Keşif Ehli İle Müçtehid Ünvanı Arasında Fark Vardır

Keşfe dayalı bir hata; içtihad işinde yapılan hata hükmündedir. Özellikle, sahibinden itap ve ayıplamanın kalkması gibi.. Hatta müçtehid için bu hususta sevap derecelerinden bir derece dahi tahakkuk eder.. Ancak, keşif ehli kimse ile müçtehidin mukallidi (uyanı) arasında bir fark vardır; Şöyle ki: Müçtehid mukallidi, müçtehid hükmündedir; kendisine sevap derecelerinden bir derece verilir. Yani: Hata takdir […]

Daha fazla oku
Dünya Sevgisi Bütün Hataların Başıdır

Bilesin ki. Said o kimseye derler ki: Kalbini dünya mahabbetinden soğutup Sübhan Hakkın mahabbet ateşi ile onu tesir altına alan kimsedir. Dünya sevgisi bütün hataların başıdır; onu sevmeyi terk ise., bütün ibadetlerin başıdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruldu: — «Dünya Sübhan Hakkın buğzettiği bir şeydir. Yarattığı günden bu yana hiç de ona iyi nazarla bakmamıştır.» […]

Daha fazla oku
Müslümanlar İnançları İçin Savaşır Ve Kazanır Şark İse Sadece Savaşır

Düşmanına verecek bir şeyi olmayan kimse mutlaka kötü, haksız ve canice bir savaş yürütüyordur. Evet olumlanacak olan savaş savaştığı tarafa kurtuluş götürmeyi amaçlayan, en azından kendinden bir şeyler vermeyi gözönünde tutan kişilerin yaptığı savaştır. Müslümanlar her savaştıkları alanda din yayıcılığı yapmışlardır. Kendileri için iyi bildiklerini, onlarla savaşanlara da vermekten çekinmemişlerdir. Bu yüzden müslümanların girdikleri her […]

Daha fazla oku
Peygamberler Ve Gayb

HZ. PEYGAMBER VE GAYB   Peygamberler Allah’ın bildirmesiyle diğer insanla­rın bilemediği bazı gaybî haberlere mazhar olmuşlar, Allah’ın izin verdiği ölçüde başkalarına da bildirmiş­lerdir. Meselâ, Hz. İsa kendisinden sonra gelecek peygam­beri şöyle bildirir: “Ey İsrailoğulları! Ben Allah’ın size gönderdiği bir elçiyim. Benden önceki Tevrat’ın bir tasdikçisi ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan bir peygamberin müjdecisiyim.[1] […]

Daha fazla oku
Ehli Bid’ate Karşı Doğru Tavır

İtikadı bozuk kimseler üç kısımdır: Birinci kısım inkarcılar­dır. Eğer inkarcı kimse müminlerle savaşıyorsa öldürülmeyi veya esir edilmeyi hak eder. Ona bunun dışında bir muamele yapılmaz ve kötü davranılmaz. Müslüman toplum içinde bulu­nan Müslüman olmayanlara (zımmîlere) gelince, onlara eziyet etmek ve kötü muamelede bulunmak caiz değildir… İkinci kısım, insanlan bid’atine davet eden bid’atçilerdir. İnsanlan teşvik ettikleri […]

Daha fazla oku
”Onlar Gayba inanırlar, Salât ederler.” Manası

“Onlar gayba inanırlar, salât ederler.” Yani kendileri açısından gayb olana taklidi ya da ilme dayalı tahkiki iman şeklinde inanırlar. Çünkü iman, taklidi ve tahkiki olmak üzere iki kısma ayrılır. Tahkiki iman da iki kısma ayrılır: Delile dayanan ve keşfe dayanan. Her ikisi de ya ilmin ve gaybın sınırına bağlıdır ya da değildir. Birincisi, “ilmel yakin” […]

Daha fazla oku
Allah’a namazdan daha yakın yol var mıdır ?

Birisi, Allah’a namazdan daha yakın yol var mıdır diye sordu. Buyurdu ki: Gene namazdır, fakat namaz, yalnız şu görünen şekil değildir. Bu, namazın kalıbıdır; çünkü bu namazın önü vardır, sonu vardır. Önü, sonu olan herşey kalıptır; çünkü tekbir, namazın önüdür, selâm namazın sonu. Şehadet getirmek de yalnız dille söylenen söz değildir. Çünkü onun da önü […]

Daha fazla oku
Zahiri Korumak-Peygamber (s.a.v)e uymak

  …Senin soru sormak ve.konuşmaktan maksadın hem gönüllerin onu kabul etmesi hem de senin gönüllerde şirin görünmen içindi. Ama iş tersine olup da bundan yüreklere bir üzüntü gelince ve bu üzüntünün ıstırabı da sana ait olunca gönül buna razı olmuyor. Nasıl ki, Hazreti Muhammed (a.s.), «Okuma olmadan namaz olmaz ve yine kalp huzuru olmadan namaz […]

Daha fazla oku
Mevlana’da Kadın-Nefis ve Erkek-Akıl, Kadın-Dünya ve Erkek-Gökyüzü Benzetmeleri

  Hz.Mevlâna, Mesnevî’de örnek insan olmanın tarifini verirken, insanda bulunan iki manevî güç olan nefis ve akıl konusuna defalarca işaret eder. Şüphesiz Allah melekleri yarattı, aklı onlara yükledi; hayvanları yarattı, onlara da nefsi yükledi; âdemoğlunu yarattı, bunlara da akıl ve nefsi yükledi. Âdemoğullarından kimin aklı nefsine gâlip gelirse, meleklerden daha yüksektir; kimin de nefsi aklına […]

Daha fazla oku
Allah’ın Kelamı

Ululandıkça ululanası Allah, kayıtsız-ilgisiz söz söyler; hem de ezelden ebede-dek, hiç ardı-arası kesilmeden, harfsiz-sessiz söyler. Her peygambere bir sözü vardır, her erene bir sözü; bütün sözleri de birdir; yâni sözlerinde aykırılık yoktur. İsterse tanığın biri Türk olsun, öbürü Tacik; iki tanığın da sözü birdir. Allah’ın sözü yalnız Kur’ân’daki şu harfler olsaydı bunları yazmak için denizlerin mürekkep, […]

Daha fazla oku