Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
16:15 - 12 Eylül 2014
Gözlere apaçık zahir olan Hak Teâlâ örtülü değildir. Perdeli olan ancak nefsanî sıfatlarla sıfatlı olan insandır. Hakk’a kavuşmak isteyen kimsenin öncelikle nefsanî sıfatlardan ve tabiî kesafetinden temizlenmesi gerekir. Hak Teâlâ vacibü’l-vücûd olduğundan O’nun perdelenmesi muhaldir. İnsan ise “var gibi görünen yok” olduğundan örtülür, kaybolur. Hakk’a bir şey perde olsaydı Hakk’ın varlığını kısıtlardı. Kısıtlayan ise kısıtladığına […]
Arif
17:42 - 9 Eylül 2014
2 Yorumlar
İmam Ahmed Hazretleri,bir gün Ahmed Bin Ebi’l Havari’ye rasladı ve ondan üstadı Ebi’l Süleyman’dan bir kıssa anlatmasını istedi. Ebi’l Havarı Hazretleri söyleyeceklerinin pek acayip olduğunu belirterek: “Önce sübhanallah deyiniz!” dedi. Hanbel Hazretleri bunun üzerine uzunca bir “sübhanallah!” çekince şöyle nakletti: “Üstadım Süleyman Dârânî şöyle buyururlardı: İnsan nefsleri, eğlenceyi ve günah işlemeyi bırakır ve bu halde […]
Arif
17:34 - 9 Eylül 2014
0 Yorumlar
‘Duanın kabulünün gecikmesi ümitsizlik ve usanç vermemelidir. Mademki Mü’min suresi 60. ayetinde duaya icabet edeceğini vaat etmiştir, kabul eserlerinin erken veya geç ortaya çıkmasında başka hikmet bulunduğu düşünülmelidir. Hekim hastanın istediği gibi değil, hastalığın gerektirdiği şekilde tedavi eder. Cenab-ı Hak da bu hikmet şifahanesinde tabii hallerin ve nefsanî arzuların hastası olan kullarına tedavi kabilinden olan […]
Arif
17:23 - 9 Eylül 2014
0 Yorumlar
Kul mutluluğu kendi iradesinde değil, Hakk’ın iradesinde aramalıdır. Çünkü Cenab-ı Hak işlerin sonunu bilir. Başta görülen hal işin sonunu ve gerçek durumunu değiştiremedi başta kötü görülen haller, güzel ve iyi olarak ortaya çıkabildiği gibi, güzel görülen çok işlerin sonu kötü gelebilir. Bakara Suresi 216. ayeti bu hikmeti gösterir: “Hoşlanmadığınız birşey hakkında da hayır olabildiği gibi, […]

0 Yorumlar