Kimyâ-i Saadet:Her Şey Kemali Talep Eder

  Kimyâ-i saadet, İbnü’l-Arabi’nin kimya ilminden ahlaka geçiş yapmak için yararlandığı bir terimdir. Düşünürümüz madenlerde­ki başkalaşma ile insan nefsi arasında bir analoji kurar. Benzer bir analojiyi tıp ilminden ahlaka geçiş yapmak için de kurmuştur. Bu­nunla maddi ve manevi kemal arasında irtibat kurarak ahlaki te­rakkinin gelişim safhalarını muhataplarının zihnine yaklaştırma­yı amaçlamaktadır. Okuyucu “Seyr ü sülük yapmak […]

Daha fazla oku
İbnü’l-Arabî’nin Mutluluk Anlayışı

  İbnü’l-Arabî mutluluğun genel geçer bir tanımı olduğundan hareketle değil mutluluğun mahiyetinin tartışılması gerektiği ka­bulünden hareketle konuya giriş yapar. O, mutluluğun mahiye­ti, mutlak iyi ve izafi iyi konularında zaman zaman Meşşai felse­fe geleneğinin argümanlarını kullanmıştır. Bilindiği gibi normatif ahlak teorilerinde ahlaki etkinliklerimizin ereği, iyinin doğası, en yüksek iyinin tespitine dair kuramsal tartışmalar yer almaktadır.1 Meşşai […]

Daha fazla oku
Bilmenin Hakikati

  Bilmek insanın en asli vasfıdır. Bilmekten daha özet daha ayrıştırıcı bir vasfımız yoktur. Dolayısıyla insan başka herhan­gi bir nedenle değil, insan olduğu için bilir. Bu açıdan bak­tığımızda insan olmak zaten bilen bir özne olmak demektir. Fakat bilme özelliğinin nasıl işlevsel hale geldiği, yani nasıl olup da kendimizi ve ulaşabildiğimiz tüm mevcutları bilebil­diğimiz, kadim dönemden […]

Daha fazla oku
Hakikati İdrak Dereceleri

  Gazzâlî [2] çev. Mahmut Kaya Otobiyografisi ve telif hayatıyla İslam düşünce geleneklerinin önceliklerine ve birikimlerine yön verme amacını taşıyan Gazzâlî’nin (ö. 505/1111) külliyâtı içerisinde Mişkâtü’l-envârın farklı bir konumu vardır. Bu risale bir yandan İhyâu ulûmi’d-dîn’i yazmış bir zihnin derinleşmeye devam eden entelektü­el ilgisini yansıtırken, bir yandan ömrü boyunca hesaplaştığı felsefî mirasın onun perspektifinde bulduğu […]

Daha fazla oku
Amel

  13 Aynasında, varlıkların suretleri sabit olan bir kalb, nasıl parlayabilir? Yüce Allah insana, yüzü tertemiz aynaya benzeyen bir kalb bağışlamıştır. Ayna gibi, karşısına gelen her şey, olduğu gibi içinde yansımaktadır. Bu kalbde sadece bir yansıma yönü vardır. Kalb nereye yöneltilirse o nesne içinde temsil olunur. Yüce Allah bir kuluna lütfederse düşüncesini mana ve melekût […]

Daha fazla oku
İnsan Doğası

1.İNSAN DOĞASI Konusu ‘insan’ olan birçok bilim ve sanat dalı vardır: iktisat, tıp, biyoloji, tarih, edebiyat, psikoloji, sosyoloji, antropoloji… As­lına bakılırsa Ay, Güneş, nesneler, her şey insanın emrine veril­miştir; insan bu varlık ve nesnelerden yararlansın diye yaratıl­mıştır. Bu nedenle her bilim dalı, çalışmalarını kolaylaştırmak, daha verimli hâle getirmek için iş bölümü yapmıştır. Antropoloji de bu […]

Daha fazla oku
Varoluşun Merkezini ve Bütünlüğünü Hatırlama Zamanı

    Ömer Türker Bir sinek bir kartalı kaldırdı vurdu yere Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu Yunus Emre İnsanlığın büyük salgınlarla imtihanı yeni bir vaka değildir. Kadim çağlardan beri toplu ölümlere yol açan ve kapsandı karantinaları gerektiren hastalıklar hep var olagelmiştir. Fakat yaşadığımız çağda ulaşım ve iletişim imkanlarının alabildiğine artması, acıyı da sevinci […]

Daha fazla oku
Ebû Zeyd el-Belhî’nin Beden ve Ruh Sağlığı İsimli Eserininin -Ruh Sağlığı- Bölümü

  ESER VE MÜELLİFİ HAKKINDA Kitabın içeriğinde zaman zaman kendisinden nakiller yaptığımız ve 9 – 1 0 . Yüzyıllarda yaşayan filozof- tabip Ebu Zeyd el-Belhi’nin Türkçe’ye Beden ve Ruh Sağlığı olarak tercüme edilen eserinin Ruh Sağlığına ayrılan ikinci bö­lümünü buraya alıntılıyoruz. Zira kitapta şu ana kadar nakledilen ve verilen bilgiler genellikle beden sağlığı ile ilgiliydi. […]

Daha fazla oku
Elmalılı Hamdi Yazır’ın Metalib ve Mezahib’e Yazmış Olduğu Dibacesi’nden Notlar

  Ey ezelî hikmet sâhibi! Şu, cisimlere aid olaylardan çekim, manevî olaylarda da ruh denilen iki kavuşma başlangıcı olmasa idi, bu yıldızlar ve bu düenden oluşanlar nasıl bulunacaktı? Fikirler ve akıllar nasıl tutunacaktı? Atom tasavvurunun çıktığı o olaylar noktalarından, matematiğin adetleri ve boyutları, fiziğin mekanik büyük eserleri, kimyanın atom unsurları, hayatın uzvî hücreleri, tabiat tarihinin […]

Daha fazla oku
Samiha Ayverdi – İnsan ve Şeytan -Alıntılar

” Biz insanlar, her şeyi bildiğimizi zan ve iddiâ ettigimiz için hiçbir şey bilemiyorduk. Amcamın mensup olduğu aydınlar sınıfı: İki doktorası olan adamın başka bilgilere ne ihtiyacı olur? diyordu. Ben ise: Hayır, asıl icâzet, sen bu kâğıtla istediğin mevkie çıkabilirsin… diye verilen diploma değil, sen bu arınmış gönülle ulu kişilerden oldun… diye rûha verilen mânevi […]

Daha fazla oku