Resûl-i Ekrem’in Şefaat ve Makâm-ı Mahmûd özellikleri

Allah Teala, Resûl-i Ekrem’ini şefâat ve Makâm-ı Mahmûd özellikle­riyle diğer peygamberlere üstün tutması konusunda şöyle buyurmaktadır: “Umulur ki böylece Rabbin seni Makâm-ı Mahmûd’a yükseltir.” Şerh:Âyetin tamamı şöyledir: “Gecenin bir bölümünde uyanıp kalk, sadece sana mahsus olmak üzere teheccüd namazı kıl. Umulur ki böylece Rabbin seni Makâm-ı Mahmûda yükseltir.” Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle demiştir: “Kıyâmet gününde insanlar gruplar hâlinde toplanır. Her ümmet peygamberinin etrafında […]

Daha fazla oku
Resûl-i Ekrem’in Mûcizeleri ve Mûcizenin Mânası

Peygamberlerin ortaya koyduğu olağanüstü hâdiselere mucize den­mesinin sebebi, peygamber olmayanların, bunların bir benzerini ortaya koyamadıkları içindir. Mûcize iki kısımdır: Biri, insanoğlunun yapabileceği hâlde yapamadığı mûcizeler. Allah Teâlâ peygamberinin hak olduğunu ve doğru söylediğini göstermek için, diğer insanları o mûcizenin bir benzerini meydana getirmekten âciz bırak­mıştır. Meselâ Yahudilerin ölümü temenni edemeyişleri, bazılarına göre müşriklerin Kur’ân-ı Kerîm’in […]

Daha fazla oku
Beden Öldükten Sonra Nefsin Ölmediğinin Açıklanması

Beden Öldükten Sonra Nefsin Ölmediğinin İkna Yöntemiyle Açıklanması Onuncu Fasıl Fahreddin Râzî (ö. 1210) [1]Birinci delil: Akıllı kimselerden büyük bir grup, insanların en fazi­letlisinin peygamberler, veliler ve metafizikçi filozoflar olduğu hususun­da anlaşmışlardır. Fizik ve matematikle uğraşan filozofların varlığındaki fayda ise dünya hayatını yoluna koymak içindir. Mademki bu hayat baya­ğıdır, ona hizmet edenler de şerefli sayılamaz. [2] […]

Daha fazla oku
Günah İşleyenin İmanı

Ehl-i Kıble’den hiçbir kimseyi, helal görmediği sürece, günahı sebebiyle tekfir etmeyiz. İmanlı olmakla beraber günah işleyene, günahının zarar vermeyeceğini de savunmayız. Ehl-i Kıble olan kimseyi yani bizim kıblemize dönüp namaz kılan hiç kimseyi işlediği bir günah sebebi ile tekfir etmeyiz. “Falan kişi falan günahı işledi, kâfir oldu” demeyiz. Yeter ki işlediği o günahı helal saymasın; […]

Daha fazla oku
Rahman’ın Arş’a İstivası Meselesi ve Arş’a ve Kürsi’ye İman

Rahman’ın Arş’a İstivası Meselesi …Burada bir noktaya dikkat çekelim. İbn Teymiyye “Rahman’ın Arş’a istivası” meselesinde -ileride de değineceğiz(bkz.s.185 vd)- Allah Teâlâ’nın Arş’a istivasını, Arş’ın üzerinde fiilî bir yerleşme olarak kabul ettiği için bir problemle karşılaşıyor. İmam Ebu Hanife bu istiva meselesinde diyor ki: Eğer Allah Arş’a yerleşti, mekân tuttu, ayet-i kerime bunu anlatıyor dersek o […]

Daha fazla oku
Kur’an-ı Kerim’e İman

Şüphesiz Kur’ân Allah’ın kelamıdır, O’ndan söz olarak keyfiyetsiz sadır olmuş, elçisine vahiy olarak indirmiştir. Müminler de onu böylece hakk olarak tasdik ederek, onun gerçekten Allah Teâlâ’nın kelamı olduğuna ve mahlûkatın kelamı gibi yaratılmış olmadığına yakinen iman etmişlerdir. Onu işitip de, onun beşer sözü olduğunu iddia eden kesinlikle küfre girer. Allah Teâlâ, bu kimseyi kınamış, ayıplamış […]

Daha fazla oku
Medeniyetin Oluşumunda Sünnetin Yeri

  Medeniyetin oluşumunda Sünnetin yeri konusuna medeniyet ve Sünnet, kavramlarını tanımlayarak açıklık getirmenin isabetli olacağını düşünmekteyim. Medeniyet Medeniyet kavramının birçok farklı tanımı yapılmış­tır. Bu tanımlardan bazıları kültürü de medeniyet kavramı içinde ele alır. Ancak kültür, bir milletin yaşamasını ko­laylaştıracak olan bilgi birikimi; medeniyet de bu kültürün maddî alanda ortaya çıkışıdır. Yani medeniyet, bir anlam­da maddî […]

Daha fazla oku
İmam-ı Azam Ebû Hanifeye Göre On Yedi Sahih Hadis mi Var?

İmam-ı Azam Ebû Hanife büyük müçtehidlerdendir. Hadis bilgisi yeterli olmayanların içtihad edemeyeceği genel kuralından hareket edersek onun hadis bilgisinin çok yük­sek olacağı kendiliğinden ortaya çıkar. Ancak onun Sünnete bakışı ve sahih kabul ettiği hadislerle ilgili toplumumuzda bir yanlış bilgi söz konusudur. Şöyle ki Ibn Haldun un (v. 808) Mukaddimesinde yer alan, “Denilir ki Ebû Hanifenin […]

Daha fazla oku
Hz. Peygambere îttiba ve Sünnete Uymak

    Hz. Peygamberle ittiba ve Sünnetle uymak konusuna giriş niteliğinde öncelikle kısa bir durum tespiti yapmak uygun ve faydalı olacaktır. Tarihen sabittir ki Hz. Peygamberin, peygamber ola­rak gönderildiği zaman diliminde -bugün bile dünyanın diğer birçok yöresinde olduğu gibi- Mekke toplumunda da putlar hâkimiyeti, gönüller fesâdı, bireysel ve toplumsal anlamda derin bir sosyal çöküntü ve […]

Daha fazla oku
Mir’ac Hadisleri

Mir’ac Hadisleri Son senelerde Mi’râc gecesi yaklaştığı günlerde özellikle Mi’râc olayı ile ilgili rivayetler yani mi’râc hadisleri üzerinde değişik kesimlerde tartışmalar yaşanmaktadır. Bu tartışmalarda amacın gerçekten meseleyi kavramak mı yoksa farkında olmadan ya da bilinçli olarak, yaşanmış olan bu tarihi olay vesilesiyle peygamberlik kurumuna yönelik bazı tenkitler ve şüpheler geliştirmek mi olduğu kestirilememektedir. Pratikte hemen […]

Daha fazla oku