İnsanın Başını Derde Sokan Dört Şey

Çoğu zaman insanın başını derde sokan şu dört şeydir: * Gözün, * dilin, * kalbin, * arzun. * Gözüne sahip çık, onunla helal olmayan şeye bakma. * Diline sahip ol, Allah Taâlâ’nın kalbinde olduğunu bildiği şeyin aksini söyleme. * Kalbine dikkat et, gönlünde hiç bir Müslüman için kin ve haset hissi bulunmasın. * Arzuna sahip […]

Daha fazla oku
Kalp,Aklın Ötesindedir

Akıl bağımlıdır… • Kalp ise bağımlı değildir… • Kalp aklın ötesindedir. Hakikatin gerçekten bilinmesi ancak kalp iledir. Muhyiddin İbn Arabi İnsan, samimiliğini kaybettiği anda Allah’tan uzaktadır. Samimilik, kalbinin yolunda yürümek demektir. Nurettin Topçu Hisse: • Duyularımız zaman ve mekânla sınırlıdır, aklımız zaman ve mekanın ötesini ne olduğunu değil, ne olmadığını kavrayabilir ancak. • Ruhumuz ise […]

Daha fazla oku
Tasavvufa Dair Genelleme Hataları

Psikoloji adına ortaya konulan her teori Psikoloji adına bağlayıcı değildir. Fizik adına ortaya konulan her teori Fizik adına bağla­yıcı değildir. Ama Psikoloji ve Fizik adına psikolog ve fizikçiler tara­fından genel kabul görmüş olan teoriler nisbeten bağlayıcı­dır ama bunlar bile yeni bilgiler ışığında değişebilir. Şimdi Dinî ilimlere gelirsek: Tefsir ilmi adına ortaya konulan her yorum Tefsir […]

Daha fazla oku
Hüzün İnsanın İçini Yeniler

Mevlana gam/hüzün konusunda sıradışı bir yorum ya­par: Mevlana’ya göre gam/hüzün gönül dalındaki sararmış, kurumuş yaprakları ayırır, daldan yeni ve yeşil yapraklar bit­mesine yardım eder, insanın içini yeniler: Her gün, gönüle gelen düşünce o gün, sabah çağt gelen ko­nuğa benzer, ev sahibine hükmeder, huysuzlukta bulunur. Ev sahibi olmanın şanı, konuğu görüp gözetmek, ağırlamak ve nazını çekmektir. […]

Daha fazla oku
Duyularımız,Aklımız ve Nihayet Kalbimiz;Hangisi Hangisinin Alternatifi Olabilir?

Duyularımız gerekli mi gerekli, gözümüz olmadan gö­remeyiz, kulağımız işitemeyiz. Ama gördüğümüz ve işittiğimiz şeyin ne olduğunu bil­mek için duyularımız yetmez akla ihtiyacımız vardır. Aklımız var, lazım mı lazım, aklımız olmasa düşüne­meyiz. Düşünemezsek hayvanlardan bir farkımız kalmaz zaten. Duyularımız aklımızın, aklımız duyularımızın yerine geçebilir mi? – Kesinlikle hayır. Duyularımız fiziksel âlemde işe yarar, nesneleri görü­rüz, çiçekleri […]

Daha fazla oku
Ah ! , Allah Hu !

ÂH! Allah isminin ilk ve son harfi bir araya getirilirse, “Âh” meydana çıkar. Âh, Allah isminin kısa yazılış şeklidir. O hal­de “Âh”, Allah demektir. Sûfi’nin “Âh” demesi, Allaha sığın­ması demektir. Fuzûlinin divanının gazeller kısmında “Âh”ın geçtiği ilk beyitte Allaha seslenir: Yok bende bir amel sana şâyeste Âh eğer amalime göre vere bişâret-i afv-i hatâ bana […]

Daha fazla oku
”Eline,Diline,Beline Sahip Ol”

  Hacı Bektaş Veliye ait “Eline, diline, beline sahip ol!” sözü, Sûfi Yolunda çok önemli bir ilkedir. Bu sözde geçen “el”in esi (elif) harfi, “dirin dsi (dal) harfi, “berin b’si (be) harfi Arapça’ya göre bir söz oyunuyla bitiştirilirse ortaya “edeb” kelimesi çıkar. Sûfi Yolunda edebin çok özel bir yeri vardır. Bunun için “Edeb Ya Hû” […]

Daha fazla oku
Sufiler Dünya İşlerinden Uzak mı Durur ?

Sûfiler, “dünyayı kınarken dünyanın amaç haline geti­rilmesini eleştirmişlerdir. Yoksa dünyanın araç olarak kulla­nılması zaten kaçınılmazdır. Kuranda da bir yanda semavat (göklerde) ve arzda ( yeryüzünde) olanların “Allah’ın ayetle­ri” (varlığının tanıkları) olduğu vurgulanırken öbür yandan dünya hayatının (el-hayatu’d-dünya) “oyun ve eğlence” ol­duğu vurgulanır. Eğer dünya yalnızca bir araç olarak kulla­nılırsa, insan için Allah’ın ayeti olur. Ama […]

Daha fazla oku
Tasavvuf

Bir tür anlayış İslâm’ı nasıl hayatın dışında sanıyorsa, tasavvufu da İslâm’ın dışında sananlar bulunmaktadır. Tasavvufun Hristiyan rahiplerinin yaşayışından ilham alındığını iddia edenler olduğu gibi, onu Grek felsefesine veya Hint düşüncesine bağlayan farklı görüş ve iddia sahipleri de var. Bir Müslüman’ın cehlinden dolayı düştüğü yanlışa bakarak “İslâm budur” diye bir hükme varmak ne kadar doğru ise, […]

Daha fazla oku
İbn Arabi – Futuhat-ı Mekkiye,cild:1 Notlarım

Bizi sırat-ı müstakime ulaştır….Ayet Meali Tefsiri Bizi sırat-ı müstakime ulaştır. O nimet verdiklerinin, gazap ettiklerinin yoluna veya sapkınların yoluna değil’ Ayeti Tümel kul, Hakka ‘Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz.’dediğinde, Hak ona şöyle der: -‘Bana kulluk etmenin anlamı nedir?’ Buna kul şöyle karşılık verir: -‘Cem ve tefrika (birlik ve ayrım) makamında tevhidin sabit olması’ Kurtuluşun […]

Daha fazla oku