Sırat-ı Müstakim’in Anlamı ve Bidatçilerin Sırat-ı Müstakim’den Ayrılmaları

    Bundan önce geçtiği üzere her bir grup ve topluluk doğru yol üzere olduğu iddiasındadır. İddialarına göre her bir grupdan başkası ana yoldan çıkmış ve ara yollara sapmıştır. Bu itibarla gruplar arasında “doğru yol” un tanımı ve açıklaması hususunda görüş ayrılığına düşülmüştür. O derecede ki meseleyi her tetkik eden bir müşkil ile karşılaşmıştır. En […]

Daha fazla oku
KUR’ÂN’DAKİ SÜNNET

Evvelemirde burada “Sünnet” tabiriyle neyi kastettiğimi­zi ortaya koyalım: Bizim burada “Sünnet” tabiriyle kasdettiğimiz, Hz. Peygamber (s.a.v)’in, Din’in tebliği ve hayata aktarılması bağlamındaki söz ve fiilleridir. Konunun sağlıklı bir zeminde ele alınabilmesi için önce­likle Sünnet’in bağlayıcı olup olmadığının, doğrudan Kur’an’a dayanarak ortaya konması gerekmektedir. Ancak mesele bununla bitmemektedir. İkinci aşamada yapılması gereken, Sünnet’i bize nakleden unsurların […]

Daha fazla oku
Allah Teala’nın Af Ve Mağfireti

Veheb demiştir ki: “Bir abid Allah Teala’ya elli sene ibadet etti. Allah Teala, ona: “ben seni af ve mağfiret ettim” diye bildirdi. O da: “Ya Rabbi, benim için neyi mağfiret ettin, çünkü ben günah işlemedim” dedi. Bunun üzerine Allah Teala, onun boynundaki bir damara emretti, o da çarpmaya başladı. O abid uyuyamadı, namaz kılamadı, sonra […]

Daha fazla oku
Allah’ın Emir Ve Yasaklarına Uymak

Allah Teala, kullarına bazı şeyleri emretmiş, bazı şeyleri de yasaklamıştır. Bir kimse, bunların ikisini de yaparsa, Allah’ın hem sevdiğini, hem de buğzettiğini yapmış olur. Fakat Allah katında sevilenin yapılması buğuz edilenen terkedilmesinden daha üstün olunca Allah Teala, sevilenin yapılmasıyla, buğuz edilenin şerrini o kimseden defeder. Cenab-ı Hakk, kulunun işlediği cinayeti, yaptığı taatı sebebiyle, bağışladığı gibi […]

Daha fazla oku
Yasakları Terk Etmek Allah İçin Olmalıdır

Şüphe yok ki yasakların terkedilmesi, emredilenlerin yapılmasına yakın olmadıkça taat ve kurbet olamaz. İbn Kayyum Cezviyye buyuruyor; Şayet bir kimse, bütün yasakları terk etse, emredilmiş iman, bu terkedilmeye yakın olmadıkça yani yasakları terkederken iman bulunmadıkça Allah kimseye yasakları terketmesinden dolayı sevab vermez. Yine bir mü’min yasakları terkederken Allah için terk ettiğine niyet etmedikçe sevap kazanamaz. […]

Daha fazla oku
Keşif Ehli İle Müçtehid Ünvanı Arasında Fark Vardır

Keşfe dayalı bir hata; içtihad işinde yapılan hata hükmündedir. Özellikle, sahibinden itap ve ayıplamanın kalkması gibi.. Hatta müçtehid için bu hususta sevap derecelerinden bir derece dahi tahakkuk eder.. Ancak, keşif ehli kimse ile müçtehidin mukallidi (uyanı) arasında bir fark vardır; Şöyle ki: Müçtehid mukallidi, müçtehid hükmündedir; kendisine sevap derecelerinden bir derece verilir. Yani: Hata takdir […]

Daha fazla oku
Dünya Sevgisi Bütün Hataların Başıdır

Bilesin ki. Said o kimseye derler ki: Kalbini dünya mahabbetinden soğutup Sübhan Hakkın mahabbet ateşi ile onu tesir altına alan kimsedir. Dünya sevgisi bütün hataların başıdır; onu sevmeyi terk ise., bütün ibadetlerin başıdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruldu: — «Dünya Sübhan Hakkın buğzettiği bir şeydir. Yarattığı günden bu yana hiç de ona iyi nazarla bakmamıştır.» […]

Daha fazla oku
Müslümanlar İnançları İçin Savaşır Ve Kazanır Şark İse Sadece Savaşır

Düşmanına verecek bir şeyi olmayan kimse mutlaka kötü, haksız ve canice bir savaş yürütüyordur. Evet olumlanacak olan savaş savaştığı tarafa kurtuluş götürmeyi amaçlayan, en azından kendinden bir şeyler vermeyi gözönünde tutan kişilerin yaptığı savaştır. Müslümanlar her savaştıkları alanda din yayıcılığı yapmışlardır. Kendileri için iyi bildiklerini, onlarla savaşanlara da vermekten çekinmemişlerdir. Bu yüzden müslümanların girdikleri her […]

Daha fazla oku
Peygamberler Ve Gayb

HZ. PEYGAMBER VE GAYB   Peygamberler Allah’ın bildirmesiyle diğer insanla­rın bilemediği bazı gaybî haberlere mazhar olmuşlar, Allah’ın izin verdiği ölçüde başkalarına da bildirmiş­lerdir. Meselâ, Hz. İsa kendisinden sonra gelecek peygam­beri şöyle bildirir: “Ey İsrailoğulları! Ben Allah’ın size gönderdiği bir elçiyim. Benden önceki Tevrat’ın bir tasdikçisi ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan bir peygamberin müjdecisiyim.[1] […]

Daha fazla oku
Ehli Bid’ate Karşı Doğru Tavır

İtikadı bozuk kimseler üç kısımdır: Birinci kısım inkarcılar­dır. Eğer inkarcı kimse müminlerle savaşıyorsa öldürülmeyi veya esir edilmeyi hak eder. Ona bunun dışında bir muamele yapılmaz ve kötü davranılmaz. Müslüman toplum içinde bulu­nan Müslüman olmayanlara (zımmîlere) gelince, onlara eziyet etmek ve kötü muamelede bulunmak caiz değildir… İkinci kısım, insanlan bid’atine davet eden bid’atçilerdir. İnsanlan teşvik ettikleri […]

Daha fazla oku