Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Bilgiler

Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Faydalı ve Ayrıntılı Bilgilerin Dile Getirilmesi Bu ifâdelerden sonra şimdi de elde ettiğim nükteleri sana anlatmak istiyorum. Bu nükteleri hakkıyla düşünürsen kalpte etkisi ortaya çıkar ve rızık konusunda sana yeterli gelir.Aynı şekilde bu nükteleri derinlemesine düşünür ve gereğini yaparsan seni hak yola apaçık bir şekilde iletir. Başarılı kılacak olan ise yalnızca Allah’tır. […]

Daha fazla oku
Şeytanın tuzakları nasıl bilinir?

Soru: Şeytanın tuzakları nasıl bilinir? Bunu bilmenin yolu nedir? Cevap: öncelikle bilmelisin ki şeytan tıpkı fırlatılan oklar gibi vesveselere sahiptir. Bunun senin için aşikâr hâle gelmesi ancak kalbe doğan düşünceleri (havâtır) ve onların kısımlarını bilmekle olabilir. İkinci olarak yine bilmelisin ki şeytanın tıpkı ağlar gibi hile­leri vardır. Bunların senin için açık hâle gelmesi ise tuzaklar […]

Daha fazla oku
İlim ve Tövbe Geçidi

  Derim ki -başarı Allah’tandır-: Ey ihlas ve ibadete talip olan kişi! -Allah seni başarılı eylesin- Sana gereken ilk şey ilimdir. Zira ilim her şeyin başıdır, her şey ilim etrafında döner. İlim ve ibadetin iki cevher olduğunu bilmelisin. Musannifle­rin eserlerine, ilim erbabının öğrettiklerine, vaizlerin sözlerine ve tefekkür edenlerin düşüncelerine dair gördüğün ve duyduğun ne varsa […]

Daha fazla oku
İsmail Hakkı Bursevi – Hakikatin İç Seması’ndan Bölümler

Teşbih ve Tahmîdin Hakikati-Namazdaki Sırrı Sahîh-i Buhârî’de rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulmuş- tur: “Bir kimse her sabah Sübhânallâhi ve bihamdihî, sübhanallâhi’l- azîm derse, günahları bağışlanır.” Yani Sübhânallâh Allah’ın zâtını noksan sıfatlardan tenzih etmek, Elhamdülillâh ise O’nun yüce sıfatlarını övmek ve tazim etmektir. Böylece teşbih, inançla (usûlle) ilgili eksikliği giderir; tahmîd (hamd etmek) ise amelî […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4-5 ”Notlarım”

  Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4 Özsel varlığın örneğe ihtiyacı yoktur; o zâhiri anlama uygun olarak anlaşılır ve te’vil edilmez. O mutlak ve hakiki varlıktır. Rasülullah’ın arş, kürsi, yedi kat gök halkında verdiği haber buna örnek verilebilir. Bunlar, ister duyu ve hayalle algılansınlar ya da algılanmasınlar, özleri itibariyle var olan cisimler olduklarında zahiri anlamlarıyla anlaşılırlar. […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2-3 ”Notlarım”

Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2 ”Notlarım” Evrenin asıl yapısı birbirinden farklı tabiatlar (tabâyi) ve zıt konumlar (vücûh) üzerine kurulmuştur; özellikle birleşebilenleri bir araya getiren ve ayrılması gerekenleri de ayırabilen aklın amaçlayıp yöneldiği varlık. Bu da hikmet ehlinin “küçük âlem” (el âlemü’s-sagir) diye isimlendirdiği insandır. Doğrusu insanlar çeşitli arzulara (ehvâ”) ve farklı tabiatlara sahip kılınmıştır. Onların […]

Daha fazla oku
Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:1 ”Notlarım”

  Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah’ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını […]

Daha fazla oku
Gönül Zenginliği ve Abdullah b. Esâd Muhâsibî’nin Hikâyesi

On Üçüncü Fasıl   Bize Ahmed b. Yûnus, ona Ebû Bekir, ona Ebû Hasîn,[1] ona Ebû Sâlih, ona da Ebû Hüreyre’nin rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül zengin­liğidir.”[2] Ebû Hüreyre’nin (r.a.) rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Zenginlik, mal çokluğu, yani altın ve mal toplayıp onu biriktirmek, […]

Daha fazla oku
Selam Vermek ve Abdullah Hafif-i Şirâzî’nin Hikâyesi

Otuz Beşinci Fasıl   Bize Abdullah b. Yûsuf, ona el-Leys, ona Yezîd, ona Ebû el-Hayr, ona da Abdullah b. Amr’in[1] rivayet ettiğine göre: Bir adam Hz. Peygamber’e “İslâm’da hangi davranış hayırlıdır?” diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.) “Yemek ye­dirmen ve tanıdığın tanımadığın herkese selâm vermendir” buyurdu.[2] Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona ez-Zührî, ona Atâ […]

Daha fazla oku
Müminin Hüzmünün Sevabı ve Muhammed b. Abdullah Münâzil’in Hikâyesi

Yirmi İkinci Fasıl Bana Abdullah b. Muhammed, ona Abdülmelik b. Amr, ona Züheyr b. Muhammed, ona Muhammed b. Amr b. Halhale, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre’nin, Peygamber’in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivâyet etmişlerdir: “Yüce Allah, Müslümanm başına gelen her türlü yor­gunluk, hastalık, gelecek kaygısı, üzüntü, başkalarından gördüğü eziyet ve […]

Daha fazla oku