İslam
İnsan Kalbinin Özellikleri10 Haziran 2026
Arif
16:15 - 16 Mart 2015
Allah Teala, iman etmeyenlerin, hak ve sabır ehlinden olmayanların hepsinin zarar ve ziyanda olduklarına hükmetmiştir. Nitekim Allah Teala, «Asra yemin ederim kî, insan kesin bir ziyandadır. Ancak ”iman edenlerle güzel amel ve hareketlerde bulunanlar, bir de birbirine hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değildir.” buyurmuştur. Bundan dolayı İmam Şafii demiştir ki, «Eğer insanlar bu süre […]
Arif
16:11 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Bu dünyada insanın karşılaştığı şeyler İki kısımdır. Birinci kısım, İnsanın nefsinin ve nevasının arzu ve isteklerine uygun olanlardır. Diğeri, bunlara zıd olanlardır. Buna göre insan her iki kısımda da sabra muhtaçtır. İnsanın arzu ve isteklerine uygun olanlar, sıhhat, selamet, mevki ve mal gibi tatlı ve mubah olan şeylerdir. İnsan bunlarda, bir çok sebepten dolayı daha […]
Arif
16:10 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Erdoğan BAŞ GİRİŞ Mustafa İslamoğlu tarafından kaleme alınan “Hayat Kitabı Kur’an (Gerekçeli Meal-Tefsir)” adlı eser, iki cilt halinde yayınlanmış[1] [2] olup XXII+1361 sayfadan oluşmaktadır. Müellifin belirttiğine göre hazırlanması 11 yıl kadar süren bu çalışma, 6000 civarında dipnottan meydana gelmektedir.[3] İslamoğlu, meal-tefsire başlamadan önce sûrelerin hangi sıra ve sayfalarda yer aldığına dair bir cetvel vermekte, fihrist ve […]
Arif
16:07 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Kulun şu gerçekleri bilmesi şartıdır; Allah Teala kulunu, fani olmayacak beka için, beraberinde zillet ve hakaret bulunmayan izzet ve şeref için, içinde korku bulunmayan emniyet için, yanında acı bulunmayan lezzet için, içinde eksiklik bulunmayan olgunluk için, beraberinde fakirlik bulunmayan zenginlik için yaratmıştır. Bekası çok çabuk geçen, izzet ile şerefi hakaret ile zilleti birbirine yakın olan, […]
Arif
06:53 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkar eden kişinin kulağına söylenmez. Fakat Allah’dan davet etme emri gelince artık halkın kabul edip etmemesiyle ne işimiz var? Nuh, tam dokuz yüz yıl kavmini davet edip durdu. Her an da kavminin inkarı arttı. Fakat söylemeden vazgeçti mi? Hiç sükut mağarasına çekilmeye kalkıştı mı? Köpeklerin havlaması ile kervan, […]
Arif
06:31 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Şurasını da mülahaza etmeliyiz ki: Gözün çapı bir kırat miktarı yokken, bütün dağları, taşları, suları, ağaçları, nice ovaları, vadileri ve türlü türlü hayvanları ile beraber geniş yeryüzü sureti tafsilatıyla ağ tabakasında görünebilir. Güya ki ağ tabakası bir deniz sahili imiş de ışık dalgaları ona her taraftan akıp geliyor ve milyonlarca masnûât onda görünüyor. Hakikaten bu […]
Arif
06:26 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Evet dişlerin hususen insandakilerin tekvini ve tertibi, basiret sahipleri için büyük ibretleri ihtiva eder. Çünkü onların keskinleri ağzın önlerinde Bulunup kesilmeye lüzum görülen şeyleri kesmeye;bunların bitişiğindeki köpek dişleri denilen dişler de kazma şeklinde bulunmaları hasebiyle kırmaya ve ufalamaya elverişlidirler Bunların arka cihetlerinde ve nazardan gizli bir halde azı dişleri denilen dişler bulunur ki bunlar öğütmeye […]
Arif
06:21 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Hayvanların inkısam ettikleri muhtelif cinsler ve neviler nihayetsiz olduğu gibi; evsaf cihetiyle farklı bulunan pek çok sınıfları da nihayetsizdir. Cesamette gayet büyük olan nevileri bulunur. Mesela fil gibi ki yüksekliği on iki kadem miktarı olur. Görülemeyecek kadar çok küçük olanlar da vardır ki küçüklükte zirve olan şu acayip alemi mikroskop görünür eylemiştir. Mezkur hafi mahlukta […]
Arif
06:14 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Basiret gözleri körleşmiş olması hasebiyle bunlar hakiki cevheri idrak edemeyerek nazarları zahiri kabuğa takılı kalmıştır. Namazı terk kabahatlerini tevil sadedinde ifade etmekte oldukları boş mazeretleri ise saçmalıklar nevinden addolunmaya şayandır. ‘Derler ki: “Rabbimiz dalkavukluktan müstağnidir. Bizim namazımıza ne ihtiyacı vardır?” Ne âli feraset! Ne büyük irfan! Evet, alemlerin rabbi olan Allah alemlerden müstağnidir; her şeyden […]
Arif
05:43 - 15 Mart 2015
0 Yorumlar
Ruh boyutunun doruğunu oluşturan Vahy’in, varoluşta görmek istediği aşkın ahlakî amaçlara ilgi duymayan ‘kutsallık fikrinden sıyrılmış’ (profan) bilim, yığınların sadece maddî gereksinimlerinin karşılanması üstlenmiştir ve müşahede edildiğinden fazla bir şey değildir. Vahiy gerçeklerine inançsızlık üzerine temellendirilen bu bilimsel çatı, nesnelerin taşıdığı sembolik boyuttan ziyade, onların kabuklarıyla uğraşmaktadır. Pragmatik bir yaklaşımla, ‘yer ufkunun ötesindekiler’e ilgi duymayan […]

0 Yorumlar