Felsefe
Sevginin Epistemolojideki Rolü ve Yaşamın Sezgisel Rolü30 Eylül 2026
Arif
13:47 - 30 Eylül 2026
Tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor? O hâlde O erksizdir. Gücü yetiyor da istemiyor mu? O hâlde O, kötücüldür. Hem kötülüğü önlemeye gücü yetiyor hem kötülüğü önlemek istiyor mu? O hâlde kötülük nereden geliyor? Epiküros’un dilemması[104] olarak bilinen bu sorular Tanrı-âlem münasebetleri çerçevesinde daha sonra “teodise”[105] problemi şeklinde formüle edilerek tartışılmıştır. […]
Arif
18:59 - 29 Eylül 2026
0 Yorumlar
İbnü’l-Arabî, antik Yunan filozoflarından İslam filozoflarına tabiat felsefesinin bir dalı olarak intikal eden mizaç teorisini benimseyerek ahlak kuramının önemli bir parçası hâline getirmiştir. Ona göre insanın ahlak yapısı, fizyonomik ve ahlaki özelliklerinin teşekkülünde belirleyici bir etkiye sahiptir. îbnü’l-Arabi’nin kozmoloji öğretisinde makro kozmos olan evrende bulunan her şey mikro kozmos olan insanda da mündemiçtir. Evrende […]
Arif
18:04 - 27 Eylül 2026
0 Yorumlar
İbnü’l-Arabî düşüncesinde insan ezelî bir taayyündür, insandan zuhur eden bütün fiiller ve ahval onda mündemiç bulunan dâhili kanunların icbar etmesi ile ortaya çıkar. Daha önceki bölümde bunun “Sübutunda olan zuhurunda ortaya çıkar.” cümlesi ile ifade edildiğini belirtmiştik. İbnü’l-Arabî bu dâhili kanunları ta- nımlamak için “istidat” kavramını kullanmıştır. İbnü’l-Arabî ye göre istidat; bir şeyi kabul […]
Arif
17:52 - 27 Eylül 2026
0 Yorumlar
İlah-ı mutekad kavramı İbnü’l-Arabi’nin insanın Tanrı hakkındaki tasavvuru problemi çerçevesinde ortaya koyduğu bir kavramdır. İbnü’l-Arabî bu kavramdan yola çıkarak insanların Tanrı hakkında sahip oldukları bilgi ve verdikleri hükümler Tan- n’nın hakikatine mutabık mıdır sorusuna cevap aramaktadır, îlah-ı mu tekad, her insanın kendi zihninde yarattığı ilah demektir.[1] İbnü’l-Arabi’ye göre her insanın zihninde yarattığı bir Tanrı […]
Arif
18:22 - 26 Eylül 2026
0 Yorumlar
Kimyâ-i saadet, İbnü’l-Arabi’nin kimya ilminden ahlaka geçiş yapmak için yararlandığı bir terimdir. Düşünürümüz madenlerdeki başkalaşma ile insan nefsi arasında bir analoji kurar. Benzer bir analojiyi tıp ilminden ahlaka geçiş yapmak için de kurmuştur. Bununla maddi ve manevi kemal arasında irtibat kurarak ahlaki terakkinin gelişim safhalarını muhataplarının zihnine yaklaştırmayı amaçlamaktadır. Okuyucu “Seyr ü sülük yapmak […]
Arif
18:17 - 26 Eylül 2026
0 Yorumlar
İbnü’l-Arabî evvelemirde orjin problemine dikkat çekerek insanın ilahi surete göre yaratılmış olması ile ahlakın ilahi niteliği arasında bağıntı kurar. O, bununla ahlaki görecelilik fikrinin yol açtığı problemleri bertaraf etmeyi ve ahlaki eylemlerimize, üzerinde uzlaşı sağlanmış bir dayanak noktası tespit etmeyi amaçlamaktadır. insanın ilahi surete göre yaratılmış olması ahlaka doğrudan doğruya ontolojik bir veçhe kazandırmaktadır. […]
Arif
22:49 - 25 Eylül 2026
0 Yorumlar
İbnü’l-Arabî mutluluğun genel geçer bir tanımı olduğundan hareketle değil mutluluğun mahiyetinin tartışılması gerektiği kabulünden hareketle konuya giriş yapar. O, mutluluğun mahiyeti, mutlak iyi ve izafi iyi konularında zaman zaman Meşşai felsefe geleneğinin argümanlarını kullanmıştır. Bilindiği gibi normatif ahlak teorilerinde ahlaki etkinliklerimizin ereği, iyinin doğası, en yüksek iyinin tespitine dair kuramsal tartışmalar yer almaktadır.1 Meşşai […]
Arif
15:37 - 7 Şubat 2026
0 Yorumlar
Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah’ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını […]
Arif
13:01 - 10 Şubat 2024
0 Yorumlar
İbnü’l-Arabî *] çev. Ercan Alkan Muhyiddin İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) İslam entelektüel tarihinin dikkat çekici isimlerinden biridir. Çocukluk ve gençlik yıllarım Endülüs’te geçirdikten sonra yaşamım doğu İslam dünyasında sürdüren İbnü’l-Arabî Şam’da vefat etmiştir. Sûfî bakış açısının eşliğinde, dinî ve felsefî sorunlara dair üretken bir kimlikle -kimi zaman tartışmalara da konu olacak türde- metinler kaleme almıştır. Onun […]
Arif
12:59 - 10 Şubat 2024
0 Yorumlar
İbnü’l-Arabî çev. Ercan Alkan İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) tasavvuf geleneğinin üretken yazarlarından biri olmasının yanı sıra teorik konularda genel kabullere yönelik yaklaşım ve temel- lendirmelerindeki farklılıkla dikkat çeken sıra dışı bir isimdir. İbnü’l-Arabî’nin hem yazarlık tecrübesini hem de düşünür kimliğini yansıtan en kapsayıcı metni el-Fütûhâtül-Mekkiyye olup, eserdeki hâkim üsluba bağlı olarak temel sorunlar farklı bağlamlarda […]

0 Yorumlar