Sünnet-i Seniyye Sahabe-i Kiram ile Bir Bütündür

Efendimiz(sav) buyuruyor ki: “İsrailoğulları 71, Hrıstiyanlar 72  fırkaya ayrıldı. Benim ümmetim 73 fırkaya ayrılacak. Biri hariç hepsi ateştedir.” Sahabe soruyor: ”Bu biri kimdir?” Efendimiz(sav) cevaplıyor: “Benim ve Ashabımın üzerinde bulunduğu yolda olanlardır.” Demek ki Sünnet-i Seniyye Sahabe-i Kiram ile bir bütündür. Sünnet-i Seniyye’ye ulaştıracak ara katman Sahabe-i Kiramdır. Sünnet-i Seniyye’ye ulaşmak istiyorsanız ,Sahabe-i Kiram’dan gitmek […]

Daha fazla oku
Meczubun Gönül İlacı

Önde gelen sûfilerden Bayezid-i Bistamî (ö. 878) ilaç ya­parken rastladığı bir hekime: Ey tabib! Sende benim hastalığıma da ilaç var mı? dedi. Hekim sordu: Hastalığın nedir? Bayezid: Günah hastalığı, cevabını verdi. Hekim ellerini iki yana açarak: Ben günah hastalığının ila­cını bilmem, dedi. O esnada orada bulunmakta olan meczub bir genç söze karışıp: Baba, senin hastalığının […]

Daha fazla oku
İnsanın Başını Derde Sokan Dört Şey

Çoğu zaman insanın başını derde sokan şu dört şeydir: * Gözün, * dilin, * kalbin, * arzun. * Gözüne sahip çık, onunla helal olmayan şeye bakma. * Diline sahip ol, Allah Taâlâ’nın kalbinde olduğunu bildiği şeyin aksini söyleme. * Kalbine dikkat et, gönlünde hiç bir Müslüman için kin ve haset hissi bulunmasın. * Arzuna sahip […]

Daha fazla oku
Kalp,Aklın Ötesindedir

Akıl bağımlıdır… • Kalp ise bağımlı değildir… • Kalp aklın ötesindedir. Hakikatin gerçekten bilinmesi ancak kalp iledir. Muhyiddin İbn Arabi İnsan, samimiliğini kaybettiği anda Allah’tan uzaktadır. Samimilik, kalbinin yolunda yürümek demektir. Nurettin Topçu Hisse: • Duyularımız zaman ve mekânla sınırlıdır, aklımız zaman ve mekanın ötesini ne olduğunu değil, ne olmadığını kavrayabilir ancak. • Ruhumuz ise […]

Daha fazla oku
Tasavvufa Dair Genelleme Hataları

Psikoloji adına ortaya konulan her teori Psikoloji adına bağlayıcı değildir. Fizik adına ortaya konulan her teori Fizik adına bağla­yıcı değildir. Ama Psikoloji ve Fizik adına psikolog ve fizikçiler tara­fından genel kabul görmüş olan teoriler nisbeten bağlayıcı­dır ama bunlar bile yeni bilgiler ışığında değişebilir. Şimdi Dinî ilimlere gelirsek: Tefsir ilmi adına ortaya konulan her yorum Tefsir […]

Daha fazla oku
Şeytan Zeki,Melekler Saf mı ?

Meleklerin Sâf olduklarına dâir inâncımız vârdır, eyvAl­lah melekler saftır/tertemizdir ama “saftirik” değildir. Ama meleklerin saf , Şeytanın ise “zeki” olduğu inanışı yaygındır. Halbuki zekâ ve akıl en temelde gerçeği olduğu gibi gör­me yetisi ise melekler zekâ ve akıl sembolü olmalıdır, Şey- tan’sa akılsızlık sembolü. Burada esas amacımız Şeytan’ın ve meleklerin zekâsını ölçmek, karşılaştırmak değil. Sorun […]

Daha fazla oku
Sen İstisnai Varlıksın

* İstisnai olan her şeyi sıradanlaştırıyoruz, sıradanlaştırdığımız oranda hayretimizi de kaybediyoruz, yaşamın tadını da kaybediyoruz. * Yüce Yaradan hiçbir insanın göz irisinin desenini başkasınınkiyle aynı yaratmamış. * Hiç kimsenin parmak izi diğerlerininki gibi değil. * Bu türden örnekleri saymakla bitiremeyiz. * Yüce Yaradan her insana Kendi Rûh’undan üflemiş. (Kur’an-ı Kerim, Hicr suresi, 15/29) * Sözün […]

Daha fazla oku
Hüzün İnsanın İçini Yeniler

Mevlana gam/hüzün konusunda sıradışı bir yorum ya­par: Mevlana’ya göre gam/hüzün gönül dalındaki sararmış, kurumuş yaprakları ayırır, daldan yeni ve yeşil yapraklar bit­mesine yardım eder, insanın içini yeniler: Her gün, gönüle gelen düşünce o gün, sabah çağt gelen ko­nuğa benzer, ev sahibine hükmeder, huysuzlukta bulunur. Ev sahibi olmanın şanı, konuğu görüp gözetmek, ağırlamak ve nazını çekmektir. […]

Daha fazla oku
Duyularımız,Aklımız ve Nihayet Kalbimiz;Hangisi Hangisinin Alternatifi Olabilir?

Duyularımız gerekli mi gerekli, gözümüz olmadan gö­remeyiz, kulağımız işitemeyiz. Ama gördüğümüz ve işittiğimiz şeyin ne olduğunu bil­mek için duyularımız yetmez akla ihtiyacımız vardır. Aklımız var, lazım mı lazım, aklımız olmasa düşüne­meyiz. Düşünemezsek hayvanlardan bir farkımız kalmaz zaten. Duyularımız aklımızın, aklımız duyularımızın yerine geçebilir mi? – Kesinlikle hayır. Duyularımız fiziksel âlemde işe yarar, nesneleri görü­rüz, çiçekleri […]

Daha fazla oku
Ah ! , Allah Hu !

ÂH! Allah isminin ilk ve son harfi bir araya getirilirse, “Âh” meydana çıkar. Âh, Allah isminin kısa yazılış şeklidir. O hal­de “Âh”, Allah demektir. Sûfi’nin “Âh” demesi, Allaha sığın­ması demektir. Fuzûlinin divanının gazeller kısmında “Âh”ın geçtiği ilk beyitte Allaha seslenir: Yok bende bir amel sana şâyeste Âh eğer amalime göre vere bişâret-i afv-i hatâ bana […]

Daha fazla oku