Felsefe
Din ve Ahlak5 Haziran 2026
Arif
18:19 - 10 Ocak 2020
Düşünme, zihin yorma, derin düşünme, işin şuuruna varma” gibi anlamlara gelen tefekkür, insana özgü bir fiildir. Onun sayesinde insan, diğer canlı ve cansızlardan ayrılmaktadır. Düşünmek ve konuşmak, ‘en şerefli’ olma vesileleridir. Tefekkürün doğurttuğu özgün ve özgür düşünce fikirdir. Fikrin içinde düşünce, anlayış ve zihin bulunmaktadır. Doğru ve derin düşünen mütefekkir, zihniyet inşa eden âlim, âkil […]
Arif
12:43 - 5 Aralık 2019
0 Yorumlar
Şer’i şerîf, kalbin vasıflarına çok büyük ehemmiyet vermiştir. Daha evvelden dedik ki, çamurun özünden oluşup tohum haline gelen insan bedeninin içerisinde = gende nefs yani rûh-i hayvânî bulunmaktadır, makamı süflî ve nihayet ardîdir = toprağa nisbet edilir. Kendisiyle ruh birleştikten sonra ruha itâat ederse, makamı Ahsen-i Takvîm olup meleklerle birleşir. Hayır, ruh nefse esir olursa, […]
Arif
12:42 - 5 Aralık 2019
0 Yorumlar
Âlem-i emrden iniş yapan ruh, toprak cüzlerinin özünden oluşan rûh-i hayvânî yani nefs, birleştikten sonra bir tek şeydir. Ve bu itibarla nefs denildiği zaman, insanın hakikati kasdedilir. Bu hakîkat ise bölünmeyi kabul etmez. Ancak nefs, işlemiş olduğu fiilinin ismiyle isimlendirilir. Mesela şeriat dairesinden çıkıp istek ve arzularına uyduğu zaman, kendisine «nefs-i emmâre» denilir. Yaptığı kötü […]
Arif
11:17 - 25 Kasım 2019
0 Yorumlar
Edeb kanda haya kanda resûle iktida kanda Begüm sıdk ü safa kanda dutup kalbi kasavetler Hakîkî Edep nerde kaldı, utanma nerde kaldı. Ya Peygamber’e uyma? A beyim, kalpleri kasvetler istila etmiş, doğruluk ve esenlik ne gezer! ESKİLER hoşlarına gitmeyen bir hale şahit olduklarında “el- hayâ ve el-edep!” diye hayıflanma nidası salıverirlerdi. Buradaki edep kelimesi terbiyeli […]
Arif
14:31 - 22 Kasım 2019
1 Yorum
Yine de kalp bu.. Seviyor ama okşamak için elleri yok. Tıbben ağrıması mümkün değil ama bir şekilde ağrıyor işte. Beyne musallat olan migrenden daha şiddetli bir ağrısı var. Hafızası da beyin hafızasından daha kuvvetli. Ayaklarımızın veya beyin hücrelerimizin bizi götüremediği yerlere kadar götürdüğü biliniyor ama asla ne kendisi bir taşıma aracı ne de bizden taşıma […]
Arif
18:08 - 16 Ekim 2019
0 Yorumlar
Seneler boyu edindiğimiz tecrübeler, var olan Batı psikoloji ilmi ve dinamik psikiyatrinin insanı tanıma konusunda çok yetersiz kaldığı istikametinde. 1 İlginçtir, ne hikmetse, yüz senedir psikoloji ve psikiyatri var ama insan psikolojisi hep daha kötüye doğru gidiyor. Vesvese (kaygı), enaniyet (narsisizm), bağımlılıklar (özellikle son senelerde izlenen sanallık), öfke devasa boyutlarda arttığı hâlde biz psikiyatrlar sadece […]
Arif
10:56 - 3 Ekim 2019
0 Yorumlar
3 Sonuçları Kestirebilme Olup bitene basiret gözüyle bakan, sonuçlarını daha baştan görür de bunlardan yararlanmasını ve zararlarından da korunmasını bilir. Buna mukabil, neticeleri kestiremeyen kimse, duygu ve tutkularının esiri olur. Dolayısıyla kurtuluş beklerken ızdırapla karşılaşır, iç huzuru ararken dara düşer. Bütün bunlar, geçmişin hatırlanmasıyla, gelecekte ortaya çıkar. Öyle ya, sen hayatın boyunca Allah’a ya itaat […]
Arif
13:22 - 19 Haziran 2019
0 Yorumlar
Nîsa Suresi Ayet 79- (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah’tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter. 79-Bu konuda Ey Muhammed, hitaba layık ve Allah’ın sözünü anlayacak olan sensin, dinle: Sana gelen her iyilik, her menfaat, itaat ve mükafat […]
Arif
18:54 - 27 Mayıs 2019
0 Yorumlar
Mevlânâ, insanın iç dünyasındaki iç huzursuzlukların çoğunun ihtiraslarından kaynaklandığına işaret eder. Uykunun, hırsı gidererek insanları rahatlattığını belîrten Mevlânâ, gecenin bu yüzden rahmet vesilesi olduğunu ifade eder.406 Mevlânâ, erken yaşlarda ıslâh edilmeyen hırsın, zaman geçip yaşlandıkça insanı daha elîm trajedilere sürükleyeceğini ve zavallı duruma düşüreceğini belirtir. Hırs-ı pîrînin insanı ne hâllere düşüreceğini vurgulamak amacıyla, yaptığı makyaja […]
Arif
17:12 - 18 Mayıs 2019
0 Yorumlar
Kalbe yakînden, ruhtan ve melekten gelen düşünceler, Allah’ın hazinelerinden gelmektedir. Akıl, nefis ve şeytandan gelen düşünceler ise, yerin hazinelerinden gelmektedir. Bu konuda şöyle denmiştir: “Nefis yerden yaratılmıştır, toprakla ilgili özelliklere sahiptir. Bunun için toprağa meyleder. Ruh ise ruhanîdir; melekût aleminden yaratılmıştır, bunun için yükseğe (yüceliklere) meyleder ve orayla huzur bulur. Kalb ise, melekût hazinelerinden bir […]

0 Yorumlar