Felsefe
Din ve Ahlak5 Haziran 2026
Arif
17:15 - 3 Ekim 2015
Duyularımız gerekli mi gerekli, gözümüz olmadan göremeyiz, kulağımız işitemeyiz. Ama gördüğümüz ve işittiğimiz şeyin ne olduğunu bilmek için duyularımız yetmez akla ihtiyacımız vardır. Aklımız var, lazım mı lazım, aklımız olmasa düşünemeyiz. Düşünemezsek hayvanlardan bir farkımız kalmaz zaten. Duyularımız aklımızın, aklımız duyularımızın yerine geçebilir mi? – Kesinlikle hayır. Duyularımız fiziksel âlemde işe yarar, nesneleri görürüz, çiçekleri […]
Arif
17:12 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
ÂH! Allah isminin ilk ve son harfi bir araya getirilirse, “Âh” meydana çıkar. Âh, Allah isminin kısa yazılış şeklidir. O halde “Âh”, Allah demektir. Sûfi’nin “Âh” demesi, Allaha sığınması demektir. Fuzûlinin divanının gazeller kısmında “Âh”ın geçtiği ilk beyitte Allaha seslenir: Yok bende bir amel sana şâyeste Âh eğer amalime göre vere bişâret-i afv-i hatâ bana […]
Arif
17:07 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Hacı Bektaş Veliye ait “Eline, diline, beline sahip ol!” sözü, Sûfi Yolunda çok önemli bir ilkedir. Bu sözde geçen “el”in esi (elif) harfi, “dirin dsi (dal) harfi, “berin b’si (be) harfi Arapça’ya göre bir söz oyunuyla bitiştirilirse ortaya “edeb” kelimesi çıkar. Sûfi Yolunda edebin çok özel bir yeri vardır. Bunun için “Edeb Ya Hû” […]
Arif
17:29 - 2 Ekim 2015
0 Yorumlar
Sûfiler, “dünyayı kınarken dünyanın amaç haline getirilmesini eleştirmişlerdir. Yoksa dünyanın araç olarak kullanılması zaten kaçınılmazdır. Kuranda da bir yanda semavat (göklerde) ve arzda ( yeryüzünde) olanların “Allah’ın ayetleri” (varlığının tanıkları) olduğu vurgulanırken öbür yandan dünya hayatının (el-hayatu’d-dünya) “oyun ve eğlence” olduğu vurgulanır. Eğer dünya yalnızca bir araç olarak kullanılırsa, insan için Allah’ın ayeti olur. Ama […]
Arif
23:34 - 30 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bir tür anlayış İslâm’ı nasıl hayatın dışında sanıyorsa, tasavvufu da İslâm’ın dışında sananlar bulunmaktadır. Tasavvufun Hristiyan rahiplerinin yaşayışından ilham alındığını iddia edenler olduğu gibi, onu Grek felsefesine veya Hint düşüncesine bağlayan farklı görüş ve iddia sahipleri de var. Bir Müslüman’ın cehlinden dolayı düştüğü yanlışa bakarak “İslâm budur” diye bir hükme varmak ne kadar doğru ise, […]
Arif
17:16 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bizi sırat-ı müstakime ulaştır….Ayet Meali Tefsiri Bizi sırat-ı müstakime ulaştır. O nimet verdiklerinin, gazap ettiklerinin yoluna veya sapkınların yoluna değil’ Ayeti Tümel kul, Hakka ‘Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz.’dediğinde, Hak ona şöyle der: -‘Bana kulluk etmenin anlamı nedir?’ Buna kul şöyle karşılık verir: -‘Cem ve tefrika (birlik ve ayrım) makamında tevhidin sabit olması’ Kurtuluşun […]
Arif
17:06 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Sebepler Perdesi ‘Âllah Teâlâ eşyayı yaratıp emir ve yaratmanın âlemlerin rabbi olan münezzeh Hakka ait olduğunu söylemiştir. Bunun için Allah sebepleri yerleştirmiş, onları kendisi için perde haline getirmiştir. Bu sebepler kendilerini perde olarak görenleri O’na ulaştırırken onları rab edinenleri O’ndan uzaklaştırır. Sebepler kendi mertebelerinde artlarında Hakkın bulunduğunu ve yaratıcılarına bitişik olmadıklarını bildirirler. Çünkü sanat yapıcısını […]
Arif
17:02 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Erkek ve Kadın Sevgi ve merhamet, bütüne parçayı parçaya bütünü istetir. Bu sayede ikisi kaynaşır ve kaynaşmadan çocuklar doğar, kendilerine de ‘ebeveyn’ denilir. Çocukların varlığı babalar için daha önce olmayan yeni bir hüküm ortaya çıkartır ki, o da babalıktır. Rab ise, öyle değildir. Allah ezelde Rabdir, çünkü mümkün imkân halinde ezeli olarak imkânla nitelenmiştir. Mümkünün […]
Arif
16:56 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Asıl ve Feri Hükümlerde İçtihadın Meşru Sayılması ve Görüş Ayrılıklarının Geçerli Sayılması Rahman’ın Nefesindendir Müçtehidin verdiği hüküm, kendisinin onaylamasıyla Hak yönünden geçerlidir. Hak, söz konusu hükmü müçtehit adına meşru bir hüküm saymıştır ve hükümlerde bir karşıtlık bulunsa bile içtihat hükmüne karşı çıkmayı yasaklamıştır. Böylelikle Allah, iki karşıt hükmü de onaylamış, bu konuda iki müçtehidin de […]
Arif
16:54 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Hacer-i Esved’in Siyahlığı Tirmizî, İbn Abbas’ın şöyle dediğini aktarır: Hz. Peygamber şöyle der: ‘Hacer-i esved cennetten sütten daha beyaz bir halde inmişti. Âdemoğlunun günahları onu karartmıştır., Ebu Isa şöyle der: Hadis, hasen-sahih hadistir. Âdem’in hatası olmasaydı, dünyada efendiliği ortaya çıkmayacaktı. Hata Âdem’i efendi yapan ve ona seçilmişliği kazandıran şeydir (İbn Arabî burada siyah anlamındaki sevd ile […]

0 Yorumlar