Genel Sosyoloji
Osmanlı Aydını ve Dönemin Fikir Akımlarının Zihin...7 Ekim 2026
Arif
23:55 - 23 Mart 2015
Oryantalistler yaygın bir biçimde var olan Doğu’yu değil kafalarındaki Doğu’yu anlatmıştır. Gördüğünü değil, görmek istediğini. Bu yünden de Doğu, dolayısıyla doğulular hiyerarşik olarak insanlığın alt katmanlarına yerleştirilmiş, ikinci kalite varlıklardır. Bütün olumsuz insani özellikler onlara hasredilmiştir. Oryantalizm barbar doğulular imgesi yaratarak ve sözüm ona onları ehlileştirme gibi oldukça iyi niyetli ve insani bir girişim olduğunu […]
Arif
23:49 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
İnsan önceki çağlardan daha iyi makinelere sahip olmakla övünür ve bunu gelişme olarak değerlendirir. Her türlü vesayet yokluğunun, kişisel özgürlüğe kavuşmanın belirtisi addeder. Ortaçağın sonlarından itibaren beslediği özlemlerin gerçekleştiği yıl olarak 2000’i gösterir. Oysa bu yıl özgürlük ve mutluluk uğrunda verdiği mücadelenin tamamlanması ve zaferin elde edildiği bir tarih değil, bilakis insanın artık insan olmadığı, […]
Arif
23:24 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Özgürlük, kapitalizm ya da maddecilik tarafından anlaşıldığı hâliyle doyum, tüketim ve hedonist serbestleşme olarak anlaşılmamalıdır. Hatta tam aksine özgürlük, her şeyden önce bir vazgeçme, müstağnilik, feragat, özveri, dayanışma ve paylaşma becerileridir. İnsan ise, kendisine sunulmuş olan refahtan yararlanma kapasitesince, yani batılı normlar tarafından ölçüt alındığı gibi birtakım maddî tüketim kıstasları ölçüşünce değil, tam aksine, bu […]
Arif
23:23 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Ölümün olmadığı bir hayatta çatışma, imtihan, tekâmül, kahramanlık, esaret, kurtuluş, özgürlük, aşk, trajedi; iman-küfür ve hak-batıl çatışması… kısacası insanı insan kılan tüm değerler anlamını yitirecektir. Ölümsüzlüğü talep, aslında hayatı trajik kılan o bıçak sırtında yaşamaktan, ya da bir başka deyişle “havf ile reca” arasındaki bir hayattan kurtulmak; bir anlamda kon-formist bir muhafazakârlıktır. Ucunda ölüm olmayan […]
Arif
23:19 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Tevhidi açıdan Allah, sürekli bir faildir. Ama İslam tümtanrıcı değildir. Yanı Allah ile kâinat ilişkisi bir özdeşlik ilişkisi olmayıp, yaratıcı ile esen arasındaki illiyete dayanan bir ilişkidir. Ama bu bir neden-sonuç ilişkisi gibi anlaşılmamalı; çünkü nedensellik ilişkisi dünyava ait bir kavramdır, yani yaratılmışlar arası bir ilişkidir. Doğal olarak eser, yaratıcısına işaret eder. Ancak dünya bir […]
Arif
23:16 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Kişi ancak kendi emeğinin karşılığını mülk (temlik) edinebilir. Buradaki temlik kavramı, maddî olmaktan çok manevî kazananlara işaret eder. Bu anlamda salih amel, Marxizmin praksis, ya da kapitalizmin üretim kavramlarını da aşan bir şümûle sahiptir. Çünkü her iki kavram da, temelde maddî kazanımları ifade etmektedir; en fazla bu kavramlar insanın üretimsel eylemliliği içerisinde manevî yönlerinin de […]
Arif
23:12 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Bilim ve teknoloji 20. yüzyılın ortalarına kadar bir fatih edasıyla toplum hayatında yer etti. Modern bilimin doğduğu 17. yüzyıldan 20. yüzyılın ortalarına kadar dünya ölçüsünde eskiye galebe çalan bir yeniden sözedilebiliyordu. Fakat modern hayat katettiği her merhalede insan hayatını öylesine değişikliğe uğrattı ki bilim ve teknolojinin güdümüne girmeden yaşanılan zamanlar hatırlanamıyacak kadar geride kaldı ve […]
Arif
22:54 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Kapitalist sistemin babaları, suçu toplumsal bir vakıa olarak, önsel bir kabulle benimsediklerinden, bunların yaptıkları tek şey suçluyu evcilleştirmek ve toplumsal dengelerin karmaşıklığıyla suç olgusunu toplumsal dengelerle karşılamak yoluyla toplumsal bir gerçekliğe dönüştürmektir. Çünkü kapitalizmin ve beşerî sistemlerin temel hayat felsefeleri, suçu yadsımayı mümkün kılmaz. Bu sistemin egemenleri, maddî değerleri, sömürüyü, beşeri egemenleşme ve doyum isteklerini […]
Arif
14:51 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
İnsan boş bir uzayda değil, remizlendirilmış, donatılmış, hazır ve anlaşılır kılınmış bir uzayda yaşamaktadır. Bu uzay birçok değerler sistemi içermektedir. Her bin ortak ve farklı dilleri (temel dönüşüm ve çevrim elemanlarına) sahip olan bu değerler sistemleri, insan zihni ile de dönüşümsel bir anlaşılırlık çevrimbirimlerine haizdir. Yani insan zihni, kâinatı birtakım işaretler ve simgeler yoluyla tanımakta […]
Arif
14:47 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Ne gariptir ki,insan ya kendi yaptığı nesnelere tapıyor, kendi ürettiği değerlere veya kendi bilincinin ürünlerine, geçmişine ya da gelecekteki beklentilerine ya da kendisinden daha aşağı düzeyde bulunan yaratıklara, veya bir kadına ya da bir erkeğe. Kendi yarattığı değerlerle oyalanmak, bununla yetinmek istiyor. Oysa değerler aşkın olduğu, ilahî hakikatin bir ışığı olduğu sürece yol gösterir ve […]

0 Yorumlar