Muhyiddin İbn Arabi
Kimyâ-i Saadet:Her Şey Kemali Talep Eder26 Eylül 2026
Arif
17:00 - 29 Nisan 2015
Bazılarının bâtından zâhire sirayet eden özellikleri olsa da bütün günahlar,bâtını necasettir. Nitekim Hz. Peygamber (a.s.) Kul işlediği günahtan dolayı rızkından mahrum kalır” buyurmaktadır. Hadisin başka bir sırrı daha vardır; Mahrumiyet, manevi ve ruhani rızıktan olabileceği gibi bazen de maddi-zâhirî rızıktan olabilir. Sonra şöyle deriz: Bütün ibadetler temizleyicidir. Temizlik bazen Allah Teâlâ’nın “İyilikler kötülükleri giderir” âyet-i […]
Arif
16:03 - 22 Nisan 2015
0 Yorumlar
Hutbe Okumak: Meselenin Batınî Yorumu Hutbe okumak, öğüt vermek için emredilmiştir. Hatip, Hakkın davetçisi, kapısının bekçisi ve Hakkın kulun kalbindeki vekilidir. Kendisiyle konuşmaya hazırlanmak için kulun kalbini Allah’a çevirir. Bu nedenle hutbe, Cuma namazından önce okunur. Müminlerin annesi Hz. Aişe bir rivayette hutbeyi şöyle nitelemiştir: ‘Cuma namazında hutbe iki rekâtın yerini tutar.’ Cuma namazı yolcu […]
Arif
16:02 - 22 Nisan 2015
0 Yorumlar
Fıkhi Hükümlere Başlamadan Önce İbn Arabi ve Futuhat-ı Mekkiye Hakkında Bazı Uyarılar Muhyiddin-i Arabi, eserlerini herhangi bir müellif gibi düşünüp yazmadığını ve eserlerinin Allah’ın bir ihsanı ve ilhamı olduğunu belirtir. Verdiği bilgilerin, bazı eserlerden derlenip aktarılan türden olmadığını, başkasına ait olan sözleri tekrarlamadığını, sadece Cenab-ı Hakk’ın kendisine keşif yoluyla ihsan ettiği bilgileri ihtiva ettiğini […]
Arif
18:44 - 6 Nisan 2015
0 Yorumlar
Yaratılışı itibariyle insan,hem biyolojik hem de psikolojik bakımdan âciz ve zayıf bir varlıktır.Özellikle yaşanan sıkıntı ve çaresizlikten kurtulup huzur ve gönül rahatlığı içinde yaşamak için maddi-manevî bir vesile aramak, insanın yapısında var olan bir duygu ve düşüncedir. Bütün nevileriyle tevessülün, bu duygu ve düşüncenin birer tezahürü olarak ortaya çıktığını söylemek yanlış olmasa gerektir. Vesile ve […]
Arif
15:22 - 2 Nisan 2015
0 Yorumlar
Yılan cennete ki canlıların en güzeliydi. Deve şeklinde dört ayağı üzerinde yürüyen bir hayvandı. Üzerinde her türlü renk vardı. Şeytan ona sinsice, yavaş yavaş yaklaştı. Sonunda yılan ona uydu. O da yılanın ağzından içeri girdi başına yerleşerek Cennet’in kapısına geldi. Şöyle seslendi: Ey Adem ve Havvâ! “Rabbiniz sizi, şu ağacın meyvesini yemekten melek olursunuz veya […]
Arif
15:18 - 2 Nisan 2015
0 Yorumlar
Kur’ân ve sünnet¸ bizlere varlığın yaratılış seyri ve evreleri hakkında bilgiler vermiştir. Biz bu yazımızda Nur-ı Muhammedî hakkındaki rivayetler üzerinde duracağız. Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ben yaratılışta peygamberlerin ilki¸ gönderilişte sonuncusuyum.”[1] Varlığı Varlıkların Özü İslâm âlimleri bu konuda şu açıklamaları yapmışlardır: Rasûlullah Efendimiz varlıkların özü¸ aslı ve çekirdeği olmuştur.[2] İlâhi nur ve […]
Arif
22:13 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Keşfe dayalı bir hata; içtihad işinde yapılan hata hükmündedir. Özellikle, sahibinden itap ve ayıplamanın kalkması gibi.. Hatta müçtehid için bu hususta sevap derecelerinden bir derece dahi tahakkuk eder.. Ancak, keşif ehli kimse ile müçtehidin mukallidi (uyanı) arasında bir fark vardır; Şöyle ki: Müçtehid mukallidi, müçtehid hükmündedir; kendisine sevap derecelerinden bir derece verilir. Yani: Hata takdir […]
Arif
22:09 - 22 Mart 2015
0 Yorumlar
Bilesin ki. Said o kimseye derler ki: Kalbini dünya mahabbetinden soğutup Sübhan Hakkın mahabbet ateşi ile onu tesir altına alan kimsedir. Dünya sevgisi bütün hataların başıdır; onu sevmeyi terk ise., bütün ibadetlerin başıdır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruldu: — «Dünya Sübhan Hakkın buğzettiği bir şeydir. Yarattığı günden bu yana hiç de ona iyi nazarla bakmamıştır.» […]
Arif
13:44 - 19 Mart 2015
0 Yorumlar
“Onlar gayba inanırlar, salât ederler.” Yani kendileri açısından gayb olana taklidi ya da ilme dayalı tahkiki iman şeklinde inanırlar. Çünkü iman, taklidi ve tahkiki olmak üzere iki kısma ayrılır. Tahkiki iman da iki kısma ayrılır: Delile dayanan ve keşfe dayanan. Her ikisi de ya ilmin ve gaybın sınırına bağlıdır ya da değildir. Birincisi, “ilmel yakin” […]
Arif
13:32 - 19 Mart 2015
0 Yorumlar
Birisi, Allah’a namazdan daha yakın yol var mıdır diye sordu. Buyurdu ki: Gene namazdır, fakat namaz, yalnız şu görünen şekil değildir. Bu, namazın kalıbıdır; çünkü bu namazın önü vardır, sonu vardır. Önü, sonu olan herşey kalıptır; çünkü tekbir, namazın önüdür, selâm namazın sonu. Şehadet getirmek de yalnız dille söylenen söz değildir. Çünkü onun da önü […]

0 Yorumlar