunu unutan kimse ahmakların en ahmağıdır. Şayet O kendisini yaratmasaydı, ne kendisi olurdu ne de faziletleri.

——————————————–

Zayıf bağ

942-İnsanları birbirlerine bağlayan bağların çoğu çabuk kopan bağlardan oluşur. Birbirlerine engel teşkil eden duvarlar da çabuk yıkılan duvarlardan oluşur.

——————————————–

Hata edenin özrünü kabul et!

945-Hata ettikten sonra senden özür dileyen kardeşine, komşuna zorluk çıkarma! Çünkü kullarına hiç ihtiyacı olma yan ve onları cezalandırmada güç sahibi olan Allah, hata edenlerin özrünü, günah işleyenlerin tevbesini kabul eder. Sen kendine bir fayda ya da zarar vermeye malik olamayan bil aciz iken özürleri kabul etmeye ne kadar da layıksın!

——————————————–

Üç kişiyle arkadaş olmaya gayret et!

940-Üç kişinin arkadaşlığına gayret et: peygamberlik ahlakıyla ahlaklanmış alim, tecrübeli, geceleri saçlarını ağartmış hikmet sahibi, mertliği, yanına geldiğinde sana hürmet etmeye, ikramda bulunmaya, yanında olmadığında seni savunmaya, kırıldığında gönlünü almaya, kusurlu iş yaptığında seni affetmeye ve hata ettiğinde sana nasihat etmeye zorlayan yiğittir.

——————————————–

Kocanın mutluluğu

921-Seven, vefakar koca eşinin doğumuna iki kere sevinir: biri kendisine bir çocuk dünyaya getirmesinden dolayı. Diğeri de doğumundan sağ salim çıkabilmesi. Doğum yatağında sevgili kız kardeşimin kaybetmemizi asla unutamam. Allah ona merhamet etsin! İşte o gün hayatımda ilk defa sevdik. lerini kaybetmenin ne demek olduğunu anladım. Allah rahmet eylesin yine ilk defa babamla birlikte babama ağladım. Yaşlı olduğundan dolayı kızına karşı duyduğu üzüntü onu yıkmıştı. Ben ise babalığın ne demek olduğunu anlamadığım gibi, baba olmaya yakın da değildim. Anne olan hanımımın çocuk dünyaya getirmesinde, doğumdan sağ salim kurtulmasında ve henüz kuş yavruları gibi evlatlarının haline bakan babanın sevincine diyecek yoktur.

——————————————–

Çocuk ve anne

922-Vallahi, bu dünyada çocuğun, annesini mükafatlandırabileceği bir ödül olduğunu bilmiyorum. Çünkü ben annenin çocuğu için yaptığı gibi, hayatını tehlikeye atarak, rahatından, huzurundan fedakarlık yaparak dünyada evladına iyilik yapan hiçbir insan tanımıyorum. Bununla birlikte annesi yaşlanıp ihtiyarlayınca evlat annesinden sıkılır! Ne büyük bir isyan!… Ne büyük bir nankörlük!

——————————————–

Kardeşliğin samimi olmasının belirtisi

316-Bir kardeşinin dostluğunda samimi olup olmadığı denemek istediğinde elini onun cebini uzat. Sonra yüzüne ve gözlerine bak. Bundan sonra başka bir delile ihtiyacın kalmaz

——————————————–

Azlık ve çokluk

917-Rahat günlerinde etrafında gördüğün sevenlerin ve hayranların çokluğu sakın seni aldatmasın! Zira zor günlerde onlardan yarısını veya çeyreğini bulabilirsin. Bana gelince, ben binlercesinin içinde birkaç kardeşten başkasını bulamadım.

——————————————–

Altı şey musibeti hafifletir

912-Altı şey vardır ki, hatırladığında musibetin hafifler: her şeyin kaza ve kader ile olduğunu, üzüntünün takdir olunanı geri çeviremeyeceğini, içinde bulunduğun halin beterinden daha hafif olduğunu, sana kalanın senden alınandan daha çok olduğunu, her takdir olunanın bir hikmeti olduğunu bilmen halinde bu musibetin kendisinin nimet olduğunu, mümin için her musibetten ecir ve mağfiret olduğunu veya temizlenme ve mertebesinin yükselmesi için olduğunu yahut da daha kötüsünün def edilmesi için olduğunu hatırlamak, musibeti hafifletir. “Allah katındakiler daha hayırlı ve bakidir.”(Kasas 60)

——————————————–

İyilik ne ile güzelleşir?

884-İyilik ancak üç şeyle güzelleşir: İstenmeksizin yapmak, geciktirmeden yapmak, minnet etmeden başa kakmadan yapmak.

——————————————–

Mertlik ne ile tam olur?

885-Mertlik ancak üç şey ile tam olur: küçük hataları görmezden gelmek, kusuru olanlara müsamaha göstermek, zayıflara/biçarelere şefkat göstermek.

——————————————–

Güzellik ne ile süslenir

886-Güzellik ancak üç şey ile süslenir: edepsizlikten korunmak, temizlere muhabbet beslemek, günahkar facirlere karşı iffetli olmak.

——————————————–

Mutluluk nasıl elde edilir?

887-Mutluluk ancak üç şeyle elde edilir: dinin korunması, bedenin korunması, maddi manevi ihtiyaç duyduğun şeylerin bulunması.

——————————————–

Akıl ne ile gelişir?

-Akıl ancak şu üç şeyle gelişir: devamlı düşünmek, düşünürlerin kitaplarını mütalaa etmek, hayat tecrübelerine karşı uyanık olmak.

——————————————–

İlim ne ile kabule şayan olur?

879-İlim ancak üç şey ile kabul görüp faydalı olur: ezberleri unutmamak, bilmediklerini öğrenmek, bildiklerini yaymak.

——————————————–

Faydalı ve zararlı

875-Çok gülmek, çok neşe ve çok şaka sağlıklı için hastalık, hasta için sağlıktır.

——————————————–

Kararlılık ve yumuşak huylu olmak arasında

876-Hanımına karşı ilerinde kararlı olmazsan, onun İstekleri seni perişan eder. Ona yumuşak huylu olmazsan da sertliğin onu perişan eder. Onu razı olmuş gülen bir yüzle yolculuğunda beraberinde taşıyabilirsen insanların en mutİusu olursun.

——————————————–

Çocukluk hatıraları

866-Ey çocukluk hatıraları! Sizin hiçbir zaman bana geri dönmeyeceğinizi biliyorum.Lakin benden hiçbir zaman ayrılmayacağınızı da hissediyorum.

——————————————–

Büyüklük nişaneleri

838-Büyüklük nişanelerini, ölümsüzlük lakaplarını, kim veriyor? Doğru söyleyen tarih mi yoksa yalancı propagandalar mı? Samimi halklar mı yoksa fanatik fertler mi?

——————————————–

Heykellerin etrafındaki çiçekler

839-Büyük bir heykelin etrafına dikilen çiçeklere bir arı konar. Onlardan bal yapar ve onu içen bazı hastalar iyileşir. Bunun üzerine arı der ki: “Keşke her heykelin yerine çiçek dikilse!” Hasta da der ki: “Keşke insanlar büyüklerinin hatırasını yaşatmak için onların anısına her sene çiçekler dikseler.

——————————————–

Kibirli

818-Kibirli zeki kişinin haline şaşılır! İnsanlar onu teşvik için el üstünde yükseltirler, o ise kendi elleriyle kendini toprağa gömmekte ısrar eder.

——————————————–

Nankörlük

819-Kendilerinden hayır bekleyerek onları teşvik edip adam olmalarını sağladığın kimselerin, sana nankörlük etmelerinden pişmanlık duyma! Zira içindeki benliğe karşı koyman sana yeter! Gül dikmek için çalışmışsın ancak çorak toprakta diken ve çalı yetişir.

——————————————–

Teşvikte mutedil ol!820-Kabiliyetli kimseleri teşvik etmede, gurur kendilerini öldürmesin diye orta yolu tut! Zira gençlerden zeki olanların erken gelen şöhret ve abartılı övgüler için akıllarını geniş çaplı kullanmaları pek nadirdir.

——————————————–

Aşırılık

812-Kararlılıkta aşırılık zulüm,yumuşak huylulukta ise zayıflıktır.

İbadette aşırılık yükselmek, lezzet duymada ise günahtır.

Gülmede aşırılık küçük düşmek, şakada budalalıktır.

Kadınların keyfine göre gitmede aşırılık basitlik, karşı çıkmada ise kötülüktür.

Yemekte aşırılık açgözlülük, uykuda aşırılık tembelliktir.

Cömertlikte aşırılık savurganlık, tasarrufta ise cimriliktir.

Tedbirde aşırılık vesvese, rahatlıkta aşırılık gaflettir.

Ciddiyette aşırılık katılık, akşına bırakmada ise tembelliktir.

Sağlığa dikkat etmede aşırılık hastalık, sağlığı ihmal etmede ise ölümdür.

Insanları hesaba çekmede aşırılık düşmanlık, onlara müsamaha göstermede ise zayifliktir.

Kiskançlıkta aşirilik delilik, gormezlikten gelmede ise cinayettir.

——————————————–

İnsanın değeri

799-İnsanın değeri hedefleriyle, konumu yaşıtlarıyla, zevki tercihleriyle, serveti sahip olduğu gönüllerle, gücü kırabildiği arzu ve istekleriyle, zaferi hezimete uğrattığı rezaletlerle, çokluğu zorluk anında kendisiyle sebat edenlerle ölçülür.

——————————————–

Dua!

796-Allah’ım, amelde Senden istikamet istediğimiz gibi sözde de doğruluk istiyoruz! Bizim Senden razı olmamızı talep ettiğini gibi Senden razı olmayı istiyoruz. Bedenimiz hasta da olsa kalp selameti, organlarımız hasta olsa da ruh sağlığı, azalarımız acziyet içinde olsa da gönül dinçliği istiyoruz. Cennet yoluna sokacak dürüstlük, cennetin kapılarını çalacak hidayet ve cennet ahalisi ile beraber olacak başarı istiyoruz. Resulullah aleyhisselam ve diğer peygamberler, sıdıklar, şehidler ve Salihlerle cennetin en üst köşesinde beraber olabileceğimiz ihsanlar bahşetmeni niyaz ederiz. “Onlar en iyi yoldaştırlar.”(Nisa 69)

——————————————–

Ey üzgün olanlar!

789-Ey üzgün olanlar! Allah çiçekleri, bahçeleri ve kainattaki güzellikleri herkesten önce sizin için yarattı.

Ey hastalar! Allah güneşi, havayı, suyu ve gıdaları herkesten önce sizin içim yarattı.

Ey mahrum kalanlar! Allah besinlerin en faydalısını ve en ucuzunu herkesten önce sizin için yarattı.

Ey ezilenler! Allah bu geniş yeryüzünü herkesten önce si. zin İçin yarattı.

Ey mazlumlar! Allah dualarınızın kabulü için kapıları açık gökleri herkesten önce sizin için yarattı.

Ey acı çekenler! Allah çevrenizde dertlerinizi, hüzünlerinizi ve gözyaşlarınızı unutturacak şeyler yarattı.

Ey şaşkınlar! Allah her gün sizin için kendi varlığına delil ler yaratmaktadır. O halde aklınızı kullanın!

Ey dinsizler! Sıkıntıyı kendinizden gidermede aciz kalmanız, sizi yaratanın varlığına delildir.

Ey araştırmacılar! Kendinizde ve etrafınızda O’nun delilleri ve kudreti vardır. Gözlerinizi kapatmayın!

Ey müminler! Günden güne varlığın sırlarının açığa çıkmasında inancınızın doğru olduğuna bir delil vardır.

——————————————–

Arzular

791-İnsanları saptıran şeylerin çoğu akılları değil arzularıdır.

——————————————–

Sen daha muhtaçsın

780.Sen, bilmediklerini öğrenmekten ziyade bildiklerinden istifade etmeye daha muhtaçsın.

——————————————–

Daha yararlı

761-Görüşlerini insanlar arasında bir makalede neşretmek, inatçı hasımlarınla tam bir ay tartışmaktan daha yararlıdır.

——————————————–

Askeri komutanlar için son derece gerekli olan

726-Resulullah aleyhisselamın hayatını derin ve bilinçli bir şekilde incelemek, davetin yardımcıları ve askeri komutanlar için son derece gereklidir.

——————————————–

Mutluluğun anahtarı

717-İlk olarak ahlak sonra ilim ve liyakat, işte bunlar kişiler, hükümetler ve fertler için mutluluğun anahtarıdır.

——————————————–

Herkes kendini haklı görür

701-Başkasıyla anlaşmazlık içimde olup da hakkın muhakkak kendisinin yanında olduğunu söylemeyen ve hakkı en iyi şekilde temsil iddiasında bulunmayan hiçbir insan görmedim. Yine herhangi bir suiistimalden dolayı itham olup da kendini savunurken, hakkın kurbanı olduğunu, görevini tam olarak yerine getirmesinden dolayı buna maruz kaldığını söylemeyen kimseyi de görmedim. Ama insaflı tarih, ikisinin arasını ayıracaktır. Allah hüküm verenlerin en adaletlisidir.

——————————————–

Eğilimler…

671-Güçlünün meyli baskıdır. Şayet adil davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür. Zalimin eğilimi katılıktır. Şayet merhametli davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür. Zorbanın mizacı kibirdir. Şayet tevazu göstermişse bu bir sebepten ötürüdür. , Mülhidin tabiatı fesatlıktır. Şayet doğru dürüst davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür. Zengini meyli savurganlıktır. Şayet tasarruflu davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür. Münafığın mizacı yalancılıktır. Şayet doğru söylemişse bu bir sebepten ötürüdür. Hilekarın tabiatı hıyanettir. Şayet dürüst davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür. Siyasinin mizacı dolambaçlı konuşmaktır. Şayet açık konuşmuşsa bu bir sebepten ötürüdür. Gencin tabiatı tutarsızlıktır. Şayet akıllı davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür. Güzelin tabiatı fitnedir. Şayet iffetli davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür. Kötü alimin mizacı dünyaya düşkünlüktür. Şayet dünyadan uzak durmuşsa bu bir sebepten ötürüdür. Bedevinin tabiatı kabalıktır. Şayet ince davranmışsa bu bir sebepten ötürüdür.

İnceleyin:  İnsanın Kalp'i Hakkı Ve Hakikati Kabul Etmeye Yetenekli Biçimde Yaratılmıştır

——————————————–

İkisi asla bir kalpte bir araya gelmez

661-Bir alimin kalbinde hem Allah sevgisi hem de zalimlere dostluk ebediyen bir arada bulunamaz.

662-Bir davetçinin kalbinde din sevgisi ve fesatçılara dostluk ebediyen bir arada bulunamaz.

663-İhlaslı kimsenin kalbnide hem hak sevgisi hem de batıl ehline dostluk ebediyen bir arada bulunamaz.

664-Bir müslümanın kalbinde Resulullah aleyhisselam sevgisi ve O’nun düşmanlarına dostluk ebediyen bir arada bulunamaz.

——————————————–

Sakın seni aldatmasın! —

659-Sakın bir insanın karmaşadan yakınması seni aldatmasın; zira o, bu durumun en büyük sebeplerinden biri olabilir. Onun bozguncuları kınaması da seni aldatmasın; zira o, onların önde gelenlerinden olabilir. Onun dinin elden gitmesine olan üzüntüsü de seni aldatmasın; zira belki de o, dini zayi edenleri, ilkidir. Onun ıslah edenlere acıması seni aldatmasın; zira onların işlerini bitirecek olanların ilkidir belki de o.

——————————————–

Sen Kimsin?

629-Sen kimsin ki ey insan, kaderden dem vuruyorsun Allah’a öfkeleniyorsun, şartlarını O’na (böyle olacak diye) sunuyorsun?!

——————————————–

İki… vebir…

632-Allah her insan için iki göz yaratmıştır fakat insanların çoğu sadece bir gözüyle bakarlar. Allah her insan için bir dil ve iki kulak yaratmıştır ama insanların çoğu iki dille konuşur ve tek kulakla dinlerler. Allah her insan için biriyle kendine diğeriyle başkalarına yardım olsun diye iki el vermiştir ama insanların çoğu yalnızca bir eli kullanırlar. Allah her insan için biriyle dünyada diğeri ile ahirette koşması için iki ayak vermiştir ama insanların çoğu bir ayaklarını kullanırlar. Allah her ir san için kısa hayatının kederlerini taşıması için tek kalp yaratmıştır lakin insan, birçok kalbin taşıyamayacağı dertleri kendine yüklemiştir. Allah her insan için tek bir ömür vermiştir fakat insan yüz ömrü varmış gibi vakitlerini boşa harcar durur. Allah her insan için bir defa ölüm takdir etmiştir fakat insan cahilliği ve bedbahtlığı yüzünden her gün ölmeye razı olmuştur.

——————————————–

Beş kitapta doğruyu bulamazsın

597-Beş kitapta katışıksız doğruyu bulamazsın: filozof olmadığı halde yazarının felsefe yapmak istediği kitap, yazarının adeta başkalarının görüşlerini papağan gibi taklit edip düşüncelerinde özgür olanlar gibi görünmeye çalıştığı kitap, yazarının toplumun faydalanacağı değil de hoşlarına gidecek şeyleri yazmak istediği kitap, yazarının kendisinin de payı varmış gibi yaparak bazı tarihi olayları yazmak istediği kitap, yazarının haset ettiği, rakibi olduğu veya hasmı olduğu birinden söz etmek yahut onu tenkit etmek istediği kitap.

——————————————–

Dört yerde dört kişinin şahitliği kabul olmaz

598-Dört yerde dört kişinin şahitliği kabul olmaz: güçlünün zayıf olan hakkında, zalimin mazlum hakkında, şöhret düşkünün kendisine rakip olan hakkında ve öfkeli hanımın kocası hakkında.

——————————————–

Edep hırsızları

551-Seven bir ziyaretçi adı altında evime girip içindeki en değerli eşyaları çalan ile edebiyat adı alında kızımın, hanımımın aklına girip oradaki en değerli şeyleri çalan arasında ne fark var? O halde neden eşya çalanları hapsediyorlar da şeref ve aile saadetini çalanları serbest bırakıyorlar?

——————————————–

Biz dünyayı ne ile fethettik?

545-Biz dünyayı hayasız, yozlaşmış annelerle fethetmedik. Fakat biz iffetli, dindar annelerle dünyayı fethettik. Biz dünyanın halifeliğine açgözlü, doymak bilmeyen, cinsel ahlakla varis olmadık. Fakat biz ağır başlı, terbiyeli bir ahlakla varis olduk.

——————————————–

Konuşmanın şerefi, özgürlüğünden önce gelir

535-Konuşma özgürlüğü adı altında istediklerini söyleme özgürlüğüne sahip olduğunu iddia edenler, konuşma şerefinin özgürlüğünden önce geldiğini unutmaktadırlar. Hiçbir milletin, özgürlük adına hainliğe hoşgörülü yaklaştığını görmedim. Fakat içimizden bazıları, özgürlük adı altında toplumumuzun şerefine ihanet etmek istiyor. Şayet bizde duyarlı bir kamuoyu oluşsaydı davalarda hainlerin hesaba çekildiği gibi bunlar da hesaba çekilirdi.

——————————————–

Kadının saygınlığı

529-Kadına değer vermek; insan gibi muamele edip oyuncak gibi kullanmamakla, şehevi arzu ateşlerinin arasına atılmakla değil şüpheli şeylerden uzak tutmakla ve onu dedi. kodularla ağızdan ağza dolaştırmamakla olur.

——————————————–

Evlilikte kötü adetlerimizin tehlikeleri

527-Cinselliğin ilgi görmesinin nedenlerinden biri de, gençlerimizin evliliğini zorlaştırmaktır. Bu kötü adetle evlilik yalnızca zenginlerin altından kalkabileceği ağır bir yük haline gelmiştir. Halbuki Allah’ın şeriatı evliliği hem zenginin hem fakirlerin yapabileceği şekilde kolaylaştırmıştır.

——————————————–

Nerede kadın derneklerimiz?

528-Şayet kadın derneklerimiz evlilik adetleri üzere topluma özellikle kadınlara devamlı kampanyalar yapsalardı, milletin durumunu yükseltecek, memleketi bunalarımlardan ve ahlaki çöküşlerden koruyacak olan büyük hizmeti yapmış olurlardı.

——————————————–

Güçlü ve zayıf milletler arasında müstehcen edebiyat

524-Güçsüz, zayıf milletler de müstehcen edebiyat ilgi görür. Bu sayede yazarları zengin olur. Güçlü, kalkınmış milletler de ise manevi/ruhi edebiyat ilgi görür. Bu sayede yazarları ölümsüz olur. Büyüklükle aşağılık olma arasındaki fark ölümsüzlüğün toprağa üstünlüğü gibidir.

——————————————–

Kadının şaşırtıcı durumları

517-Kadının erkekten zayıf olduğu halde üzerinde otorite kurabilmesi, ondan daha baskıcı olduğu halde daha çok dert yanması, erkek daha vefasız olduğu halde kadının ona daha çok vefa göstermesi, erkekten çok rahat olduğu halde daha çok şikayetçi olması, çocukların erkeğe nisbet edildikleri halde kadının çocuklara daha düşkün olması, erkeğin imanının ondan zayıf olmasına rağmen kadının daha az ibadet etmesi kadının şaşırtıcı durumlarındandır.

——————————————–

Kadının özgürlüğü ve hizmetçi görülmesi

512-Kadının özgür olması mutluluğunun aleyhine, köle gibi görülmesi ailenin saygınlığının aleyhine, erkekle eşit görülmesi toplumun mutluluğunun aleyhinedir.

——————————————–

Medeniyetlerin çöküşü

513-Bütün medeniyetlerin yıkılışının kadının toplum içinde sergilenip meydana çıkarılması, onun medeniyetin geleceği ile oynaması ve ahlaklarını bozması neticesinde olması şaşılacak bir durum değil midir?

——————————————–

Konuşmada erkeğin ve kadının karakteri

506-Aklı başında erkek, fayda göreceği ya da faydası dokunacağı yerler dışında susmayı seçer. Aklı başında kadın. zarar göreceği veya zarar vereceği yerler dışında konuşmayı seçer.

——————————————–

Hanımların hakları

501-Çoğu koca, hanımlarının kendileri üzerindeki haklarından ziyade, kendilerinin hanımları üzerindeki hakları isterler. Oysa Allah şöyle buyurmaktadır: “Erkeklerin meşru surrette kadınlar üzerindeki (hakları) gibi kadınların da onlar üzerinde (hakları) vardır. (Yalnız) erkekler onlar üzerinde (daha üstün) bir dereceye maliktirler.”(

——————————————–

Kadının ve erkeğin yoldan çıkması

502-Cahil toplum, erkeğin yoldan çıkmasını affederken, kadının yoldan çıkmasını affetmeyip cezalandırır. Şeriat ise her ikisinin de doğru düzgün bireyler olmasını istiyor. Yine her ikisinin de yanlış işler yapmasını onaylamıyor. İkisinin bilmeden olmuş hatalarının ise örtülmesi gerektiğini bildiriyor. Suçları sabit olduğunda ikisinin de cezasını uyguluyor. O halde cezalandırma ve affetmede kadın ile erkek arasındaki bu farkı nereden tutup getiriyorlar?

——————————————–

Anne ve çocuklar

496-Annenin aklının azlığı; çocukları vurdumduymaz, dininin azlığı; çocukları günahkar, emaneti az gözetmesi; çocukları hıyanet eden, güzelliğinin az olması çocukları iyi kimseler yapar. Annede dindar olmak, akıllık, emin olmak ve güzellik bir arada olursa işte o zaman ölümsüz önderler yetiştirir. Bu.nun da hurilerden başkasında bulunacağını sanmıyorum.

——————————————–

Kavrayışı az olan çocuğuna karşı tutumun

497 -Kendin zeki olduğun halde kavrayışı az bir evlatla imtihan olursan, ona bunu hissettirme. Bundan dolayı sıkıntıya da kapılma. Zira kavrayışı az hayırlı bir evlat, akıllı söz dinlemez çocuktan hayırlıdır. Nice babalarını sıkıntıya sokan zeki evlatlar vardır ki, babaları onların dünyaya gelmemiş olmala: rını arzu eder hale gelirler.


Bahtı açık eş

489-Eşinin bazı tavırları seni üzüyor, bazıları da sevindiriyorsa memnun olduğun tavırlarını olmadıklarına say. Bu durumda borçlu olmazsın. Nasipli eş, eşine karşı ne alacaklı ne de borçlu olandır.

——————————————–

Kendini sevindirecek şeyler oluştur

490-Eşin ve çocukların senin mutluluğunu ve huzurunu sağlayamıyorlarsa, kendini sevindirecek şeyler oluştur. Yoksa ömrünü gamla kederle geçirirsin.

——————————————–

Sinirlenme!

483-Hanımın yahut çocukların ev eşyalarından birini kırdığında sinirlerin alevlenecek şekilde öfkelenme! Şu da var ki hiç öfkelenmemen daha hayırlıdır. Çünkü sinirlerinin bozulmasındaki zararın, malının kırılmasındaki zararından daha fazladır Hiçbir şeyin Allah’ın takdiri olmadan kırılıp dökülmeyeceğini hatırladığın zaman gönlün razı olur ve sinirlerin yatışır.

——————————————–

Öfke alışkanlığı

486-Hoşuna gitmeyen her şeye öfkelenmeyi alışkanlık ha line getirirsen, asla sükunet içinde olamazsın.

——————————————–

Yanlış eğitimin sonuçları

477-Gördüm ki birçok baba, babalarının kendilerine uyguladıkları katı tutuma tepki olarak çocuklarına nazik davranmada aşırıya kaçmışlardır. İşte böylece eğitimdeki bu tedbirsizlik, iki ya da daha fazla neslin problemli olmasına sebep olmuştur.

——————————————–

Faydalı bir şey

475-Olur ki ailenle yapacağın kısa bir gezinti, birçok problemi çözebilir.

——————————————–

451-Çocuk huyları ile beraber doğar. Anne baba bu huyları değiştiremez lakin terbiye edebilirler. Çocuğun ahlakı ise çevrenin ve eğitimin eseridir. İşte burada çocuğun mutlu veya mutsuz olmasında anne babanın büyük rolü olabilir.

——————————————–

452-Erkek çocuk, babasından daha fazla etkilenir. Kız da çocuk da annesinden. Cahil annelerin terbiye yöntemleri; sövmek, ölüm ve kahrolmakla ilgili beddualardır. Cahil babaların terbiye yolları ise; dövmek ve hor görmektir.

——————————————–

Babalar ve çocuklar

428-Çocuğunu bulaşıcı hastalıktan uzak tuttuğun gibi kötü arkadaştan uzak tut! Ve buna küçüklüğünden başla! Yoksa hastalık kötüleşir, ilaç fayda vermez.

——————————————–

429-Çocuk eğitiminde katı olmak, çocuğu asiliğe götürür.Eğitiminde yumuşak davranmak da bozulmaya götürür. İşte suç da bu ikisinin kucağında meydana gelir.

——————————————–

430-Çocuk, tay gibidir. Her istediği verildiği zaman dik kafalı yetişir ve yönlendirmesi zorlaşır. İstediği hiçbir şey verilmezse agresif yetişir ve çevresindeki her şeyden nefret eder. 0 halde sen ona vermede ve alıkoymada sağduyulu ol! Kendisini sevdiğini söyleyerek onu şımartma! Zira bu, senin ve onun mutluluğunu yok eden şeylerin en öldürücüsüdür.

——————————————–

431-Erkek çocukları severler, kız çocuklarını sevmezler. Şu da var ki ben, tanıdıklarımın çoğunun kız çocuklarının erkek çocuklarından daha mutlu olduğunu gördüm.

——————————————–

432-Zengin de olsan çocuğunu ayakları üzerinde durmâ ya alıştır. İlim talep etmeyip kazanmaya güç yetirmeye başlAdığında, ona sofranda yer vermekten, senin evinde oturma sından, harçlığını sen kendi cebinden vermekten sakın! Yoksa sen hayat yolunda onun mücadele ruhunu öldürmüş olursun. Böylelerini çok gördüm.

——————————————–

433-Babasının şefkatinden ümidini kesen çocuk, asi olarak büyür. Babasının şefkatine aşırı tamah eden çocuk, tembel olarak büyür. Babaların en iyisi, çocuğunu şefkatinden ümit kestirmeyen ve onu kendi iyiliklerine tamah ettirmeyen babadır.

——————————————–

434-Çocuğuna katılıkta aşırıya gitmen, onu senden koparır. Onu aşırı nazlandırman da sen, ondan koparır. O halde sen sağduyulu/hikmetli ol. Yoksa dizgini elinden kaçırırsın.

——————————————–

435-Çocuğunu hayat mücadelesi içinde zorluklara göğüs gerer halde görmen, sana dayanıp nimetlere boğulmuş olarak görmenden hayırlıdır.

——————————————–

436-Çocukların hayırsız ise onlara servet bırakmaktan sakın! Çünkü senin yıllarca topladığını birkaç gün içinde yiyip bitirirler. Sonra itibarını zedelerler, şerefini karalarlar, seni hesapları çok çabuk görene teslim ederler.

İnceleyin:  Duygu ve Düşüncelerimiz Nelere Kadir ?

——————————————–

437-Hayırlı evlat sana dua eder, insanlar da seni onun sayesinde her türlü iyilikle anarlar. Bu, seni unutan, hayatta yaptığı kötülüklerle seni de kötülemiş olandan daha kalıcı ve daha hayırlıdır. Evlatların, ciğerparelerindir. Ciğerinin senin hastalıklara ve acılara sebep olmasını görmek ister misin? Yoksa onu sağlıklı ve afiyette mi görmek istersin?

——————————————–

438-Eğer bütün babalar, günün bir kısmını çocuğunun gözetimine özel olarak ayırmış olsaydı, çocukları için çok fazla yorulmak zorunda kalmazlardı.

——————————————–

439-Cahil baba, çocuğunun suretinin güzel olmasına sevinir. Ahlakının kötü olmasını umursamaz. Akıllı baba ise insanların en çirkini de olsa çocuğunun ahlakının güzelliğiyle sevinir.

——————————————–

440-Saygın baba, çocuğunun kendisinden daha saygın olması için çalışandır. Akıllı baba, çocuğunun kendisi gibi olması için gayret edendir. Hiçbir babanın çocuğunun kendisinden aşağıda olmasına çalıştığını tasavvur edemem.

——————————————–

Sanata yönelmek

377-Sanata yönelmek, oluşumunu tamamlamış milletlerin uğraşı olabilir. Henüz oluşumu tamamlamaya başlamamış veya geç başlayanlara gelecek olursak; ilerlemesini kuvvetlerdirmeye önem vermek yerine resme ve müziğe, keşifler yapmak yerine dansa, hayatı imar etmek yerine hayatı çizmeye yönelmeleri en büyük suçtur.

——————————————–

Hakikat

372.Hakikat; isteyeni çok olan ama aralarinda sevebilecek birini bulamayan guzel bir kadina benzer.

——————————————–

Aldanma!

369-Yararı bilinmedikçe yemeğin lezzetine, dürüstlüğü beli olmadıkça zahidin ağlamasına, ahlakını bilmedikçe yöneticilein sözüne, erbabı şahitlik etmedikçe alimin iddiasına, kocasını dinlemedikçe kadının şikayet edip serzenişte bulunmasına, insanlarla ilişkilerini görmedikçe abidin namazına, meclislerine katilıp sohbetinde bulunmadıkça şeyhin vakarına, güçlüklerde tecrübe etmedikçe gencin coşkusuna, bakan ya da idareci olmadık yurdunu sevdiğini iddia edene, kendisinden satın almaktan vazgeçiyormuş gibi görünmedikçe satıcının yeminine aldanma!

——————————————–

Evlilik

353-Evlilikte düzen olmasaydı evlilik budalalık olurdu. Şefkat olmasaydı çocuk dünyaya getirmek delilik olurdu. Din olmasaydı yuva kurmak boş ve abes bir iş olurdu.

——————————————–

İki yer

343-İki yerde ağla, mahzuru yok: fırsatını bulduğun halde yerine getiremediğin, kaçırdığın ibadetlere ve terk ettikten sonra yeniden işlediğin günahlara.

İki yerde sevin, bir mahzur yok: yaptığın iyiliğe ve yapılması için yol gösterdiğin iyiliğe.

İki yerde çokça ibret al: Allah’ın güçlü bir zalimin belini kırmasında ve facir bir alimin kusurlarını ortaya çıkarmasında,

İki yerde uzun süre kalma: Allah’a karşı suç işlenmiş yerde ve geçmişte insanlara iyilik yaptığın yerde.

İki yerde pişmanlık duyma: arkadaşlarına yaptığın iyiliğin takdir edilmemesinde ve affettiğin hizmetçilerinin senin affını takdir edememelerinde.

İki yerde insanları diline dolayarak alay etme: düşmanla”rın ölmesinde ve doğru yolda olanların sapmasında.

İki yerde tevazuyu terk etme: cenazeyi götürürken ve felaketlere şahit olurken.

İki yerde harcamayı kısıtlama: sağlığını korumada ve şahsiyetini korumada.

İki yerde cimrilik yapmaktan utanma: Allah’a isyan olar yerlere harcama yapmada ve ihtiyaç olmayan yerlere harcamada.

İki yerde kendini unut: Allah’ın huzurunda ve senden yardım isteyene yardım ederken.

İki yerde büyüklenme: Vazifelerini yaparken ve mütevazı biriyle otururken.

İki yerde tevazu gösterme: düşmanınla karşılaşmada ve kibirlilerle oturmada.

İki yerde yapabildiğin kadar çok yap: ilim talep ederken ve iyilik yaparken.

İki yerde yapabildiğin kadar az yap: yemeği çok yemeyi ve boş işlerle meşgul olanlara eğlenmeyi.

İki yerde zamanın değişebileceğini düşünerek kontrollü harca: sağlığını ve gençliğini.

İki yerde ağlanılmasından rahatsız olma: haksızlığa uğrayan kadının ağlamasında ve suçlu olduğu iddia edilenin yakalanınca ağlamasında.

İki yerde gülmek seni aldatmasın: zalimin sana gülmesi ve dertlinin senin yanında gülmesi.

Bir yerde şu iki şey dışındakiler için gönlünü bağlama: Allah ve Resulünün sevgisinden başka bir sevgi bulunmayan hayatında.

Bir yerde yalnız bir şeyi yap: Ölüm anında, yalnızca Allah’ın rahmetini ümit et.

——————————————–

Duaların en mükemmel, en yeterli ve en özlü dua

328-En yeterli dua şudur “Rabbimiz bize dünyada da ahirette de iyilik ver.”(Bakara,201)

En özlü dua, Peygamber Efendımiz ın şu duasıdır: “Allah’ım! Bildiğim ve bilmediğim butün hayırları Senden istiyorum. Bildiği ve bilmediğim butün kotuluklerden Sana sığınıyorum.”

En mükemmel dua Peygamber Efendimiz’in şu duasıdır. “Allah’ım! Gayb ilmin ve yaratma kudretin ile hayatın benim için hayırlı olduğunu bildiğin sürece beni yaşat, ölümün benim için daha hayırlı olduğunu bildiğin sürece de beni vefat ettir. Allah’ım! Gizli ve aşikar hallerimde senden hakkıyla korkmayı dilerim. Senden rıza ve öfke anında hak sözü söylemeyi dilerim. Zenginlik ve fakirlikte senden orta yollu olmayı dilerim. Senden bitmeyen bir göz aydınlığı dilerim. Senden, kazaya rıza göstermeyi ve ölümden sonra rahat bir hayat dilerim. Senden, yüzüne bakmanın lezzetini zarar verici bir hastalık ve saptırıcı bir fitneye uğramaksızın sana kavuşmanın özlemini dilerim. Allah’ım! Bizi iman zineti ile süsle ve bizi hidayete ermiş, doğru yolun rehberleri kıl.”

——————————————–

İyiliğin ve kötülüğün temeli

319-Dünyada kötülüğün temeli üçtür: şeytan, kadın ve para/mülk. Dünyada iyiliğin temeli de üçtür: akıl, kadın ve para/mülk.

——————————————–

Beş yerde edebini koru!

311-Beş yerde edebini koru: ibadet mekanlarında, ilim meclislerinde, büyüklerin karşılanmasında, liderlere konuşmada, yabancılara karşı davranışlarında.

——————————————–

Allah’ın Kitabı’na bakmak

295-Allah’ın Kitabı’na sürekli tefekkür nazarıyla bakmaktan başka aklı ve ruhu besleyen, bedeni koruyan, mutluluğun garantisini veren bir şey görmedim.

——————————————–

Annenin çocuklar üzerinde etkisi

298-Allah’ım! Torunlarımıza Saliha, aklı başında anneler hazırla! Çünkü anne çocuğu ya adam ya kötü birisi ya da ahmak birisi yapar.

——————————————–

Çok konuşmak

267-Çok konuşma afetine maruz kalan kimse, konuşmanın uygun olacağı yerde kendini ifade edememe afetine maruz kalır.

——————————————–

Üç şey!

268-Üç yerde üç şeyden sakın! Tartışma esnasında ilminle gururlanmaktan, seni tanıyanların yanında yaptıklarınla övünmekten ve fırsat olduğu halde hayır işlemeyi ihmal etmekten.

——————————————–

Sağlığına özen göster

248-Hayatta ilgin ne olursa olsun sağlığına özen göstermeyi ihmal etme! Çünkü işçi isen gücünü artırır. Öğrenci isen ders çalışmana, alim isen bilgileri yaymana yardımcı olur. Davetçi isen (daveti) bitirmeni, ara vermeni engeller. Abid isen Mevla ile geceleyin konuşmayı sana sevdirir… Canın bineğindir. O halde ona iyi davran.

——————————————–

işinin ahlakını ortaya çıkaran şeyler

 

229-Dört şey kişinin karakterini ortaya çıkarır: yolculuk hapishane, hastalık, tartışma.

——————————————–

Şunları yapmadıkça kimseyi hemen övme!

230-Parayla, mülkle denemeden kimseyi takvalı olmakla, zor zamanlara ortak olduğunu görmedikçe cömertlikle, meseleleri nasıl çözdüğünü görmedikçe, ilim ile beraber yaşamadıkça güzel ahlak ile, kızdırmadıkça yumuşak huylu olmakla, tecrübe etmedikçe akıllı olmak ile övme!

——————————————–

Sürekli kendini görme!

211-Sürekli kendini görüp (beğenenlerden) olma! Sonra insanlar senden nefret eder, arkadaşların da azalır.

——————————————–

Sevmeyenlerin sözleri

203-Seni sevmeyenlerin, aleyhinde ağızlarında doladıklari sözlere sabret! Sonra sana dediklerini düşün. Doğru ise kendini düzelt. Yalan ise, bir müddet sonra da olsa Allah’ın gerçeği ortaya çıkaracağından endişen olmasın! “Muhakkak ki Allah, iman edenleri savunur.” (Hac,38)

——————————————–

Akıllı ve ahmak

204-Akıllı kimse aleyhinde söylenenleri uyarı olarak görür. Ahmak ise bunu katışıksız acı olarak görür.

——————————————–

Arzular!

188-Şayet arzular/ihtiraslar olmasaydı dünyadaki herkes dosdoğru olurdu. Hepsi dosdoğru olsaydı ölüme maruz kalmazlardı. Hepsi de yaşasaydı dünya onlara dar gelirdi.

——————————————–

Okuduğun yazarı seç

178-Okuduğun her eser zihninde izler bırakır. Yalnızca derin düşünen, yorumu dosdoğru olan, kalemi kuvvetli, dürüst vicdanlı kimselerin eserlerini oku!

——————————————–

Herkes değildir…

177-Her kalem tutan katip, her sayfa karalayan yazar, her karmaşık cümleler kuran filozof, her meseleleri ayrıntılı bir şekilde açıklayan alim, her dudaklarını oynatan zikir sahibi, her yaşantısında az tüketen zahid, her ata binen süvari, her sarığı başına dolayan hoca, her bıyığını kesen delikanlı, her başını eğen mütevazi, her gülerek dişlerini gösteren mutlu değildir.

——————————————–

Sen bilirsin… ben de biliyorum…

175-Allah’ım! Sen biliyorsun ki, ben sana salih amellerle güzel işlerle yaklaşamadım.

Ve ben de biliyorum ki, Sana şirk koşulmasından başka bütün günahları affedersin Sen.

Sen biliyorsun ki, yasakladığın kötü davranışlardan uzak kalamadım.

Ve ben de bilıyorum ki, Sen bizi gücümüzün yettiği takvadan sorumlu tuttun.

Sen biliyorsun ki, adam gibi Yüce Zatına ibadet edemedim,

Ve ben de biliyorum ki, şüphesiz ki Sen, kalbinde zerre kadar iman olan kimseyi cehennemden çıkaracaksın.

Sen biliyorsun ki. vicdanım Senin esintilerinle karşı karşıya kalmasına rağmen kirinden arınmadı.

Ve ben de biliyorum ki, Sen beni çamurdan yarattın, beni topraktan yetiştirdin, yeryüzüne yerleştirdin ve beni şeytanla imtihan ettin.

Sen biliyorsun ki, ben Senin güven ve selamet sahiline ulaşmak için dalgaları çırpınan bir denizde yüzüyorum.

Ve ben de biliyorum ki, Sen aile, evlat, ihtiyaçlar, hastalik, kederler, hüzünler gibi Sana ulaşmamda beni yavaşlatacak şeylerle bu hayatta beni bağladın.

Sen biliyorsun ki, ben Senin sırlar denizlerine dalmaya, nurlarının hazzına karışmaya istekliyim.

Ve ben de biliyorum ki, Sen bende akıl nuruyla beraber şehvet karanlığını, meleklerin itaati ile şeytanın isyankârlığını, göğün yüceliği ile beraber yeryüzünün alçaklığını, iyiliğin saflığı ile beraber kötülüğün kirini, sevgi ateşi ile beraber arzu dumanını yarattın.

Sen biliyorsun ki, ben Sana dosdoğru ve gönlü kırık bir şekilde ulaşmak istiyorum.

Ve ben de biliyorum ki, Sen dilediğini, istediğini onların amellerinden dolayı değil fazlınla, hak ettikleri için değil cömertliğinle seçersin.

Allah’ım! İşte bunlar Senin benim hakkımda bildiklerinin bazıları ve benim Senin hakkında bildiklerimin bazılarıdır. Bildiklerimi Senin bildiklerine arabulucu eyle. Vesilelerin azlığını bilmeme rağmen bilmeye çalıştıklarımdan dolayı beni bildiklerine ulaştır. Hakkımda bildiklerinden dolayı beni Kendine uzak eyleme. Senin hakkında bildiklerimi de Sana ulaşmada bana fitne kılma. Allah’ım! Muhakkak ki Sen bilirsin, biz bilmeyiz. Sen çok hikmet sahibi ve bağışlayansın.

——————————————–

İnsanların seni sevmeleri için…

150-İnsanların seni sevmeleri için yollarını geniş tut (kolaylık sağla). Sana insaflı davranmaları için onlara kalbini aç. Sen insaflı davranmak için onlara aklını aç. İnsanların yapacaklarından güvende olmak için bazı haklarından onlar için vazgeç.——————————————–

Sakın!

133-Baskın çıktığı zaman kindardan, hüküm verdiği zaman cahilden, karar verdiği zaman namertten, umutsuzluğa kapıldığı zaman aç kimseden ve dinleyicileri arttığı zaman zahid görünen vaizden sakın!

——————————————–

Din ve eğitim

125-Din; karakterleri ve huyları yok etmez fakat onları eğitir. Eğitim de mizaçları değiştirmez fakat onları terbiye eder.

——————————————–

Her sevgi güzel şeyler miras bırakır

115-Allah’ı sevmek selamet, insanları sevmek pişmanlık, hanıma aşırı muhabbet delilik getirir.

——————————————–

Kalp dolduğu zaman…

112-Kalp sevgi ile dolduğu zaman yüz aydınlanır. Heybet ile dolduğu zaman azalar itaat eder. Sağduyu ile dolduğu zaman düşünceler dik durur. Arzu-isteklerle dolduğu zaman mide ve tenasül uzvu ayaklanır.

——————————————–

Sonuç

83-Lezzet duymak, ardından iç huzuru getirdiğinde övgüye layık olur. Peşinden ahlaksızlık getiriyorsa zehirdir.

——————————————–

Akıllı kadın ve ahmak kadın

73-Akıllı kadın, kanatlarının birinde kocasinı uçuran kanatlı bir melektir. Ahmak kadın ise, boynuzlarından birini kocasına toslayan iki boynuzlu şeytandır.

——————————————–

Sakın şeytan seni kandırmasın!

28-Sakın şeytan seni takvan hususunda kandırmasın! O seni değersiz, kıymetsiz şeylerde kanaatkar yapar sonra da büyük, önemli işlerde iştahlı olmana çalışır. Yine seni ibadetlerinde de aldatmasın! Zira o nafileleri sana sevdirir sonra farzları terk etmen için sana vesvese verir.

——————————————–

Sevgi göstermede de nefret etmede de aşırıya kaçma! Durum şu ki; dost düşman, düşman da dost haline gelebilir.

 

Muhammed Ali

Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir