Selamet Evine Girmek

“Yüce Allah buyurdu: ‘Allah selamet evine çağırır.’ (Yunus, 25). Allah, kullarını sıfatlar ve zat tevhidine davet eder. Bunların tevhidi, bütün afetlerden selamet evidir. O, fiiller tevhidine Kelime-i Tevhid, namaz, zekât, oruç, hac gibi emredilen; şirk, adam öldürme, zina, haram yemek ve bunun gibi yasak kılınan şeylerden men etmek gibi çeşitli ibadetler ve nehiylerle davet eder. […]

Daha fazla oku
Ezeli Dost

Ezel gününde kısmetine bir ulu rehber çıkarak, onu bu dünyanın çirkeflerinden çekip çıkarmak üzerine: “Ey ezel dostum! Ne gözlerin iyi görüyor, ne de kulağın yeterince tam duyabiliyor, Onun için bana gel, sakın elini elimden çekmeye kalkışma. Zira yeryüzünde öyle uçurumlar, çukurlar mevcuttur ki, senin o az gören gözün ve sağırlaşmış kulağın ile o girdapları görmen […]

Daha fazla oku
Hayatta Değişmeyen Tek Şey Değişimin Kendisidir Sözü En Aptal­ca Sözlerdendir

Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir, sözünü söyleyen o muhteşem şa­hıs bu sözüyle medeniyetin tanımını yapmıştır. Çünkü aç bir komşu huzursuzluk kaynağıdır. Her an saldırmaya, sendekini almaya hazırdır. Hakkıdır da. Açlık hiçbir ahlaki kural, dini ve kanuni müeyyide, vicdani sorumluluk dinlemez. O tok yatak böyle bir durumda mutluluk, huzur vermez. Güven duygusu esastır. Kendini […]

Daha fazla oku
Zan ve Şüphe İçinde Olanlar Gerçeği Anlayamazlar

Zan ve şüphe içinde olanlar gerçeği anlayamazlar. Onlara manevî terbiye ve hakikatleri görecek göz verilmemiştir, inanmak için elle tutulacak delil ararlar. Gönül gözüyle görülebilen delilleri ve gönül kulağıyla duyulabilen sesleri göremez, duyamazlar. Gönül gözleri görmeyenlerdir ki istidlâl yolunu körün değneği gibi kullanmak zorunda kalırlar. Bu değnek onların taşlara çarpıp yuvarlanmalarını önleşe de bu gidiş elbette […]

Daha fazla oku
Ebu Hanife ve Hadis

Müslüman imamların büyüklerinden birini, hem de fıkıh mezhepleri arasında ayrıntılara inebilme ve hüküm istinbad etme konusunda en geniş noktaya ulaşmış, yeryüzünün doğusunda ve batısında on milyonları bul­muş izleyicileri olan bir imamın hadis dağarcığının on küsur, ya da yüz elli hadis aşamamış olduğunu düşünmek gerçekten önemli bir meseledir. Gerçekten, bu ileri sürülen iddialar doğru muydu? 1 […]

Daha fazla oku
Kur’an’ın Sünnetle, Sünnetin de Kur’an’la neshi

Kur’an’da nesih: Bilginler arasında kitabın kitabı neshettiği konusunda Ebu Müslim El- İsfahani’nin Kur’an’da neshin olmadığını inkarının dışında, herhangi bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Ne var ki, konuyu bu yönüyle tartışmanın yeri değil bu kitap. Yine, sünnetin sünnet tarafından neshedilirliği konusunda herhangi bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Mensuh, mütevatir olduğunda neshe- denin de mütevatir olması şartı ileri sürülmektedir. Ahad olursa, […]

Daha fazla oku
Sünnetin Kur’ân’a Nisbetle Yeri

Allah, Kur’an-ı Kerimi, takva sahibi olanlara hidayet, müslümanlara kanun ve gönüllere bir şifa, kurtuluşa ermelerini diledikleri için de bir kur­tuluş olsun diye Resulüyle gönderdi. Allah’ın, Resullerini gönderdiği tüm amaçları kapsayıcı bir özellik taşımaktadır. Kur’an’da yasama, ahlak, teş­vik, sakındırma, hikaye ve tevhid bulunmakta ve bu özellikleriyle de genel­de ve ayntıda sağlıklı oluşu kesinlik arzetmiştir. Bir tek […]

Daha fazla oku
Buhari; Sahih Hadisleri Altıyüzbin Hadisin Arasından Seçti İddi­ası Hakkında

Buhari; sahih hadisleri altıyüzbin hadisin arasından seçti iddi­asına iki yönlü yaklaşmak mümkündür: A – Bilinen hadislerin sayısı… Buhari’nin çağında halk arasında yaygınlaşan hadislerin sayısının altıyüzbin, hatta daha fazlasına ulaştığında kuşku yoktur. İmam Ahmed’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hadislerin yediyüzbin ve daha çok olduğu doğrudur.Ve bu delikanlı (Ebu Zera’yı kas­tediyor) yediyüzbin hadisi ezberledi.” Fakat bu korkunç […]

Daha fazla oku
Hadislerin Sabit Olup, Olmaması Durumu

El-Luknevi, ”El-Rafi ve El-Tekmil” adlı kitabda şöyle diyor: Bu hadis, “sahih değildir” ya da “sabit değildir” denilen birçok hadisler bulunmaktadır ki, bilgisizler onu uydurulmuş ya da zayıf sanırlar. Şüphesiz böyle bir kanaat, ıstılahlarla il­gili bilgisizlikten ve deyimlere olan vukufsuzluktan kaynaklanmaktadır. Ali El-Kari “Tezkire El-Mevduat’ta şöyle demektedir: Sabit olamamak, uy­durulmuş olmayı gerektirmez. Mustafa Sıbai, İslam Hukukunda […]

Daha fazla oku
Hadis, Müslümanların İlerlemesi Bir Sonucu mudur?

Goldziher diyor ki: “Hadisin önemli bir bölümü, ilk iki yüzyılda müslümanların dini, siyasal, sosyal gelişmelerinin sonucundan başka birşey de­ğildir.” Bu tür iddiaları kaynaklar yalanlamış olmasına rağmen,Resulullah’ın vefatından önce görkemli İslam anıtını temelleriyle yerine oturtmasına, geniş ve ayrıntılı yasaları kapsamına alan sünnetini oluşturmasına, hatta Resul Allah’ın vefatından önce “Size iki şey bıraktım, onlara sarıldığınız sü­rece sapıtmayacaksınız, […]

Daha fazla oku