Muhyiddin İbn Arabi
İnsan Seçiminde Belirleyici Unsur:İstidad27 Eylül 2026
Arif
17:50 - 3 Ekim 2015
Çoğu zaman insanın başını derde sokan şu dört şeydir: * Gözün, * dilin, * kalbin, * arzun. * Gözüne sahip çık, onunla helal olmayan şeye bakma. * Diline sahip ol, Allah Taâlâ’nın kalbinde olduğunu bildiği şeyin aksini söyleme. * Kalbine dikkat et, gönlünde hiç bir Müslüman için kin ve haset hissi bulunmasın. * Arzuna sahip […]
Arif
17:47 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Akıl bağımlıdır… • Kalp ise bağımlı değildir… • Kalp aklın ötesindedir. Hakikatin gerçekten bilinmesi ancak kalp iledir. Muhyiddin İbn Arabi İnsan, samimiliğini kaybettiği anda Allah’tan uzaktadır. Samimilik, kalbinin yolunda yürümek demektir. Nurettin Topçu Hisse: • Duyularımız zaman ve mekânla sınırlıdır, aklımız zaman ve mekanın ötesini ne olduğunu değil, ne olmadığını kavrayabilir ancak. • Ruhumuz ise […]
Arif
17:45 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Psikoloji adına ortaya konulan her teori Psikoloji adına bağlayıcı değildir. Fizik adına ortaya konulan her teori Fizik adına bağlayıcı değildir. Ama Psikoloji ve Fizik adına psikolog ve fizikçiler tarafından genel kabul görmüş olan teoriler nisbeten bağlayıcıdır ama bunlar bile yeni bilgiler ışığında değişebilir. Şimdi Dinî ilimlere gelirsek: Tefsir ilmi adına ortaya konulan her yorum Tefsir […]
Arif
17:25 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Mevlana gam/hüzün konusunda sıradışı bir yorum yapar: Mevlana’ya göre gam/hüzün gönül dalındaki sararmış, kurumuş yaprakları ayırır, daldan yeni ve yeşil yapraklar bitmesine yardım eder, insanın içini yeniler: Her gün, gönüle gelen düşünce o gün, sabah çağt gelen konuğa benzer, ev sahibine hükmeder, huysuzlukta bulunur. Ev sahibi olmanın şanı, konuğu görüp gözetmek, ağırlamak ve nazını çekmektir. […]
Arif
17:15 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Duyularımız gerekli mi gerekli, gözümüz olmadan göremeyiz, kulağımız işitemeyiz. Ama gördüğümüz ve işittiğimiz şeyin ne olduğunu bilmek için duyularımız yetmez akla ihtiyacımız vardır. Aklımız var, lazım mı lazım, aklımız olmasa düşünemeyiz. Düşünemezsek hayvanlardan bir farkımız kalmaz zaten. Duyularımız aklımızın, aklımız duyularımızın yerine geçebilir mi? – Kesinlikle hayır. Duyularımız fiziksel âlemde işe yarar, nesneleri görürüz, çiçekleri […]
Arif
17:12 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
ÂH! Allah isminin ilk ve son harfi bir araya getirilirse, “Âh” meydana çıkar. Âh, Allah isminin kısa yazılış şeklidir. O halde “Âh”, Allah demektir. Sûfi’nin “Âh” demesi, Allaha sığınması demektir. Fuzûlinin divanının gazeller kısmında “Âh”ın geçtiği ilk beyitte Allaha seslenir: Yok bende bir amel sana şâyeste Âh eğer amalime göre vere bişâret-i afv-i hatâ bana […]
Arif
17:07 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Hacı Bektaş Veliye ait “Eline, diline, beline sahip ol!” sözü, Sûfi Yolunda çok önemli bir ilkedir. Bu sözde geçen “el”in esi (elif) harfi, “dirin dsi (dal) harfi, “berin b’si (be) harfi Arapça’ya göre bir söz oyunuyla bitiştirilirse ortaya “edeb” kelimesi çıkar. Sûfi Yolunda edebin çok özel bir yeri vardır. Bunun için “Edeb Ya Hû” […]
Arif
17:29 - 2 Ekim 2015
0 Yorumlar
Sûfiler, “dünyayı kınarken dünyanın amaç haline getirilmesini eleştirmişlerdir. Yoksa dünyanın araç olarak kullanılması zaten kaçınılmazdır. Kuranda da bir yanda semavat (göklerde) ve arzda ( yeryüzünde) olanların “Allah’ın ayetleri” (varlığının tanıkları) olduğu vurgulanırken öbür yandan dünya hayatının (el-hayatu’d-dünya) “oyun ve eğlence” olduğu vurgulanır. Eğer dünya yalnızca bir araç olarak kullanılırsa, insan için Allah’ın ayeti olur. Ama […]
Arif
23:34 - 30 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bir tür anlayış İslâm’ı nasıl hayatın dışında sanıyorsa, tasavvufu da İslâm’ın dışında sananlar bulunmaktadır. Tasavvufun Hristiyan rahiplerinin yaşayışından ilham alındığını iddia edenler olduğu gibi, onu Grek felsefesine veya Hint düşüncesine bağlayan farklı görüş ve iddia sahipleri de var. Bir Müslüman’ın cehlinden dolayı düştüğü yanlışa bakarak “İslâm budur” diye bir hükme varmak ne kadar doğru ise, […]
Arif
17:16 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bizi sırat-ı müstakime ulaştır….Ayet Meali Tefsiri Bizi sırat-ı müstakime ulaştır. O nimet verdiklerinin, gazap ettiklerinin yoluna veya sapkınların yoluna değil’ Ayeti Tümel kul, Hakka ‘Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz.’dediğinde, Hak ona şöyle der: -‘Bana kulluk etmenin anlamı nedir?’ Buna kul şöyle karşılık verir: -‘Cem ve tefrika (birlik ve ayrım) makamında tevhidin sabit olması’ Kurtuluşun […]

0 Yorumlar