Muhyiddin İbn Arabi
Kimyâ-i Saadet:Her Şey Kemali Talep Eder26 Eylül 2026
Arif
02:15 - 7 Mayıs 2015
Hz.Musa, Allah tarafından halka gönderilmişti. Aynı zamanda Peygamberdi.”Ulu Allah Musa’yı, vahyin en son mertebesi olan “kelâm” ile taltif etti. (Kur’an, Sûre:4, Âyet: 162.) O, bütün bu büyüklüğüne, bilgisine ve Allah’a olan bu kadar aşinalığına rağmen Hızır’a – O’na selâm olsun – talip oldu ve Allah’dan Hızır’la konuşmayı dua ederek diledi. Pek çok yalvarıp yakardıktan sonra […]
Arif
22:19 - 5 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Dinler; “Allah’ın ahlâkı ile ahlâklanma” veya O’nu taklîd (İmitatio dio) prensibini hedef almıştır. Bu gayeyi gerçekleştirmek isteyen insanoğlunun, sürüp giden hayatında, canlı; ve müşahhas bir modele olan ihtiyacı, “insanın insanı taklidi” (İmitatio hominis) realitesini ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden tecrübî psikoloji, “beşer aymbiosis”nin üzerinde durmakta ve şahsiyetimizin başkalarının şahsiyeti ile karışarak şekillendiğine (ihtilat veya […]
Arif
23:18 - 2 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Tasavvufa gelince; doğrusunu söylemek gerekirse onu, tek başına bağımsız bir gelenek olmayıp Islâm’ın belli bir parçasını oluşturduğu için, Hinduizm ve Budizm gibi diğer bütüncül geleneklerle aynı kategoriye yerleştirmemeli. Bir gelenek olarak Hristiyanlık veya Budizm’den söz edildiği gibi Islâm’dan da söz edilebilir; ama tasavvuf, İslam geleneğinin yalnızca bir boyutu olarak ele alınmalıdır. Bu açık nokta üzerinde […]
Arif
17:48 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Cabir b. Abdullah’tan, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. “Adamın birisi ayağa kalkmış ve iki rekât fecir namazı kılmıştır. Birinci rekâtında Kâfirun suresini okumuştu. Okumayı tamamlayınca, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: ‘Bu adam, rabbini bilen bir kimsedir.’ İkinci rekâtta ise Ihlas suresini okumuş; okumasını tamamlayınca Hz. Peygamber ‘Bu adam, rabbine iman eden bir kimsedir’ buyurmuştur.” Hadisin […]
Arif
17:44 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Allah’a yemin ederim ki Mikâil şöyle haber vermiştir: Allah’a yemin ederim ki İsrafil şöyle haber vermiştir: Allah’a yemin ederim ki Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Ey İsrafil izzet ve celalim, varlığım ve keremim üzerine yemin ederim ki: Fatiha suresiyle beraber besmeleyi bir defa okuyan kimseyi bağışladığıma şahit olunuz. O kimsenin iyiliklerini kabul ettim ve günahlarını sildim; dilini […]
Arif
17:39 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Derecelerin selamı yaymak, yemek yedirmek, insanlar uyurken gece namazı kılmak olmasının nedeni ise şudur: insanın davranışları iki esasta sınırlıdır. Buna göre insan ya Hak’la ya da halkla ilişki içerisindedir. Her iki muamele de fiilî ve kavil İlişki diye ikiye ayrılır. Halka yönelik kavlî muamele selam vermektir; bu asildir. Yemek yedirmek ise fiildir ve sahibini aşan […]
Arif
17:34 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir : ‘ Kulunu veya kölesini zina ederken gören Allah’tan daha kıskanç hiç kimse yoktur.’ ” (Bu hadisi Buharî, Müslim, Tirmizî, Nesâî, Dârimî, İbn Hanbel rivayet etmişlerdir. Bu konuda kitapta daha ayrıntılı bilgi vardır.) “Hadisin Sırrı ve Mânâlarının İzâhı” ” Bu hadisin sırrı hakkında aniden kalbime şöyle bir şey geldi / […]
Arif
17:22 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Havf ve takva, kendileriyle vasıflanan kimselerde farklı derecelerde bulunurlar. Bu farklılığın nedeni ise insanların nebevi haberleri ve onlarla birlikte gelen vaad ve tehditlerin her birisini akıllarında canlandırmalarının gücüne ve zayıflığına bağlıdır. Buna göre günah işlemeye devam eden kimse tafsili değil, sadece icmali olarak tasdik etmektedir. Nitekim Hz. Peygamber şu hadisiyle buna işaret etmektedir: “Kişi, mümin […]
Arif
17:15 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
Duanın karşılığı [icabet] tasavvura bağlıdır. Binaenaleyh Hakk’ı en iyi tasavvur eden kimsenin duaları en çok kabul edilen kimsedir. Sahih tasavvur ise gerçek ilim ve sahih müşahedeye tabidir. Bunun için Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Eğer Allah’ı hakkıyla bilseydiniz, duanızla dağlar yerinden oynardı” Görmüyor musunuz ki Hz. Peygamber tam marifet ve müşahede sahibi olduğu için, dualarının […]
Arif
17:05 - 29 Nisan 2015
0 Yorumlar
İnsanın bedenin temizliği kirlerden ve büyük pisliklerdendir; duyularının temizliği, gereksiz şeylerle ilgilenmekten onları alıkoymaktır. Uzuvlarının temizliği ise akli ve şer-i mizan hükümlerinden bilinen itidal dairesinin, ayrıca nasihat ve ikazların dışında onları kullanmaktan alıkoymaktır; bu konuda özellikle dili korumak gerekir. Çünkü insanın dilinin iki temizliği vardır; Birincisi faydalı ve manalı şeylerin dışında sükut etmektir. İkincisi ise […]

0 Yorumlar