Kulun Olgun­luğu İlim Kuvvetiyle Amel Kuvvetinin Olgunluğuna Bağlıdır

Allah Teala, iman etmeyenlerin, hak ve sabır ehlinden olmayanların hepsinin zarar ve ziyanda oldukla­rına hükmetmiştir. Nitekim Allah Teala, «Asra yemin ederim kî, insan kesin bir ziyandadır. Ancak ”iman edenlerle güzel amel ve hareketlerde bulunanlar, bir de birbirine hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değildir.” buyurmuştur. Bundan do­layı İmam Şafii demiştir ki, «Eğer insanlar bu süre […]

Daha fazla oku
İnsanın Dünyada ki Sabrı

Bu dünyada insanın karşılaştığı şeyler İki kısımdır. Birinci kısım, İnsanın nefsinin ve nevasının arzu ve isteklerine uygun olanlardır. Diğeri, bunlara zıd olanlardır. Buna göre in­san her iki kısımda da sabra muhtaçtır. İnsanın arzu ve istek­lerine uygun olanlar, sıhhat, selamet, mevki ve mal gibi tatlı ve mubah olan şeylerdir. İnsan bunlarda, bir çok sebepten do­layı daha […]

Daha fazla oku
Mustafa İslamoğlu’nun Hayat Kitabı Kuran Adlı Eserinde Rasyonel Yorum

Erdoğan BAŞ GİRİŞ Mustafa İslamoğlu tarafından kaleme alınan “Hayat Kitabı Kur’an (Ge­rekçeli Meal-Tefsir)” adlı eser, iki cilt halinde yayınlanmış[1] [2] olup XXII+1361 sayfadan oluşmaktadır. Müellifin belirttiğine göre hazırlanması 11 yıl kadar süren bu çalışma, 6000 civarında dipnottan meydana gelmektedir.[3] İslamoğlu, meal-tefsire başlamadan önce sûrelerin hangi sıra ve sayfalarda yer aldığına dair bir cetvel vermekte, fihrist ve […]

Daha fazla oku
Bu Dünya Zıdlarıyla Karışık Olarak Bulunur

Kulun şu gerçekleri bilmesi şartıdır; Al­lah Teala kulunu, fani olmayacak beka için, beraberinde zillet  ve hakaret bulunmayan izzet ve şeref için, içinde korku bulun­mayan emniyet için, yanında acı bulunmayan lezzet için, için­de eksiklik bulunmayan olgunluk için, beraberinde fakirlik bu­lunmayan zenginlik için yaratmıştır. Bekası çok çabuk geçen, izzet ile şerefi hakaret ile zilleti birbirine yakın olan, […]

Daha fazla oku
Sır Ancak Sırrı Bilene Söylenir

Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkar eden kişinin kulağına söylenmez. Fakat Allah’dan davet etme emri gelince artık halkın kabul edip etmemesiyle ne işimiz var? Nuh, tam dokuz yüz yıl kavmini davet edip durdu. Her an da kavminin inkarı arttı. Fakat söylemeden vazgeçti mi? Hiç sükut mağarasına çekilmeye kalkıştı mı? Köpeklerin havlaması ile kervan, […]

Daha fazla oku
Göz’ün Yüceliği

Şurasını da mülahaza etmeliyiz ki: Gözün çapı bir kırat miktarı yokken, bütün dağları, taşları, suları, ağaçları, nice ovaları, vadileri ve türlü türlü hayvanları ile beraber geniş yeryüzü sureti tafsilatıyla ağ tabakasında görünebilir. Güya ki ağ tabakası bir deniz sahili imiş de ışık dalgaları ona her taraftan akıp geliyor ve milyonlarca masnûât onda görünüyor. Hakikaten bu […]

Daha fazla oku
Hayvanların Müdafaa Veya Tecavüze Yarayacak Silahları Vardır

Evet dişlerin hususen insandakilerin tekvini ve tertibi, basiret sahipleri için büyük ibretleri ihtiva eder. Çünkü onların keskinleri ağzın önlerinde Bulunup kesilmeye lüzum görülen şeyleri kesmeye;bunların bitişiğindeki köpek dişleri denilen dişler de kazma şeklinde bulunmaları hasebiyle kırmaya ve ufalamaya elverişlidirler Bunların arka cihetlerinde ve nazardan gizli bir halde azı dişleri denilen dişler bulunur ki bunlar öğütmeye […]

Daha fazla oku
Alemde Cinsler Ve Neviler Nihayetsizdir

Hayvanların inkısam ettikleri muhtelif cinsler ve neviler nihayetsiz olduğu gibi; evsaf cihetiyle farklı bulunan pek çok sınıfları da nihayetsizdir. Cesamette gayet büyük olan nevileri bulunur. Mesela fil gibi ki yüksekliği on iki kadem miktarı olur. Görülemeyecek kadar çok küçük olanlar da vardır ki küçüklükte zirve olan şu acayip alemi mikroskop görünür eylemiştir. Mezkur hafi mahlukta […]

Daha fazla oku
Namaz Niçin Kılmalıyız

Basiret gözleri körleşmiş olması hasebiyle bunlar hakiki cevheri idrak edemeyerek nazarları zahiri kabuğa takılı kalmıştır. Namazı terk kabahatlerini tevil sadedinde ifade etmekte oldukları boş mazeretleri ise saçmalıklar nevinden addolunmaya şayandır. ‘Derler ki: “Rabbimiz dalkavukluktan müstağnidir. Bizim namazımıza ne ihtiyacı vardır?” Ne âli feraset! Ne büyük irfan! Evet, alemlerin rabbi olan Allah alemlerden müstağnidir; her şeyden […]

Daha fazla oku
Profan Bilim

Ruh boyutunun doruğunu oluşturan Vahy’in, varoluşta görmek istediği aşkın ahlakî amaçlara ilgi duymayan ‘kutsallık fikrinden sıy­rılmış’ (profan) bilim, yığınların sadece maddî gereksi­nimlerinin karşılanması üstlenmiştir ve müşahede edildiğinden fazla bir şey değildir. Vahiy gerçeklerine inançsızlık üzerine temellendirilen bu bilimsel çatı, nes­nelerin taşıdığı sembolik boyuttan ziyade, onların ka­buklarıyla uğraşmaktadır. Pragmatik bir yaklaşımla, ‘yer ufkunun ötesindekiler’e ilgi duymayan […]

Daha fazla oku