İnsan Kalbinin Özellikleri

  Bil ki Allah yukarıda zikrettiğimiz şeyleri insan dışındaki di­ğer canlılara da vermiştir. Nitekim hayvanların da şehvet ve gazap güçleri, dış ve iç duyuları vardır. Bundan dolayı bir ko­yun kurdu gözüyle görür, kalbi ile onun düşman olduğunu bilir ve ondan kaçar. İşte bu batini idraktir. İnsanın kalbine özgü olup onunla şerefinin yükseldiği ve Al­lah’a yakınlaşmaya […]

Daha fazla oku
Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Bilgiler

Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Faydalı ve Ayrıntılı Bilgilerin Dile Getirilmesi Bu ifâdelerden sonra şimdi de elde ettiğim nükteleri sana anlatmak istiyorum. Bu nükteleri hakkıyla düşünürsen kalpte etkisi ortaya çıkar ve rızık konusunda sana yeterli gelir.Aynı şekilde bu nükteleri derinlemesine düşünür ve gereğini yaparsan seni hak yola apaçık bir şekilde iletir. Başarılı kılacak olan ise yalnızca Allah’tır. […]

Daha fazla oku
Şeytanın tuzakları nasıl bilinir?

Soru: Şeytanın tuzakları nasıl bilinir? Bunu bilmenin yolu nedir? Cevap: öncelikle bilmelisin ki şeytan tıpkı fırlatılan oklar gibi vesveselere sahiptir. Bunun senin için aşikâr hâle gelmesi ancak kalbe doğan düşünceleri (havâtır) ve onların kısımlarını bilmekle olabilir. İkinci olarak yine bilmelisin ki şeytanın tıpkı ağlar gibi hile­leri vardır. Bunların senin için açık hâle gelmesi ise tuzaklar […]

Daha fazla oku
İlim ve Tövbe Geçidi

  Derim ki -başarı Allah’tandır-: Ey ihlas ve ibadete talip olan kişi! -Allah seni başarılı eylesin- Sana gereken ilk şey ilimdir. Zira ilim her şeyin başıdır, her şey ilim etrafında döner. İlim ve ibadetin iki cevher olduğunu bilmelisin. Musannifle­rin eserlerine, ilim erbabının öğrettiklerine, vaizlerin sözlerine ve tefekkür edenlerin düşüncelerine dair gördüğün ve duyduğun ne varsa […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4-5 ”Notlarım”

  Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4 Özsel varlığın örneğe ihtiyacı yoktur; o zâhiri anlama uygun olarak anlaşılır ve te’vil edilmez. O mutlak ve hakiki varlıktır. Rasülullah’ın arş, kürsi, yedi kat gök halkında verdiği haber buna örnek verilebilir. Bunlar, ister duyu ve hayalle algılansınlar ya da algılanmasınlar, özleri itibariyle var olan cisimler olduklarında zahiri anlamlarıyla anlaşılırlar. […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2-3 ”Notlarım”

Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2 ”Notlarım” Evrenin asıl yapısı birbirinden farklı tabiatlar (tabâyi) ve zıt konumlar (vücûh) üzerine kurulmuştur; özellikle birleşebilenleri bir araya getiren ve ayrılması gerekenleri de ayırabilen aklın amaçlayıp yöneldiği varlık. Bu da hikmet ehlinin “küçük âlem” (el âlemü’s-sagir) diye isimlendirdiği insandır. Doğrusu insanlar çeşitli arzulara (ehvâ”) ve farklı tabiatlara sahip kılınmıştır. Onların […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:1 ”Notlarım”

  Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah’ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını […]

Daha fazla oku
Hak Teala’yı Bilmek

Kendini Bilmek, Hakk’ı Bilmenin Anahtarıdır Bil ki, geçmiş peygamberlerin kitaplarında onlara söylenen şu ifade meşhurdur: “Kendini bil ki Rabbini bilesin.” Ayrıca hadislerde ve büyük zatların sözleri içerisinde de “Kendini bilen, Rabbini bilir.” sözü meşhurdur. Bütün bunlar göstermektedir ki insan nefsi bir aynaya benzer; ona bakan, Hakk’ı görür. Bununla birlikte birçok insan kendine bakar fakat Hakk’ı […]

Daha fazla oku
”Naklin Doğruluğu Ancak Akılla Bilinir” Ne Demek?

  Bu ifade kelamcılara aittir. Gazali ve Razî gibi… İlk planda çarpıcı ve sarsıcı olduğu görülür. Akla bu kadar vurgu, bu kadar ehemmiyet fazla olmadı mı? Naklin doğruluğu haber ve­renin doğruluğu ile bilinmiyor muydu? Hemen belirtelim ki, burada nakilden kasıt hadis de­ğil, Kur’an’dır, Kelamullah’tır. Bu durumda yukarıdaki ifade “Kur’ahın doğruluğu ancak akılla bilinir” şeklinde anlaşılma­lıdır. […]

Daha fazla oku
Gazali Bir Ara Agnostik Oldu Mu?

Enis Doko, Gazalî’nin bir ara agnostik olduğunu söylüyor. Bazıları da Gazalî’nin 6 aylık gibi bir dönemde sofist ol­duğunu iddia ediyor. Oysa agnostizm veya sofizm bizzat Tanrı­nın yahut bilginin varlığından şüphe içerisinde olmak demektir. Agnostiğe göre Tann’mn varlığını ve yokluğunu ispat edecek kadar yeterli delil yoktur. Bunlar sadece bir yöntem olarak de­ğil, epistemik olarak da ontolojik […]

Daha fazla oku