İbn Arabi – Futuhat-ı Mekkiyye,cild:2

Kısa Notlar Kulların fiilleri kendilerinden meydana gelmiş olsa bile, Allah olmasaydı onlar adına herhangi bir fiilin ortaya  çıkması mümkün değildi. Bu ölçüt, amellerin görünüşte kullara izafesiyle o fiillerin Allah tarafından yaratılmış olmasını birleştirir. Şu ayette buna gönderme vardır: ‘ Sizi ve yapmakta olduklarınızı yaratan Allahtır’’ Yani, yaptığınız işleri de Allah yarattı. Böylece Allah, yapmayı kullara, […]

Daha fazla oku
İbn Arabi – Futuhat-ı Mekkiyye,cild:8 Notlarım

Allah’ın Sevdiği Kullarını Sınaması Allah, velilerini sever. Seven ise, sevdiğini üzmez. Dünyada, O’nun velilerinden daha çok eziyet ve bela gören yoktur. Onlar, Allah’ın peygamberleri, nebileri ve tabileri hakkında manaları korunmuş kimselerdir. Onlar, Allah’ın sevdiği kimselerken bu belayı nasıl hak etmişlerdir? Allah şöyle der:”Onları sever, onlar da Allah’ı sever.’’ Bela bir iddiayla birlikte olabilir. Bir şeyi […]

Daha fazla oku
İbn Arabi – Futuhat-ı Mekkiyye,cild:15 Notlarım

Allah’ın Alemi Yaratmasının Gayesi Allah cinsleri, türleri yaratmış, âlemdeki bireyleri izhar etmiştir. Yaratmanın gayesi, yaratılmışa bakmakla onu Yaratana ulaştıracak bilgiyi elde etmemizdir. Başka bir ifadeyle Allah herhangi bir şeyi onu değersiz görelim diye yaratmadı. Demek ki yaratılmış bir şeye yönelmek, onu (tanımak için) ısrarlı olmak ve onu sevmek zorunluluktur. Çünkü âlem (ve yaratılmış her şey), […]

Daha fazla oku
Şeriata Uymaya Teşvik

Çok dikkatli olmak ve bilmek gerekir ki; dünya dostların ve düşmanların iç içe olduğu, her şeyin birbirine karıştığı bela ve musibet yurdudur. Şu âyet-i kerimede de ifade edildiği gibi Allah Teâlâ’nın rahmeti her şeyi kuşatmıştır: “Rahmetim ise her şeyi kaplamıştır” (A râf, 7/156). Herkese yaptığının karşılığının verildiği yer olan kıyamet gününe gelince, o günde dost […]

Daha fazla oku
Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat’e Uymaya Teşvik

80.MEKTUP Mirza Fethullah Hakîm’e yazılmıştır Yetmiş üç fırka içinde kurtuluşa erenin Ehl-i sünnet ve’l-cemaat fırkası olduğu, bid’atçı fırkalardan uzak du­rulması gerektiği Allah Sübhânehû ve Teâlâ bize ve size şeriat-ı Mustafa yolu üzerinde istikamet ihsan etsin. İşte mesele budur; gayrisi nafile! Yetmiş üç fırkadan her biri şeriata tâbi olduğunu iddia eder ve kurtuluşa erenlerden olduklarına kesin […]

Daha fazla oku
Akide ve Fıkıh’ın Öğrenilmesi Beyanı

75.MEKTUP Mirza Bedîüzzaman’a yazılmıştır Önce akideyi düzeltmek, sonra fıkhın bilinmesi gere­ken hükümlerini öğrenmek gerektiği; iki cihanın efen­disine tâbi olmaya teşvik Allah Sübhânehû sîzlere selamet ve afiyet ihsan eylesin. Bilmek gerekir ki; dünya ve ahiret saadetinin temini, pey­gamberlerin efendisi Resûl-i Ekrem’e, Ehl-i sünnet âlimlerinin açıkladığı şekilde tâbi olmaya bağlıdır. Allah o âlimlerin bu yol­daki gayret ve […]

Daha fazla oku
Dünya Nedir Bilir Misin?

Ey oğul! *Dünya nedir bilir misin? Kadınlar, oğullar, mallar, şan, şöh­ret, liderlik, eğlence ve oyun gibi seni Hak Sübhânehû’dan uzak­laştıran ve O’na ulaşmanı engelleyen her şey dünyadır. Boş şeyler­le meşgul olmak da dünyaya dâhildir. Ahiret işleriyle ilgisi olmayan ilimler de dünyadan kabul edilir. Astronomi, mantık, geometri, aritmetik vb. faydasız ilimleri tahsil etmek faydalı olsaydı filozoflar […]

Daha fazla oku
Ebedi Kurtuluş İçin Reçete:İlim,Amel ve İhlas

Aziz kardeşim! Bilmelisin ki, ebedî kurtuluşa erişmek için üç temel esasın elde edilmesi insan için mutlaka gereklidir. Bu üç esas ilim, amel ve ihlâstır. İlim iki kısımdır. Bir kısım vardır ki, bundan maksat ameldir. Bu ilmin açıklamasını/ifa/ı ilmi üstlenmiştir. Diğer bir kısım vardır ki, bundan maksat da sadece kalp için yakîn (kesin kanaat) ve inanç […]

Daha fazla oku
Dünyaya Aldanmamak

Bilmelisin ki, bu dünya dış görünüşü itibariyle tatlıdır. Gö­rünüşte bir cazibeye sahiptir. Fakat o gerçekte öldürücü zehir ve boş bir metadır. Dünyaya dönük olan alaka ve irtibatın arkasında bir fayda yoktur. Dünyanın makbul gördüğü kimse rezil, ona kendini kaptıran da delidir. O tıpkı altınla donatılmış pislik ve şe­kere bandırılmış zehir gibidir. Akıllı kimse odur ki, […]

Daha fazla oku
Tevhidin İki Çeşidi:Vahdeti Vücud ve Vahdeti Şuhud

43.MEKTUP Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhârî’ye göndermiştir Tevhidin, vahdet-i vücûd ve vahdet-i şühûd olmak üze­re ikiye ayrıldığı, kişiye gerekli olanın vahdet-i şühûd olduğu Allah size selamet versin, şahsınızı lekeleyecek şeylerden sizi muhafaza etsin, sizi zedeleyecek şeylerden korusun… Tasavvuf ehline göre iki çeşit tevhid vardır: vahdet-i şühûd ve vahdet-i vücûd. Vahdet-i şühûd, tek olanı müşahede etmektir. […]

Daha fazla oku