Muhyiddin İbn Arabi
Kimyâ-i Saadet:Her Şey Kemali Talep Eder26 Eylül 2026
Arif
16:56 - 27 Ağustos 2015
Asıl ve Feri Hükümlerde İçtihadın Meşru Sayılması ve Görüş Ayrılıklarının Geçerli Sayılması Rahman’ın Nefesindendir Müçtehidin verdiği hüküm, kendisinin onaylamasıyla Hak yönünden geçerlidir. Hak, söz konusu hükmü müçtehit adına meşru bir hüküm saymıştır ve hükümlerde bir karşıtlık bulunsa bile içtihat hükmüne karşı çıkmayı yasaklamıştır. Böylelikle Allah, iki karşıt hükmü de onaylamış, bu konuda iki müçtehidin de […]
Arif
16:54 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Hacer-i Esved’in Siyahlığı Tirmizî, İbn Abbas’ın şöyle dediğini aktarır: Hz. Peygamber şöyle der: ‘Hacer-i esved cennetten sütten daha beyaz bir halde inmişti. Âdemoğlunun günahları onu karartmıştır., Ebu Isa şöyle der: Hadis, hasen-sahih hadistir. Âdem’in hatası olmasaydı, dünyada efendiliği ortaya çıkmayacaktı. Hata Âdem’i efendi yapan ve ona seçilmişliği kazandıran şeydir (İbn Arabî burada siyah anlamındaki sevd ile […]
Arif
16:49 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Kısa Notlar Kulların fiilleri kendilerinden meydana gelmiş olsa bile, Allah olmasaydı onlar adına herhangi bir fiilin ortaya çıkması mümkün değildi. Bu ölçüt, amellerin görünüşte kullara izafesiyle o fiillerin Allah tarafından yaratılmış olmasını birleştirir. Şu ayette buna gönderme vardır: ‘ Sizi ve yapmakta olduklarınızı yaratan Allahtır’’ Yani, yaptığınız işleri de Allah yarattı. Böylece Allah, yapmayı kullara, […]
Arif
16:44 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Allah’ın Sevdiği Kullarını Sınaması Allah, velilerini sever. Seven ise, sevdiğini üzmez. Dünyada, O’nun velilerinden daha çok eziyet ve bela gören yoktur. Onlar, Allah’ın peygamberleri, nebileri ve tabileri hakkında manaları korunmuş kimselerdir. Onlar, Allah’ın sevdiği kimselerken bu belayı nasıl hak etmişlerdir? Allah şöyle der:”Onları sever, onlar da Allah’ı sever.’’ Bela bir iddiayla birlikte olabilir. Bir şeyi […]
Arif
16:40 - 27 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Allah’ın Alemi Yaratmasının Gayesi Allah cinsleri, türleri yaratmış, âlemdeki bireyleri izhar etmiştir. Yaratmanın gayesi, yaratılmışa bakmakla onu Yaratana ulaştıracak bilgiyi elde etmemizdir. Başka bir ifadeyle Allah herhangi bir şeyi onu değersiz görelim diye yaratmadı. Demek ki yaratılmış bir şeye yönelmek, onu (tanımak için) ısrarlı olmak ve onu sevmek zorunluluktur. Çünkü âlem (ve yaratılmış her şey), […]
Arif
17:20 - 22 Ağustos 2015
0 Yorumlar
75.MEKTUP Mirza Bedîüzzaman’a yazılmıştır Önce akideyi düzeltmek, sonra fıkhın bilinmesi gereken hükümlerini öğrenmek gerektiği; iki cihanın efendisine tâbi olmaya teşvik Allah Sübhânehû sîzlere selamet ve afiyet ihsan eylesin. Bilmek gerekir ki; dünya ve ahiret saadetinin temini, peygamberlerin efendisi Resûl-i Ekrem’e, Ehl-i sünnet âlimlerinin açıkladığı şekilde tâbi olmaya bağlıdır. Allah o âlimlerin bu yoldaki gayret ve […]
Arif
17:17 - 22 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Ey oğul! *Dünya nedir bilir misin? Kadınlar, oğullar, mallar, şan, şöhret, liderlik, eğlence ve oyun gibi seni Hak Sübhânehû’dan uzaklaştıran ve O’na ulaşmanı engelleyen her şey dünyadır. Boş şeylerle meşgul olmak da dünyaya dâhildir. Ahiret işleriyle ilgisi olmayan ilimler de dünyadan kabul edilir. Astronomi, mantık, geometri, aritmetik vb. faydasız ilimleri tahsil etmek faydalı olsaydı filozoflar […]
Arif
17:15 - 22 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Aziz kardeşim! Bilmelisin ki, ebedî kurtuluşa erişmek için üç temel esasın elde edilmesi insan için mutlaka gereklidir. Bu üç esas ilim, amel ve ihlâstır. İlim iki kısımdır. Bir kısım vardır ki, bundan maksat ameldir. Bu ilmin açıklamasını/ifa/ı ilmi üstlenmiştir. Diğer bir kısım vardır ki, bundan maksat da sadece kalp için yakîn (kesin kanaat) ve inanç […]
Arif
17:02 - 22 Ağustos 2015
0 Yorumlar
Bilmelisin ki, bu dünya dış görünüşü itibariyle tatlıdır. Görünüşte bir cazibeye sahiptir. Fakat o gerçekte öldürücü zehir ve boş bir metadır. Dünyaya dönük olan alaka ve irtibatın arkasında bir fayda yoktur. Dünyanın makbul gördüğü kimse rezil, ona kendini kaptıran da delidir. O tıpkı altınla donatılmış pislik ve şekere bandırılmış zehir gibidir. Akıllı kimse odur ki, […]
Arif
16:26 - 21 Ağustos 2015
0 Yorumlar
43.MEKTUP Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhârî’ye göndermiştir Tevhidin, vahdet-i vücûd ve vahdet-i şühûd olmak üzere ikiye ayrıldığı, kişiye gerekli olanın vahdet-i şühûd olduğu Allah size selamet versin, şahsınızı lekeleyecek şeylerden sizi muhafaza etsin, sizi zedeleyecek şeylerden korusun… Tasavvuf ehline göre iki çeşit tevhid vardır: vahdet-i şühûd ve vahdet-i vücûd. Vahdet-i şühûd, tek olanı müşahede etmektir. […]

0 Yorumlar