Bir Abid’in Elli Sene İbadeti

Veheb demiştir ki: “Bir abid Allah Teala’ya elli sene ibadet etti. Allah Teala, ona: “ben seni af ve mağfiret ettim” diye bildirdi. O da: “Ya Rabbi, benim için neyi mağfiret ettin, çünkü ben günah işlemedim” dedi. Bunun üzerine Allah Teala, onun boynundaki bir damara emretti, o da çarpmaya başladı. O abid uyuyamadı, namaz kılamadı, sonra […]

Daha fazla oku
Kadın ve Erkek Eşitliği Olabilir mi?

İslam’a göre de kadın ve erkek, her şeyden önce ortak bir nefse dayanan sahip olan birer insan olarak telâkki edilir. Aralarında bir karşıtlık değil, bir farklılık bulunmaktadır. Ama toplumsal bütünlük fe­risinde onlar, bir aile hukuku içerisinde de mütalaa edilirler. İslam açısından burada, olgusal duruma işaret eden bazı telmihlerin dışında, herhangi bir nitel üstünlük atfı söz […]

Daha fazla oku
İslam Konferansı Örgütü ve “Vahdet”

Tevhidî bir esası ve ilahî risaletin öngördüğü yöntemsel tavrı önem­semeyen, birlikteliklerini bu bazda oluşturmayan Müslümanlar paramparça olmaya mahkûmdurlar. Zahire aldanarak kardeşlik edebiyatına girişmek ve temelde sağlanmayan vahdeti üst yapılarda, sözde İslâmî kuramların birleştirilmesiyle oluşturmaya çalışmak tevhidi ve yöntemsel açılardan hareketin henüz yeterince anlaşdmadığının bir göstergesidir. Sözgelimi İslam Konferansı Örgütü, günü­müzde bu tip bir birlikteliğin tipik […]

Daha fazla oku
Tevhidi Mücaadele Ekseni

Tevhidi açıdan Allah, sürekli bir faildir. Ama İslam tümtanrıcı değildir. Yanı Allah ile kâinat ilişkisi bir özdeşlik ilişkisi olmayıp, ya­ratıcı ile esen arasındaki illiyete dayanan bir ilişkidir. Ama bu bir neden-sonuç ilişkisi gibi anlaşılmamalı; çünkü nedensellik ilişkisi dünyava ait bir kavramdır, yani yaratılmışlar arası bir ilişkidir. Doğal ola­rak eser, yaratıcısına işaret eder. Ancak dünya bir […]

Daha fazla oku
İslâm’ın Savaş Mantığı

İslam, gerçekçi bir dindir. Hümanistler, Hıristiyanlar ya da sosyalistlerin yaptığı gibi bir yandan savaşı, insanları öldürmeyi lanet­leyip savaş olgusuna bütünüyle karşı çıkarken, öte yandan tarihin kay­dettiği en acımasız savaşları sürdürmek gibi bir tenakuza düşmez. Sa­vaşın, zulüm ve adaletsizlik sürdükçe kaçınılmaz ve hatta gerekli olu­şunu kabullenirken, hayatın temelinin ise barış olduğunu ortaya ko­yar. Çünkü bizzat İslam […]

Daha fazla oku
Kişi Ancak Kendi Emeğinin Karşılığını Mülk Edinebi­lir

Kişi ancak kendi emeğinin karşılığını mülk (temlik) edinebi­lir. Buradaki temlik kavramı, maddî olmaktan çok manevî kaza­nanlara işaret eder. Bu anlamda salih amel, Marxizmin praksis, ya da kapitalizmin üretim kavramlarını da aşan bir şümûle sahiptir. Çün­kü her iki kavram da, temelde maddî kazanımları ifade etmektedir; en fazla bu kavramlar insanın üretimsel eylemliliği içerisinde man­evî yönlerinin de […]

Daha fazla oku
İnsanın Kainat İçindeki Diğer Bir Özelliği

İnsanoğlu bir beşer olarak dahil ol­duğu doğal sistemin ötesinde, (düşünsel anlamda) bilinç sahibi olan bir varlıktır (çünkü organik ve hatta inorganik bir bilinçten bahsetmek de mümkündür). Dolayısıyla bu tür bir değer içeren kâinatın tek var­lığıdır. İşte bu tür bir değerin biyolojik bir sistematiğe katılımı (faz­lalığı), insana ait tüm sistematiği etkilemekte, bu değerin mahiyeti tum beşeri […]

Daha fazla oku
Kâinat ve Kur’an

Kâinat da tıpkı Kur’an ayetlerinin birtakım kelimelerden oluşması gibi temelde kelimelere eş tutulabilecek fiziksel kimi ayetlerden oluşmuştur. Kâinattaki her olgunun aynı zamanda birer ayet olduğu Kur’an’da vurgulanmaktadır. Kur’an harf, kelime, ayet ve surelerden oluşmaktadır. Dolayısıyla Kur’an da bir açıdan, tıpta kâinat gibi bir değerler sistemi olarak görülebilir. Ama kâinat sistemini oluşturan içerik maddeseldir. Yani organik […]

Daha fazla oku
Suç ve Ceza, İslam ve Beşeri Sistemlerin Farkı

Kapitalist sistemin babaları, suçu toplumsal bir vakıa olarak, ön­sel bir kabulle benimsediklerinden, bunların yaptıkları tek şey suç­luyu evcilleştirmek ve toplumsal dengelerin karmaşıklığıyla suç ol­gusunu toplumsal dengelerle karşılamak yoluyla toplumsal bir ger­çekliğe dönüştürmektir. Çünkü kapitalizmin ve beşerî sistemlerin temel hayat felsefeleri, suçu yadsımayı mümkün kılmaz. Bu siste­min egemenleri, maddî değerleri, sömürüyü, beşeri egemenleşme ve doyum isteklerini […]

Daha fazla oku
İnsan ve Kainat

İnsan boş bir uzayda değil, remizlendirilmış, donatılmış, hazır ve anlaşılır kılınmış bir uzayda yaşamaktadır. Bu uzay birçok değerler sistemi içer­mektedir. Her bin ortak ve farklı dilleri (temel dönüşüm ve çevrim elemanlarına) sahip olan bu değerler sistemleri, insan zihni ile de dö­nüşümsel bir anlaşılırlık çevrimbirimlerine haizdir. Yani insan zih­ni, kâinatı birtakım işaretler ve simgeler yoluyla tanımakta […]

Daha fazla oku