Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
16:04 - 14 Ocak 2017
“Usulsüzlük, vusülsüzlüktür. Durum Tespiti Hadis-i şerifler, kâideten Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme ait İslâm yorumunun Arapça bilgi ve belgeleridir. Bu durum onun Allah elçisi olmasından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple de İlâhî denetim altında ortaya konulmuş açıklamalardan oluşmaktadır. Çünkü Hz. Peygamber, tüm peygamberler gibi İlâhî irâdenin temsilcisidir. Ne var ki Efendimizin temsilciliği evrenseldir ve kıyâmete kadar […]
Harun Selçuk
22:02 - 13 Ocak 2017
0 Yorumlar
Modern, çağdaş, Doğulu veya Batılı, erkek ya da dişi olmak, insana sonradan giydirilen vasıflardır. Bir kurgu olarak var olan bu “çağdaş” insandan gayri bir insan daha var: Mekân ve zamanın farklılaştıramadığı ihtiyaçlarda buluşan ve benzeşen insan… Onun Doğulu veya Batılı, erkek veya dişi, zenci veya beyaz olması fark etmiyor. İnsan; ölüm, aşk gibi konularda benzer […]
Arif
14:31 - 29 Aralık 2016
0 Yorumlar
Fıkıh ve Tefsir Usûlü, Kur’ân-ı Kerîm’in anlaşılması yönünde Müslümanlar tarafından geliştirilmiş iki temel ilimdir. Bu ilimlerin imkân ve sınırları hakkında konuşmak, öncelikle bunların geliştirildiği dönemden başlayarak, günümüze kadar ne gibi imkânlar sağladıkları; bugün bize ne gibi imkânlar sağladıkları ve bunun sınırlan üzerinde konuşmayı gerektirmektedir. Burada söz konusu edilmesi gereken husus, başka bir ifade ile bu […]
Arif
14:24 - 29 Aralık 2016
0 Yorumlar
İslâm’ın tebliği ile birlikte, insanların birlikte yaşaması ve bunun da ancak yardımlaşma yoluyla olacağı zorunluluğunda herhangi bir değişiklik olmamakla birlikte, bu zorunluluğun muhtevası konusunda esaslı bir değişiklik ortaya çıkmıştır. Bu değişiklik, insanlar arasındaki ilişkiler düzeninde gerçekleşmiştir. Biz, ortaya çıkan değişikliğin bazı hususiyetleri konusunda açık seçik bir tasavvur oluşturmadan, İslâm toplumun un nasıl ortaya çıktığı ve […]
Arif
14:18 - 29 Aralık 2016
0 Yorumlar
Kur’ân ile fıkıh arasında bir alakanın bulunduğu genellikle kabul edilmekle birlikte, bu alakanın keyfiyeti ve başlama tarihi konusunda biri müslümanlar diğeri de müsteşrikler tarafından savunulan iki ayrı görüş ortaya çıkmıştır. Müslümanlar genellikle Kur’ânın başından itibaren fıkhın esasını teşkil ettiğini ve üzerinde ittifak edilen Fıkıh Usûlü olarak bilinen Kitap, Sünnet, Ki’yas ve Icmâ’nın, bu sıralamayla hemen […]
Arif
14:12 - 29 Aralık 2016
0 Yorumlar
Kur’ân’ın nüzulundan itibaren tarihe müdâhil olması, onu tarihin bir parçası ve dolayısıyle onun da tarihi teşkil eden olaylarla aynı mâhiyetten olduğu gibi bir düşünceyi de birlikte getirebilmektedir. Bunun anlamı, tarihte olup biten olaylar gibi onun da mümkün yani ‘tarihsel’ olduğu zannıdır. Ancak bu düşüncenin Kur’ânın ne olduğu sorusuna verilmiş yanlış bir cevaptan ibaret olduğu, onun […]
Arif
14:07 - 29 Aralık 2016
0 Yorumlar
Kur’ân beş vecih üzere indirildi: Helal, haram, muhkem, müteşabih ve emsal; helali yapın, haramdan kaçının, muhkeme ittiba edin, müteşabihe inanın, emsali anlayın (fe’tebiru’l-emsâl).(1) Giriş Yüce Allah’ın kulu ve Resûlü Muhammed (a.s.)’a vahyetmesi, Hz. Peygamber’in buna göre davranışı (beyân ve tebliğ) ve bunun neticesinde bir İslâm toplumunun ortaya çıkışı, belirli bir zaman dilimi içinde gerçekleşmiş tarihî bir […]
Arif
13:36 - 29 Aralık 2016
0 Yorumlar
4. İslâm Toplumu ve kültürü, hareket noktası ve dayanakları itibariyle ‘dil esaslı’ ve iletişime (beyan) dayalı bir toplum ve kültürdür. Bu toplum esas itibariyle, Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e vahyetmesi ve onun bu vahyi tebliğ ile ortaya çıkmış; dolayısı ile varlık nedeni, vahiy olan bir toplum olmuştur. Bu toplum vahyin ihtiva ettiği mükellefiyetleri yerine getirmekle var […]
Arif
12:24 - 29 Kasım 2016
0 Yorumlar
Kur’ân-ı Kerîm’in birçok ayetinde Allah’a ve Rasûlü’ne itaat etmemiz emredilmektedir. Allah ile birlikte Rasûlü’ne itaat etmek, mü’minlerin en başta gelen görevidir. Ayet-i kerîmeler, Cenâb-ı Hakk’ın merhametini kazanmak ve doğru yolu bulmak için Rasûlullah Efendimize itaat etmek zorunda olduğumuzu bildirmektedir (Âl-i İmrân 3/ 132; Nûr 24/54). Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edip boyun eğmeyi emreden ayet-i kerîmelerden […]
Arif
22:57 - 17 Kasım 2016
0 Yorumlar
Kur’ân -ı kerim ve Sünnet-i seniyyenin bilgi ve belgeleri olan hadis-i şerifler tümüyle herkesin anlayacağı şekilde tek ve açık anlamlı değildir. Arapça’nın özelliklerine sahip âyet-i kerime ve hadis-i şerifler, çoğu kere yoruma muhtaçtır. Kur’ân-ı Kerim’in en doğru, özgün ve uygulamalı yorumu sünnet-i seniyyedir. En yetkili ve vazgeçilmez yorumcusu da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’dir. Buna rağmen sünnetteki […]

0 Yorumlar