Selamet Evine Girmek

“Yüce Allah buyurdu: ‘Allah selamet evine çağırır.’ (Yunus, 25). Allah, kullarını sıfatlar ve zat tevhidine davet eder. Bunların tevhidi, bütün afetlerden selamet evidir. O, fiiller tevhidine Kelime-i Tevhid, namaz, zekât, oruç, hac gibi emredilen; şirk, adam öldürme, zina, haram yemek ve bunun gibi yasak kılınan şeylerden men etmek gibi çeşitli ibadetler ve nehiylerle davet eder. […]

Daha fazla oku
Ezeli Dost

Ezel gününde kısmetine bir ulu rehber çıkarak, onu bu dünyanın çirkeflerinden çekip çıkarmak üzerine: “Ey ezel dostum! Ne gözlerin iyi görüyor, ne de kulağın yeterince tam duyabiliyor, Onun için bana gel, sakın elini elimden çekmeye kalkışma. Zira yeryüzünde öyle uçurumlar, çukurlar mevcuttur ki, senin o az gören gözün ve sağırlaşmış kulağın ile o girdapları görmen […]

Daha fazla oku
Zan ve Şüphe İçinde Olanlar Gerçeği Anlayamazlar

Zan ve şüphe içinde olanlar gerçeği anlayamazlar. Onlara manevî terbiye ve hakikatleri görecek göz verilmemiştir, inanmak için elle tutulacak delil ararlar. Gönül gözüyle görülebilen delilleri ve gönül kulağıyla duyulabilen sesleri göremez, duyamazlar. Gönül gözleri görmeyenlerdir ki istidlâl yolunu körün değneği gibi kullanmak zorunda kalırlar. Bu değnek onların taşlara çarpıp yuvarlanmalarını önleşe de bu gidiş elbette […]

Daha fazla oku
Sır Ancak Sırrı Bilene Söylenir

Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkar eden kişinin kulağına söylenmez. Fakat Allah’dan davet etme emri gelince artık halkın kabul edip etmemesiyle ne işimiz var? Nuh, tam dokuz yüz yıl kavmini davet edip durdu. Her an da kavminin inkarı arttı. Fakat söylemeden vazgeçti mi? Hiç sükut mağarasına çekilmeye kalkıştı mı? Köpeklerin havlaması ile kervan, […]

Daha fazla oku
Cenâb-ı Hakk Sizlere Ve Alemlere Rahmet Olarak Onu (s.a.v) Gönderdi Ve Kendi Boyasıyla Boyadı

Müşrikler, Efendimizi  anlayamadıklarından (zaten mü’mînler de tam anladı denemez ya!) bu idrak eksikliklerini “Bu bizim gibi bir insan, yiyor içiyor, pazarda dolaşıyor, Nasıl peygamber olur?” (Furkan-7) diyerek boş sözleriyle mânâdan gafletlerini gösteriyorlardı. Kur’ân-ı Kerîm’de bıı husustaki âyetler hakîkaten dikkati celbedicidir. Aynı zamanda Kur’ân-ı Kerîm’de, bir başka âyet-i kerîmede ‘sıbgatullah’, ‘Allah boyası’ ifadesi geçmektedir. (“Allah’ın boyasına […]

Daha fazla oku
İnsan Her Şeye Meyil Duyulabilir

İnsan her şeye meyil duyulabilir. Bazen aslımıza, bazen aslımızın aslına, hariçten içeriye dahil ettiklerimize ya da aslımıza yakın olan ârâzlara. Bu durum şuna benzer: Bir arazi düşünün; bir tarafı ormanlık ve yeşillik, bir diğer tarafı deniz, başka bir tarafı şehir, bir başka tarafı da tarlaların, ahırların bulunduğu hayvancılık yapılan büyük bir mevki. Ortada bir yerde […]

Daha fazla oku
Nefs Ve Akıl Kalp’e Bağlıdır

Kalp nefse dedi ki; “Akıl da bana tâbidir. Dolayısıyla sen ona değil aslında bana tâbisin. Zaten his olarak bana daha yakınsın. Benimle irtibatım unutma. Ey nefs-i İnsanî! Senin muharrikin (seni hareket ettiren) rûh-i insanîndir. O akıl da benden. Ben, aklın vehimlerinden uzak, müşahede makamındayım.” Akıl, nefis, kalp alâkasından anlaşılıyor ki kalp tam orta yerdedir. Hem […]

Daha fazla oku
Eğer Gönlünde Diken Yoksa Sen Niye Gamlanıp Kederleniyorsun ?

Eğer herkes gönüldeki manevî dikenleri görebilseydi kişi gam ve kederlerin pençesinde kalıp bunlara karşı mağlûb olur muydu? Bu beyitlerin îzaha ihtiyaç duyulmayacak şekilde anlattıklan âşikârdır. Lâkin tefekkür etmeden geçilmemesi îcab ediyor. Bir yerden bir yere gitmek için ayaklarımızı kullanırız. Vücûdumuzun yükünü ayaklar taşır. Daima bu yükü taşıdıkları hâlde ayağımıza bir hastalık ârız olmadan hamallık yapan […]

Daha fazla oku
Ayağını İbâdet Yolunda Yoran Gibi Ol

Kimi insan sabır ve şükür bilmez. Bunun sebebi câhillik, kocamışlıktır. Allah’a şükretmez, Hakk’ın emirlerine ve emrettiği ibâdete sabrı ve tahammülü yoktur. Kocamış ruh, bütün miskinlerde olduğu gibi buna da bir sebep bulur. Der ki: Eğer Allah benim ibâdet etmemi isteseydi, bana ibâdet için şevk ve arzu verir, yol gösterirdi. Böyle söyleyerek; rûhunun değil, nefsinin emirlerine […]

Daha fazla oku
Nefse Karşı Tedbir Almak

Nefsine dürüst davranmadıkça Allah’a dürüst ve samimi davranmış olamazsın. Nefsini bilmedikçe de ona karşı dürüst davranmış olamaz ve onu araştırmadıkça ve (ara sıra) ölüme sunmadıkça, ölümü düşündürmedikçe,onu tanımış olamazsın. Bu, Allah’a sunuş anlamına gelir. Ve böylece, onun hallerine muttali olmuş olursun. Onu itham ettiğin zaman,kontrol elmiş; kontrol ettiğin zaman hallerine muttali’ olmuş, muttali’ olduğun zaman […]

Daha fazla oku