Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
16:03 - 10 Ekim 2015
Efendimiz(sav) buyuruyor ki: “İsrailoğulları 71, Hrıstiyanlar 72 fırkaya ayrıldı. Benim ümmetim 73 fırkaya ayrılacak. Biri hariç hepsi ateştedir.” Sahabe soruyor: ”Bu biri kimdir?” Efendimiz(sav) cevaplıyor: “Benim ve Ashabımın üzerinde bulunduğu yolda olanlardır.” Demek ki Sünnet-i Seniyye Sahabe-i Kiram ile bir bütündür. Sünnet-i Seniyye’ye ulaştıracak ara katman Sahabe-i Kiramdır. Sünnet-i Seniyye’ye ulaşmak istiyorsanız ,Sahabe-i Kiram’dan gitmek […]
Arif
17:53 - 3 Ekim 2015
2 Yorumlar
Önde gelen sûfilerden Bayezid-i Bistamî (ö. 878) ilaç yaparken rastladığı bir hekime: Ey tabib! Sende benim hastalığıma da ilaç var mı? dedi. Hekim sordu: Hastalığın nedir? Bayezid: Günah hastalığı, cevabını verdi. Hekim ellerini iki yana açarak: Ben günah hastalığının ilacını bilmem, dedi. O esnada orada bulunmakta olan meczub bir genç söze karışıp: Baba, senin hastalığının […]
Arif
17:50 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Çoğu zaman insanın başını derde sokan şu dört şeydir: * Gözün, * dilin, * kalbin, * arzun. * Gözüne sahip çık, onunla helal olmayan şeye bakma. * Diline sahip ol, Allah Taâlâ’nın kalbinde olduğunu bildiği şeyin aksini söyleme. * Kalbine dikkat et, gönlünde hiç bir Müslüman için kin ve haset hissi bulunmasın. * Arzuna sahip […]
Arif
17:47 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Akıl bağımlıdır… • Kalp ise bağımlı değildir… • Kalp aklın ötesindedir. Hakikatin gerçekten bilinmesi ancak kalp iledir. Muhyiddin İbn Arabi İnsan, samimiliğini kaybettiği anda Allah’tan uzaktadır. Samimilik, kalbinin yolunda yürümek demektir. Nurettin Topçu Hisse: • Duyularımız zaman ve mekânla sınırlıdır, aklımız zaman ve mekanın ötesini ne olduğunu değil, ne olmadığını kavrayabilir ancak. • Ruhumuz ise […]
Arif
17:45 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Psikoloji adına ortaya konulan her teori Psikoloji adına bağlayıcı değildir. Fizik adına ortaya konulan her teori Fizik adına bağlayıcı değildir. Ama Psikoloji ve Fizik adına psikolog ve fizikçiler tarafından genel kabul görmüş olan teoriler nisbeten bağlayıcıdır ama bunlar bile yeni bilgiler ışığında değişebilir. Şimdi Dinî ilimlere gelirsek: Tefsir ilmi adına ortaya konulan her yorum Tefsir […]
Arif
17:42 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Meleklerin Sâf olduklarına dâir inâncımız vârdır, eyvAllah melekler saftır/tertemizdir ama “saftirik” değildir. Ama meleklerin saf , Şeytanın ise “zeki” olduğu inanışı yaygındır. Halbuki zekâ ve akıl en temelde gerçeği olduğu gibi görme yetisi ise melekler zekâ ve akıl sembolü olmalıdır, Şey- tan’sa akılsızlık sembolü. Burada esas amacımız Şeytan’ın ve meleklerin zekâsını ölçmek, karşılaştırmak değil. Sorun […]
Arif
17:36 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
* İstisnai olan her şeyi sıradanlaştırıyoruz, sıradanlaştırdığımız oranda hayretimizi de kaybediyoruz, yaşamın tadını da kaybediyoruz. * Yüce Yaradan hiçbir insanın göz irisinin desenini başkasınınkiyle aynı yaratmamış. * Hiç kimsenin parmak izi diğerlerininki gibi değil. * Bu türden örnekleri saymakla bitiremeyiz. * Yüce Yaradan her insana Kendi Rûh’undan üflemiş. (Kur’an-ı Kerim, Hicr suresi, 15/29) * Sözün […]
Arif
17:25 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Mevlana gam/hüzün konusunda sıradışı bir yorum yapar: Mevlana’ya göre gam/hüzün gönül dalındaki sararmış, kurumuş yaprakları ayırır, daldan yeni ve yeşil yapraklar bitmesine yardım eder, insanın içini yeniler: Her gün, gönüle gelen düşünce o gün, sabah çağt gelen konuğa benzer, ev sahibine hükmeder, huysuzlukta bulunur. Ev sahibi olmanın şanı, konuğu görüp gözetmek, ağırlamak ve nazını çekmektir. […]
Arif
17:15 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
Duyularımız gerekli mi gerekli, gözümüz olmadan göremeyiz, kulağımız işitemeyiz. Ama gördüğümüz ve işittiğimiz şeyin ne olduğunu bilmek için duyularımız yetmez akla ihtiyacımız vardır. Aklımız var, lazım mı lazım, aklımız olmasa düşünemeyiz. Düşünemezsek hayvanlardan bir farkımız kalmaz zaten. Duyularımız aklımızın, aklımız duyularımızın yerine geçebilir mi? – Kesinlikle hayır. Duyularımız fiziksel âlemde işe yarar, nesneleri görürüz, çiçekleri […]
Arif
17:12 - 3 Ekim 2015
0 Yorumlar
ÂH! Allah isminin ilk ve son harfi bir araya getirilirse, “Âh” meydana çıkar. Âh, Allah isminin kısa yazılış şeklidir. O halde “Âh”, Allah demektir. Sûfi’nin “Âh” demesi, Allaha sığınması demektir. Fuzûlinin divanının gazeller kısmında “Âh”ın geçtiği ilk beyitte Allaha seslenir: Yok bende bir amel sana şâyeste Âh eğer amalime göre vere bişâret-i afv-i hatâ bana […]

0 Yorumlar