İslam
Ubûdiyyet3 Ekim 2026
Arif
00:41 - 17 Haziran 2015
ALLAH RESULÜ’NE BAĞLANMA: Allah Resulü’ne, — selât ve selâm üzerine olsun— , bağlanma konusu İlâhî yasayla belirlenmiştir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “De ki: eğer Allah’ı seviyorsanız bana bağlanın ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…” (Kur’an, 3/31) Bil ki, Allah için, kullarına duyduğu sevgide, iki sevgi ya da iki ilgi vardır. Bu […]
Arif
01:07 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Allah şöyle buyurur: ‘Her şey O’nun övgüsünü tespih eder.’ Burada şey kelimesi belirsizdir ve ancak kimi tespih ettiğini bilen canlı ve düşünen kimse tespih edebilir. Bir rivayette, müezzinin sesinin ulaştığı her yerdeki kuru-yaş (canlı-cansız) eşyanın onun lehinde tanıklık edeceği bildirilmiştir. Ayet ve hadisler bu tarz bilgilerle doludur. Biz ise böyle rivayetlere inanmakla birlikte, bu inanca keşfi […]
Arif
00:50 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
(Kalbin Sağ ve Soldan Payı: Gaybî Bakımdan Sağ ve Sol) Hak kulun sırrına tecelli ettiğinde, onu bütün sırlara sahip yapar, hürler’in içine katar, o kul sağ el yönünden zati tasarruf sahibi olur. Çünkü sol elin değeri, dolaylı sağ elin şerefi doğrudandır. Ardından alt anlamlara inebilirsin: Sağ elin değeri hitaba,sol elin değeri tecelliye bağlıdır, insanın şerefi, […]
Arif
00:40 - 28 Mayıs 2015
0 Yorumlar
(İnsanın bilme yetisi hakkında) vardığımız görüşü, insanın bütün bildiklerini beş gücünden birisiyle algılaması destekler: Birincisi, duyu gücüdür ki, beş kısma ayrılır: Koklamak, tatmak, dokunmak, işitmek ve görmek. Göz, belirli bir yakınlık ve uzaklıktaki renkleri, değişmeleri ve şahısları algılar. Gözün bir mil uzaklıktan algıladığı şey, iki mil uzaktan algıladığından farklı olduğu gibi yirmi kulaç uzaktan algıladığı şey […]
Arif
19:49 - 24 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Büyük cihada girişmen gerekir! Büyük cihat en büyük düşmanın olan arzularınla (heva) cihattır.Arzu gücü aynı zamanda seni takip eden ve en yakın düşmanındır, O güç içindedir. Allah şöyle buyurur: ‘Ey iman edenleri Sizi takip eden kâfirlerle savaşın’ Senin yanında nefsinden daha kâfir bir şey yoktur. Nefis her nefes Allah’ın kendisine göndermiş olduğu nimetleri inkâr eder. Onunla […]
Arif
16:49 - 14 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Bu hastalıklardan biri, hak sözü, doğru sözü iltizam etmektir. Bu en büyük hastalıklardan biridir. Bunun ilâcı ise, hak sözün, doğru sözün nerede, hangi alanda sarf edileceğini bilmektir. Hiç kuşkusuz gıybet doğrudur, gerçektir; fakat gıybet yasaklanmıştır. Dedikodu da (nemime} doğrudur, gerçektir; fakat o da yasaklanmıştır. Bir adam eşiyle yatakta başbaşa yaptığı şeyleri açıklasa, onları başkalarına anlatsa, […]
Arif
16:03 - 22 Nisan 2015
0 Yorumlar
Hutbe Okumak: Meselenin Batınî Yorumu Hutbe okumak, öğüt vermek için emredilmiştir. Hatip, Hakkın davetçisi, kapısının bekçisi ve Hakkın kulun kalbindeki vekilidir. Kendisiyle konuşmaya hazırlanmak için kulun kalbini Allah’a çevirir. Bu nedenle hutbe, Cuma namazından önce okunur. Müminlerin annesi Hz. Aişe bir rivayette hutbeyi şöyle nitelemiştir: ‘Cuma namazında hutbe iki rekâtın yerini tutar.’ Cuma namazı yolcu […]
Arif
16:02 - 22 Nisan 2015
0 Yorumlar
Fıkhi Hükümlere Başlamadan Önce İbn Arabi ve Futuhat-ı Mekkiye Hakkında Bazı Uyarılar Muhyiddin-i Arabi, eserlerini herhangi bir müellif gibi düşünüp yazmadığını ve eserlerinin Allah’ın bir ihsanı ve ilhamı olduğunu belirtir. Verdiği bilgilerin, bazı eserlerden derlenip aktarılan türden olmadığını, başkasına ait olan sözleri tekrarlamadığını, sadece Cenab-ı Hakk’ın kendisine keşif yoluyla ihsan ettiği bilgileri ihtiva ettiğini […]
Arif
13:44 - 19 Mart 2015
0 Yorumlar
“Onlar gayba inanırlar, salât ederler.” Yani kendileri açısından gayb olana taklidi ya da ilme dayalı tahkiki iman şeklinde inanırlar. Çünkü iman, taklidi ve tahkiki olmak üzere iki kısma ayrılır. Tahkiki iman da iki kısma ayrılır: Delile dayanan ve keşfe dayanan. Her ikisi de ya ilmin ve gaybın sınırına bağlıdır ya da değildir. Birincisi, “ilmel yakin” […]
Arif
16:14 - 24 Şubat 2015
0 Yorumlar
Kullara zûlum; Allah’ın senin üzerine vacib kıldığı haklarını onlardan engellemendir. Bazen, kulun içinde bulunduğu sıkıntıları, müşahede etmekle onun, senin üzerine vacib kılınan haklarını görürsün… Ki, böylece onun bu haliyle, senin malındaki hakkını sana bildirdiğini idrak etmen lâzım… Zira, Allah, senin üzerine vacib olan hakkını, vermen için sana, onun hâlini müşahede ettirmiştir… Böyle anlamayıp da, onun […]

0 Yorumlar