Muhyiddin İbn Arabi
Kimyâ-i Saadet:Her Şey Kemali Talep Eder26 Eylül 2026
Arif
15:45 - 24 Ağustos 2016
11. Kaide: Tasavvufa girmeye kimlerin ehildir. Her şeyin ehli, vechi, mahalli bir de hakikati vardır. Tasavvufa ehil olmak, teveccühünde sadık, sevgisinde samimi, muhakkik arife, insaflı öğrenciye, hakikatlere bağlı âlime, kolaylıkları önceleyip cehaleti kendine yük etmeyen, iddiasız, araştırması sathi olmayan fakihe mahsus bir meziyettir. Ancak, aptal halk, ilimden yüz çeviren talebe, tanınmış/önde gelen fakihleri taklitte samimi […]
Arif
02:44 - 22 Haziran 2016
0 Yorumlar
Çeviren: Ferzende İDİZ Özet: Bu çalışma, daha çok zâhir ilimler alanında tanınmış, altı yüz hatta bazı rivâyetlere göre bin iki yüz kadar eser yazmış olan önemli âlimlerden İmâm Suyûtî’nin İbn Arabî’yi adeta savunusu mahiyetinde olan Tenbihü’l-ğabî bi tebrieti İbn Arabî adlı eserinin tercümesidir. İlk andan itibaren olumlu ve olumsuz bir çok eleştiriye maruz kalmış olan […]
Arif
01:24 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Ne dersin, Ebû Cehil ve Ebû Leheb Kur’ân’ı anladılar mı anlamadılar mı? Arapça ve harf yönüyle anladılar, ancak onun hakikatine karşı kördüler. Kur’ân onlardan şöyle haber verdi: “Onlar birtakım sağırlar, dilsizler, körlerdir.”(Bakara,18) Ey Aziz! Bil ki Kur’ân müşterek lafza delalet eder. Yâni bâzen Kur’ân lafzıyla onun harf ve kelimeleri kastedilir, bu mecâzîdir. Bu makamda kâfirlerin […]
Arif
01:09 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
…Hz. Isâ kemal ve yücelik sâhibi olduğu için ona Rûhu’l-Kudüs elbisesini giydirmiş ve onu bütünüyle ruh yapmışlardı. “Onu Rûhu’l-Kudüs ile teyit ettik.”(Bakara,253) âyeti bu mânâda gelmiştir. Adem ve Adem sıfatlıların, başkalarına karşı kerâmet ve fazilete sâhip olmaları “Katından bir ruh ile onları desteklemiştir.”(Mücadele,22) âyetinde ifade edilen ruh ile desteklenmeleri sebebiyledir. Rûhu Allah âleminden bedene […]
Arif
01:04 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Ey Aziz! Kul ile küfür arasında namazın terki vardır.” sözünden ne anladın? “Allahu ekber” niyetini işittin, şimdi de “Fâtihat-ül-kitab’ı dinle ki Muhammed Mustafa şöyle demiştir: “Fâtihasız namaz olmaz.” Ey Aziz! Hiç “Rabbime gidiyorum”a(Saffat,99)doğru yol aldın mı? Hiç “Allahu ekber” dediğinde mülk ve melekûtun varlığının yok olduğunu gördün mü? Hiç tekbirde “mahv”dan sonra “isbât”ı gördün mü? […]
Arif
00:53 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Ey Aziz! Bil ki halk-ı cihan üç kısımdır. Allah onları üç çeşit fıtrat ve hilkat üzere yaratmıştır. Halk-ı cihanın birinci kısmı şekil ve sûret bakımından insana benzerler fakat insanın mânâ ve hakikatinden uzaktırlar. Kurân bu kimseler hakkında şöyle haber vermektedir: “Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta yolca daha da sapkındırlar.”(Furkan,44) Neden böyledirler? Zira onlar hakkında “İşte […]
Arif
00:42 - 28 Mayıs 2016
0 Yorumlar
Bil ki Hz. Muhammed’in (s.a.v) dış özelliklerine bakıp onu zahirî bir gözle değerlendirenler hakkında “Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.”(Araf,198) âyeti gelmiştir. Ey Aziz! Diyorum ki yoksa sen Kur’ân’da “Size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.”(Maide,15) âyetini hiç okumadın mı yâhut bu âyeti hiç duymadın mı? Hz. Muhammed’e nur denilir, Allah’ın kelâmı […]
Yusuf Aslan
18:15 - 27 Şubat 2016
0 Yorumlar
Müridin biri, gün gelmiş, intisab ettiği şeyhin, gerçekten de “hak bir şeyh” olup olmadığından kuşkuya düşmüş. Uzun bir müddet tereddütler geçirdikten sonra, ”istihare”ye yatıp şeyhinin hak olup olmadığını (düşünde vâki olacak bir işaret aracılığıyla) anlamak istemiş. Hemen o gece istihareye yatmış. Rüyasında bir de ne görsün, şeyh efendi, cehennemin ortasında, alevler içinde, hem de cayır […]
Arif
20:51 - 19 Şubat 2016
0 Yorumlar
Dinin tıpkı bir madalyon gibi iki tarafı, iki yüzü vardır. Bir yüzde temizlikten ibadetlere, haram ve helallerden ticaret hayatına kadar uzanan kurallar, emir ve yasaklar… Diğer yüzde ise insanın iç dünyasını, gönlünü, akleden ve hisseden bir varlık olarak duruşunu, bakışını, sevgisini, nefretini konu alan derunî boyut… Yani “zahir” ve “bâtın”. Yüce dinimiz insanın bu […]
Arif
03:30 - 17 Şubat 2016
0 Yorumlar
Özel olarak Tasavvuf tarihiyle ve genel olarak İslamî ilimlerin tarihiyle ilgilenenlerin çok iyi bildiği üzere İslam’ın diğer sahalarında olduğu gibi Tasavvuf sahasında da bir kısım anlayış ve uygulamaların zaman zaman ve yer yer istikametten saptığı görülmüştür. Bu, eşyanın tabiatındandır. Zira insan; mesleğine, meşrebine, içinde bulunduğu dinî ve sosyal çevreye bağlı olarak birinci derecede […]

0 Yorumlar