Mevlana’ya Göre Hakk’a Güven/Tevekkül Bilinci

Mevlânâ’ya göre, sâlikin sahip olması gereken bilinç unsurlarından biri, Hakk’a güven bilinci; dinî literatürdeki ifadesiyle tevekkülüdür.370 Genelde yanlış anlaşılarak eylem pasifliğini öngören bir kabule mesned yapılan ve kişi­nin, kendi gayretsizliğini örtmek için kullandığı bir savunma mekanizmasına dönüştürülmesinden dolayı, tevekkülü tanımlarken Mevlânâ, onun ne olmadı­ğına vurgu yaparak bu yanlış kanâati izaleye çalışmaktadır. Tevekkül, bir fiil ve […]

Daha fazla oku
Mevlana’ya Göre Eşyadaki Fitne,Dünyanın Aldatıcılığı

  Mevlânâ’nın düşünce sisteminde, varlığın sûret-mânâ sarmalı üzerine yaratılması ve sûretin, kendi hakikatini teşkil eden mânâyı perdele­mesinden dolayı; varlığın sûreti ile mânâsı arasında bir çelişki, hakikati ile görünümü arasında bir zıtlık ortaya çıkmaktadır. Sûretin, mânâya erişmede­ki bu perde rolünü Mevlânâ, isim ve mânâ arasındaki ilişkiyi örnek vererek, birçok parlak ismin altında mânâ kıtlığı olduğunu; bu […]

Daha fazla oku
Mevlana’ya Göre İnsan

 İNSAN Tasavvufî düşüncede ve bilhassa vahdet-i vücûd anlayışında insan, varlık hiyerarşisinde kendinden önceki tüm yaratılış basamaklarım zatında toplayan, nihai hedef konumundaki bir varlıktır. Özel anlamda bunu temsil eden ise insan-ı kâmil yani üstün insandır. Âlemlerin hulasası olan insan-ı kâmil, Hakk’ın isim ve sıfatlarının tecellîgâhı olmuş, böylece başlangıçtaki ilahı irade tahakkuk etmiştir.113 1. insanın Yaratılışı Mevlânâ’ya […]

Daha fazla oku
Kelime-i Tevhîd Ve Sevgi

…. D. 1. İlâhî Sevgi “Lâ ilâhe illallah” sözü, bunu söyleyenin Allah’tan başkasını sevmemesini gerektirir. Çünkü “ilâh”; sevgi, korku, ümit… bakımlarından, kendisine isyan edilmeyen, itâat edilen demektir. Ayrıca, sevdiğinin sevdiği şeyi sevmek ve onun sevmediğine muhabbet beslememek de sevginin tamamlayıcı unsurlarındandır. Onun için Allah’ın sevmediği bir şeyi seven veya O’nun sevdiği bir şeyi sevmeyenin, “Allah’tan […]

Daha fazla oku
Ahlak Türleri ve Kısımları

Bu bölümde.. Ahlak türleri ve kısımları, Bunlardan güzel (erdem) olanlar, Alışkanlık haline getirilmesi iyi karşılanıp erdem sayılanlar, Çirkin ve tiksindirici kabul edilenler, Noksanlık ve ayıp sayılanlar hangileridir?.. Şimdi bunları ayrıntılı şekilde sunacağız. Erdem Kabul Edilen Ahlak Türleri İffet: Nefsi şehevi arzular karşısında kontrol etmek, bedenin varlığını sürdürmesi ve sağlığını koruması için gerekli olanıyla yetinmek, israftan […]

Daha fazla oku
Hakîm et-Tirmîzî’de Öğrenme ve Algılama

Hakîm et-Tirmîzî’nin Psikoloji Anlayışında Öğrenme ve Algılama* Abdüllâtif Abdurrezzâk Çev. Salih ÇİFT** ÖZET İslamî psikolojide olduğu kadar Batı psikoljisinde de öğrenme ve algılama iki önemli konu olarak görülmektedir. Algılama ve öğrenme vasıtasıyla bilgiye ulaşılır.Öğrenme yalnızca bilgi edinme, duygusal alışkanlıklar, sosyal etkileşim ve kişisel gelişmeyi değil, aynı zamanda yeni beceriler hususundaki mahareti de kapsar. Kısaca doğumdan […]

Daha fazla oku
Bir Hadis ve Sırrı

Sağ eliyle verdiğini sol elinden gizlercesine sadaka verir” hadisindeki sır ‘Demirin dağlara karşı gücü bellidir; ateşin demir karşısındaki üstünlüğü de açıktır. Çünkü ateş demiri eritir, sertliğini ve şiddetini giderir. Suyun ateş karşısındaki üstünlüğü de bellidir, çünkü su ateşi söndürür. Rüzgârın da su karşısındaki üstünlüğü açıktır; rüzgâr suyu hareketlendirir ve dalgalandırır, onu dağıtır. Burada insanların çoğunun […]

Daha fazla oku
Kaybolan Denge ve Çağdaş İnsan

Modern, çağdaş, Doğulu veya Batılı, erkek ya da dişi olmak, insana sonradan giydirilen vasıflardır. Bir kurgu olarak var olan bu “çağdaş” insandan gayri bir insan daha var: Mekân ve zamanın farklılaştıramadığı ihtiyaçlarda buluşan ve benzeşen insan… Onun Doğulu veya Batılı, erkek veya dişi, zenci veya beyaz olması fark etmiyor. İnsan; ölüm, aşk gibi konularda benzer […]

Daha fazla oku
On haslet

Şimdi sayacağım hasletler, nefislerini muhasebe eden azimet sahibi Allah dostlarının tecrübe etmiş oldukları şeylerdir. Onlar bu hasletlere sahip olduklarında, bunları yerine getirdiklerinde, Allah’ın izni ile yüksek derecelere ulaşmışlardır: Bunlar elbette ki azimetin kuvvetine, heva ile mücadele­deki kararlılığa göredir. Yani azimeti kuvvetli olan, kararlılık sahibi olan kimse, Allah’ın izni ile hevasına karşı muhalefet etme konusunda kuvvetlenir. […]

Daha fazla oku
Tevbenin ve Allah’a yönelmenin başlangıcı

Ebu Cafer Muhammed b. Musa ile aramızda şöyle bir konuşma geçti: Ben dedim ki: “Allah sana merhamet etsin, Allah’a varan yolun başı nedir?” Dedi ki: “Allah’ın bildirdiği şekilde Allah’a dönmektir.” Ben: “Peki, Allah’a dönmenin manası nedir?” dedim. O: “Tevbedir delikanlı!” dedi ve ekledi: “Bak, Said b. Cübeyr; ‘Allah tevbe edenler için çok bağışlayıcıdır.'(isra, 17/25) ayetindeki ‘tevbe edenler’ kelimesinin anlamının, […]

Daha fazla oku