Allah’ın Kelamı

Ululandıkça ululanası Allah, kayıtsız-ilgisiz söz söyler; hem de ezelden ebede-dek, hiç ardı-arası kesilmeden, harfsiz-sessiz söyler. Her peygambere bir sözü vardır, her erene bir sözü; bütün sözleri de birdir; yâni sözlerinde aykırılık yoktur. İsterse tanığın biri Türk olsun, öbürü Tacik; iki tanığın da sözü birdir. Allah’ın sözü yalnız Kur’ân’daki şu harfler olsaydı bunları yazmak için denizlerin mürekkep, […]

Daha fazla oku
Herşey’in Yaratıcısı Olan:Allah

Feleğin dönmesi ile kâinat üzerindeki tasarrufu ve bulutların tam vaktinde yağmur yağdırması, yazın ve kışın zamanında değişmesini görüyorsun. Bunların hepsi bir hikmete (Kontrole) ve sevaba (Allah tarafından mükâfat, hayırlı hareket, iyilik yapmak) dayanır. Bu cemad (Cansız) olan bulut vaktinde yağmur yağdırmanın gerekli olduğunu ne bilir? Bu bitkiyi kabul edip, bir yerine on veren toprağı da […]

Daha fazla oku
Dünya ve Ahiret Hakkında

Şunu bil ki! Asıl olan dünyada işlenen amellerdir ki dünya da işlenen amellerin fer’i ise;ahirette göreceğin iştir. Orada olacak işler insan amelinin bir neticesidir. Takdim edilenler şeyler ise dünya amelleridir. Anlatılan mana icabıdır ki:Yaratılmada Dünya,ahiretten önce geldi. Bil ki! Ahiretin,hisse dayalı şeyleri,dünyanın hisse dayalı şeylerinden daha kuvvetlidir. Bunun gibi ahiretin lezzet babındaki işleri,dünyanın lezzete dair […]

Daha fazla oku
Allah’ın Razı Olcağı İşler Yapmak

İnsanda birçok şeyler mevcuttur. [Mesela] Fare vardır, kuş vardır. Kuş kafesi yukarı kaldırır; fare aşağı çeker. İnsanda daha bunun gibi, binlerce çeşitli yırtıcı hayvanlar bulunur. Bunlar eğer, fare fareliğini, kuş da kuşluğunu bırakırsa, hepsi birleşir ve istenilen şey de meydana gelmiş olur. Çünkü istenen ne yukarı ne de aşağıdadır. Ve istenilen hasıl olunca, ne yukarı […]

Daha fazla oku
Kimin İçin Allah Var, O’na Herşey Var

Kim Allah içinse, Allah da onun içindir. Her kim bu âlemle meşgul ve yüzü o âleme dönük ise, onun ruhu, o âlemin ruhâniyetiyle’ doludur. Bu âlemle meşgul ise, bu âlemle doludur. Yani o, şeytan için, şeytan da onun içindir. Şiir: Onun ruhu, benim ruhum; benim ruhum, onun ruhu. Biz bir bedene inmiş iki ruh gibiyiz “Allah’ın ipine […]

Daha fazla oku
Kulun Rabbin’i Bilmesi Nasıl Olur ?

 Bir kul Rabbini kendiliğinden bilemez. Onun bilmesi yolunu şu cümle ile anlatmak mümkündür: Kul önce nefsini bilmeli. Ama kul nefsini; kulluk yolunda ıslah ederek bilmeli. Bunu bildikten sonra yaratanı yaratıcı olarak nefsine tanıtmalıdır. Nefsini yoklukla bilen, yaratanın varlığını bilmiş olur. Nefsini kötülük ve hata ile bilen, Allah’ı iyilik ve doğru olarak bilir. Nefsini ihtiyaç içinde […]

Daha fazla oku
Selamet Evine Girmek

“Yüce Allah buyurdu: ‘Allah selamet evine çağırır.’ (Yunus, 25). Allah, kullarını sıfatlar ve zat tevhidine davet eder. Bunların tevhidi, bütün afetlerden selamet evidir. O, fiiller tevhidine Kelime-i Tevhid, namaz, zekât, oruç, hac gibi emredilen; şirk, adam öldürme, zina, haram yemek ve bunun gibi yasak kılınan şeylerden men etmek gibi çeşitli ibadetler ve nehiylerle davet eder. […]

Daha fazla oku
Ezeli Dost

Ezel gününde kısmetine bir ulu rehber çıkarak, onu bu dünyanın çirkeflerinden çekip çıkarmak üzerine: “Ey ezel dostum! Ne gözlerin iyi görüyor, ne de kulağın yeterince tam duyabiliyor, Onun için bana gel, sakın elini elimden çekmeye kalkışma. Zira yeryüzünde öyle uçurumlar, çukurlar mevcuttur ki, senin o az gören gözün ve sağırlaşmış kulağın ile o girdapları görmen […]

Daha fazla oku
Zan ve Şüphe İçinde Olanlar Gerçeği Anlayamazlar

Zan ve şüphe içinde olanlar gerçeği anlayamazlar. Onlara manevî terbiye ve hakikatleri görecek göz verilmemiştir, inanmak için elle tutulacak delil ararlar. Gönül gözüyle görülebilen delilleri ve gönül kulağıyla duyulabilen sesleri göremez, duyamazlar. Gönül gözleri görmeyenlerdir ki istidlâl yolunu körün değneği gibi kullanmak zorunda kalırlar. Bu değnek onların taşlara çarpıp yuvarlanmalarını önleşe de bu gidiş elbette […]

Daha fazla oku
Sır Ancak Sırrı Bilene Söylenir

Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkar eden kişinin kulağına söylenmez. Fakat Allah’dan davet etme emri gelince artık halkın kabul edip etmemesiyle ne işimiz var? Nuh, tam dokuz yüz yıl kavmini davet edip durdu. Her an da kavminin inkarı arttı. Fakat söylemeden vazgeçti mi? Hiç sükut mağarasına çekilmeye kalkıştı mı? Köpeklerin havlaması ile kervan, […]

Daha fazla oku