Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
14:16 - 23 Mart 2015
Bundan önce geçtiği üzere her bir grup ve topluluk doğru yol üzere olduğu iddiasındadır. İddialarına göre her bir grupdan başkası ana yoldan çıkmış ve ara yollara sapmıştır. Bu itibarla gruplar arasında “doğru yol” un tanımı ve açıklaması hususunda görüş ayrılığına düşülmüştür. O derecede ki meseleyi her tetkik eden bir müşkil ile karşılaşmıştır. En […]
Yusuf Aslan
12:34 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Evvelemirde burada “Sünnet” tabiriyle neyi kastettiğimizi ortaya koyalım: Bizim burada “Sünnet” tabiriyle kasdettiğimiz, Hz. Peygamber (s.a.v)’in, Din’in tebliği ve hayata aktarılması bağlamındaki söz ve fiilleridir. Konunun sağlıklı bir zeminde ele alınabilmesi için öncelikle Sünnet’in bağlayıcı olup olmadığının, doğrudan Kur’an’a dayanarak ortaya konması gerekmektedir. Ancak mesele bununla bitmemektedir. İkinci aşamada yapılması gereken, Sünnet’i bize nakleden unsurların […]
Arif
22:20 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Veheb demiştir ki: “Bir abid Allah Teala’ya elli sene ibadet etti. Allah Teala, ona: “ben seni af ve mağfiret ettim” diye bildirdi. O da: “Ya Rabbi, benim için neyi mağfiret ettin, çünkü ben günah işlemedim” dedi. Bunun üzerine Allah Teala, onun boynundaki bir damara emretti, o da çarpmaya başladı. O abid uyuyamadı, namaz kılamadı, sonra […]
Arif
22:17 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Allah Teala, kullarına bazı şeyleri emretmiş, bazı şeyleri de yasaklamıştır. Bir kimse, bunların ikisini de yaparsa, Allah’ın hem sevdiğini, hem de buğzettiğini yapmış olur. Fakat Allah katında sevilenin yapılması buğuz edilenen terkedilmesinden daha üstün olunca Allah Teala, sevilenin yapılmasıyla, buğuz edilenin şerrini o kimseden defeder. Cenab-ı Hakk, kulunun işlediği cinayeti, yaptığı taatı sebebiyle, bağışladığı gibi […]
Arif
22:15 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Şüphe yok ki yasakların terkedilmesi, emredilenlerin yapılmasına yakın olmadıkça taat ve kurbet olamaz. İbn Kayyum Cezviyye buyuruyor; Şayet bir kimse, bütün yasakları terk etse, emredilmiş iman, bu terkedilmeye yakın olmadıkça yani yasakları terkederken iman bulunmadıkça Allah kimseye yasakları terketmesinden dolayı sevab vermez. Yine bir mü’min yasakları terkederken Allah için terk ettiğine niyet etmedikçe sevap kazanamaz. […]
Arif
22:13 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Keşfe dayalı bir hata; içtihad işinde yapılan hata hükmündedir. Özellikle, sahibinden itap ve ayıplamanın kalkması gibi.. Hatta müçtehid için bu hususta sevap derecelerinden bir derece dahi tahakkuk eder.. Ancak, keşif ehli kimse ile müçtehidin mukallidi (uyanı) arasında bir fark vardır; Şöyle ki: Müçtehid mukallidi, müçtehid hükmündedir; kendisine sevap derecelerinden bir derece verilir. Yani: Hata takdir […]
Arif
22:09 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Bilesin ki. Said o kimseye derler ki: Kalbini dünya mahabbetinden soğutup Sübhan Hakkın mahabbet ateşi ile onu tesir altına alan kimsedir. Dünya sevgisi bütün hataların başıdır; onu sevmeyi terk ise., bütün ibadetlerin başıdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruldu: — «Dünya Sübhan Hakkın buğzettiği bir şeydir. Yarattığı günden bu yana hiç de ona iyi nazarla bakmamıştır.» […]
Arif
14:40 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Düşmanına verecek bir şeyi olmayan kimse mutlaka kötü, haksız ve canice bir savaş yürütüyordur. Evet olumlanacak olan savaş savaştığı tarafa kurtuluş götürmeyi amaçlayan, en azından kendinden bir şeyler vermeyi gözönünde tutan kişilerin yaptığı savaştır. Müslümanlar her savaştıkları alanda din yayıcılığı yapmışlardır. Kendileri için iyi bildiklerini, onlarla savaşanlara da vermekten çekinmemişlerdir. Bu yüzden müslümanların girdikleri her […]
Arif
13:15 - 21 Mart 2015
0 Yorumlar
HZ. PEYGAMBER VE GAYB Peygamberler Allah’ın bildirmesiyle diğer insanların bilemediği bazı gaybî haberlere mazhar olmuşlar, Allah’ın izin verdiği ölçüde başkalarına da bildirmişlerdir. Meselâ, Hz. İsa kendisinden sonra gelecek peygamberi şöyle bildirir: “Ey İsrailoğulları! Ben Allah’ın size gönderdiği bir elçiyim. Benden önceki Tevrat’ın bir tasdikçisi ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan bir peygamberin müjdecisiyim.[1] […]
Yusuf Aslan
10:13 - 20 Mart 2015
0 Yorumlar
İtikadı bozuk kimseler üç kısımdır: Birinci kısım inkarcılardır. Eğer inkarcı kimse müminlerle savaşıyorsa öldürülmeyi veya esir edilmeyi hak eder. Ona bunun dışında bir muamele yapılmaz ve kötü davranılmaz. Müslüman toplum içinde bulunan Müslüman olmayanlara (zımmîlere) gelince, onlara eziyet etmek ve kötü muamelede bulunmak caiz değildir… İkinci kısım, insanlan bid’atine davet eden bid’atçilerdir. İnsanlan teşvik ettikleri […]

0 Yorumlar