Menkıbeler

Menkıbe, Şark toplumlarının en önemli hikâye anlatım biçimlerinden biridir. Menkıbeler, tasavvuf anlayışının bir yansıması olarak velilerin kerametlerinin, İs­lâm’ın iyilik, doğruluk, hakikat mesajlarının, din büyüklerinin hikmetlerinin “hi­kâye” edildiği kısa, öz, hikmetli anekdotlar, fıkralar, hikâyeciklerdir. Sözlü men­kıbeler, yazılı hâle gelince menakıpname olarak adlandırılırlar. Menakıpname, İs­lâm coğrafyasında tasavvufi hareketin gelişmesine, yaygınlaşmasına paralel ola­rak bazen yoğunlaşmış, bazen azalmış, günümüzde […]

Daha fazla oku
Tasavvufun Kaynağı Gerçekten Hind, Yunan veya Zerdüşt lük mü?

Bu bapta biraz da çağdaş sûfîlere bakalım. Görebildiğimiz kadarıyla tasavvu­fun menşei konusuyla ilgilenmiş ve bu hususta daha tatmin edici şeyler söylemiş bir XX. yüzyıl sûfîsi -üstelik Hind ve diğer Doğu mistisizmlerinin çok iyi tanıyan- Rene Guenon’dur. Bir eserinde yer alan İslâm tasavvufu konulu makalesinde; İs­lâm’ı içinde sahih geleneği barındıran bir din olarak gördüğünü belirterek önemli […]

Daha fazla oku
Haram Aşk’tan Allah Aşkına Varılmaz

Aşıklık ille de şöyle tecellî eder diye kaide ile îzah edilecek durumda değildir. Hiç olmadık şeylerden Allah aşkına yol bulunabilir. Bazen de Hz. Allah, aşkını doğrudan kuluna ihsan edebilir. Bu ve buna benzer bazı beyitlerden dolayı Hz. Pîr’in çok sarih şekilde anlattığı mânâlar çarpıtılmak da istenmiştir, işte 77. beyitte geçen “gerek bu baştan, gerek öbür […]

Daha fazla oku
Nefes Arası Bir Latife

Bu lâtife öyle bir latife ki isteyen okusun, gönül isterse artlasın, gönlü istediği halde anlamayan sırtındaki heybeye koyuversin. Dağarcıkta bulunsun, bakarsın bir gün lâzım olur, Ama anlamayan hemen inkâr etmesin… Derler ki kâinattaki bütün zuhûrat, âlemler, hilkat, hepsi 28 harfte açıklanmıştır. Bu harflerin hepsi noktanın eğilip bükülmesiyle oluşmuştur. 28 harf 28 mertebeye de işâret eder, […]

Daha fazla oku
Vicdan

‘Vicdan’, Arapça v-c-d (vecd, bulmak) kökünden gelir.İîmân cevherinin farkında olmayan kişinin vicdanı olması mümkün değildir. Bu îmândan ve kendisindeki cevherden bihaber yaşayan, vicdanlıymış gibi davranan kişi imansız olduğu halde mümin gibi görünen münâfık gibidir;Din, aşk, hak, güzellik, cennet, hizmet, sevap gibi kavramlar  hâin insanların eline düştüğünde ‘su-i istimal’ edilmiş bozul-muş deformasyona uğramıştır. Bu anlam kargaşasından […]

Daha fazla oku
Mesele sadece sevmekte değil

Mesele sadece sevmekte değil.Çünkü Hz İsa’ya Allah’ın oğlu diye iftira atanlar Hz İsa’yı sevdiklerini iddia ediyorlardı.Koskoca bir peygamberin getirdiği şeriat ve din bozulur da veli bir zatın yolu bozulmaz mı?Tarihte bazı tarikatlar buna mâruz kalmışlardır, Hacı Bektaşi Veli’nin adab,erkân ve yaşayışıyla bugün kaç kişi amel etmektedir? Mesele, sadece takım tutar gibi sevmek değil; Allah’ın sevdiği […]

Daha fazla oku
Kader ve Kaza Nedir ?

Kader,Allah Teala’nın her şeyi bilmesidir.Kaza ise o bilinenin mahlukatı tarafından da zahir olmasıdır. Yani bizim başımıza gelen hadiseler ve yaptığımız işler, Hak celle ve ala hazretleri bildiğinden mecbur olduğumuz fiiller değildir. Kader tabiri caizse kulun Allah’ına sürpriz yapamaması demektir. Her yaptığımız fiilin muhakkak neticesi vardır. Bunun zuhuruna kaza denir. Benim muhterem hocalarımdan biri şöyle anlatırdı: […]

Daha fazla oku
Kur’ânı Kerim Kelâmullahtır, Mahlûk Değildir

Kuran-ı Kerim’in bize sonradan gelmiş olması onun mahluk olduğunu göstermez, Bizler kainat, yani oluş,yaradılış  dâiresindeyiz. Kur’ân-ı Kerim ise bizim dairemizde indirilmiş ve ancak bizim idrak edeceğimiz kısmıyla bildirilmiştir, O sebepten dolayı aslında Kur’an’ı Kerîm Cemalullahtır.Söz burada biter. Görmeye göz, göstermeye kudret lâzımdır, Kainat mahlûktur ama Kuran-ı Kerîm, Allah Tealâ’nın ilmiyle mahlûk değildir. Bizim âlemimize yansıması […]

Daha fazla oku
Besmele Hakkında Bir Nükte

Bazı âlimler demişler ki besmelenin başındaki b harfinin noktası, ‘ol’ emriyle nur-ı Muhammedi’nin oluşumuna işârettir. Sin harfine geçiş, insanın yaratılışına; bu harfin uzatılarak mim le sulanması Hz. Âdem’den Efendimize gelinceye kadarki cümle peygamberlere işârettir. Sin, ebced hesabıyla altmıştır. Adem ve Havva kelimeleri de altmıştır. Sûre-i Yasinin başındaki Yâsîn gene bazı âlimlere göre Hazret-i insan ve […]

Daha fazla oku
İlk Ayine: Hz Muhammed s.a.v

Ayine olarak ilk görünen Hz. Âdem’dir. Nitekim Hz. Adem ‘safiyullahtır’ yansıtan âyinedir. Peki ona nereden yansımıştır? Yansıyan nedir, nerededir? Allah u Tealâ’nın esma ve sıfatının yansımasıdır diye cevap verilebilir fakat bu, tek başına doğru olmaz. O zaman âlemlerden münezzeh olan Allah Teâlâ ya mahal isnad edilmiş olur. O halde Ehli Sunnet akaidine göre söylenebilecek söz […]

Daha fazla oku