İslamoğlu’nun, Buhari ve Müslim’in Sahihlerine Kur’an’dan sonraki en Sahih kaynaklar dememek için yaptığı hatalar

Mustafa İslamoğlu:…Dolayısıyla K. Sitte’de eğer sünnetin aslı hayatsa Sünenler sahihlerden evladır. Sünen-i Ebu Davud, Sünen-i Tirmizi Sahihlerden evladır..Ama eğer sahihler konusunda bir sıralama yapacak olursak bu sahihlerden de önce [Yani Buhari ve Müslim’in Sahihlerinden önce] sahihler var..İbn Huzeyme. İbn Huzeyme’nin Sahih’i bu sahihlerden çok öncedir..Bu sahihlerin dışında da Sahihler var. Sahih-i İbn Hibban..Müstedrek..Buhari’nin şartlarıyla Buhari’nin almadığı […]

Daha fazla oku
İslamoğlu’nun gelecekle ilgili hadisler konusundaki çelişkisi

Soru: Hocam; Hz. Peygamber’in gelecekle ilgili hadisleri olabilir mi? İslamoğlu: Kur’an açıkça Resulullah da dahil kimsenin geleceği bilemeyeceğini söyler. Efendimiz de bunu tekrarlar (Osman b. Mazun’un hanımına “vallahi yarın bana ne yapılacağını bile bilmiyorum” sözünü hatırlayalım) Kıyamete, onun alametlerine dair hadisler Rasulullah’ın bir tür tahminleri ve bu konudaki nasları ve olayları “Okumaları”dır. Ve efendimizin okumaları bizim […]

Daha fazla oku
Rasulullah’ın(a.s) Zehirlenmesi

Başta Buharî, Müslim, kütüb-ü sahiha haber veriyorlar ki: Gazve-i Hayber’de bir Yahudi kadını, bir keçiyi biryan yapıp pişirmiş, gayet müessir bir zehirle zehirlemiş, Resul-Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma göndermiş. Sahabeler yemeye başladılar. Birden ferman etti: -(1)- Yani, “Pişirilen keçi bana der ki, ’Ben zehirliyim” diye haber veriyor. Herkes elini çekti. Fakat o şiddetli zehirin tesirinden, Bişr ibni’l-Bera’ aldığı birtek lokmadan vefat etti. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o Zeynep ismindeki kadını çağırdı. […]

Daha fazla oku
İslamoğlu’nun “salat u selam” problemi

  Mustafa İslamoğlu, Üç Muhammed, s.148-151 Kavramlaşan terimler ve “salat u selam” problemi …Kavramlaşarak anlam genişlemesine ya da daralmasına uğrayan göstergelerin başında Hz. Peygamber’e salat ve teslimiyeti emreden ayette ki “sallû aleyh” ve “sellimû teslîmâ” ibareleri vardır: “Elbette Allah ve melekleri, Peygamber’e salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve onun (örnekliğine) […]

Daha fazla oku
Anne ve Baba Hakkı

İhtiyar anne ve babaya veya akrabaya karşı şefkat ve güzel muamelenin ehemmiyetini izah eden güzel bir tefsirdir.   YİRMİ BİRİNCİ MEKTUP  Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla. “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44. “Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ‘Öf’ […]

Daha fazla oku
33 senelik talebelikte öğrenilen 8 mesele

  Şakîk, Hâtem ‘e sordu: – Kaç senedir benim yanımdasın? Hâtem : – Otuz üç senedir. Şakîk : – Bu müddet zarfında benden ne öğrendin? Hâtem : – Sekiz mes’ele öğrendim. Şâkîk : – înnâ li’llâhi ve innâ ileyhi râci’ûn! Ömrüm seninle geçtiği hâlde benden ancak sekiz mes’ele mi öğrenebildin? Hâtem : – Evet hocam, […]

Daha fazla oku
Kadınların,Uhrevi Hayatlarını Dünya Malı Uğruna Berbat Edecek Ortamlardan Uzak Durmaları Farzdır

Ahirzamanı yaşadığımız şu devirde kadınların laik düzenin kendilerine öğrettiği ” biz de erkeklerle eşit haklara sahibiz ” kuru sloganı ile her kuruma ve üniversitelerde her türlü bölüme girdikleri üstelik dinen haram olduğu halde erkeklerin bulunduğu ortamlarda eğitim gördükleri malumdur . Aslında evvela kadınları bu hale sokan mimsiz medeniyeti eşitlik adı altında kadınlara ettiği zulümleri konuşmalıyz […]

Daha fazla oku
Süfyaniyetin Dördüncü Rüknünü İfşa Ediyoruz..

  “BEŞİNCİ ŞU”IN GÜNÜMÜZE BAKAN BİR TAHLİLİ Risale-i Nur’da Süfyaniyet’in dört rüknü olduğundan bahsedilmekte, bunların ilk üç rüknü hakkında tafsilat verildiği hâlde dördüncüsüne dair pek az açıklama yapılmaktadır. Çünkü Risale-i Nur’un telifi zamanında ilk üçü zuhur etmişti; fakat dördüncüsü zuhur etmemişti. Dördüncüsü, istikbale ait bir mesele olduğu için Külliyat’ta pek muhtasar olarak yer almıştır.(1) Süfyaniyet’in […]

Daha fazla oku
Sünnette Bayram

عَنْ أَنَسٍ قَالَ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الْمَدِينَةَ وَلَهُمْ يَوْمَانِ يَلْعَبُونَ فِيهِمَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَقَالَ : إِنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى قَدْ أَبْدَلَكُمْ بِهِمَا خَيْرًا مِنْهُمَا يَوْمَ الْفِطْرِ وَيَوْمَ النَّحْرِ Enes İbni Mâlik radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem Medineyi teşrif buyurdukları za­man, Medinelilerin Câhiliyye döneminde […]

Daha fazla oku
Cihad Şiddete Referans Olabilir Mi? -2.Yazı

  V-Dâru’l-İslâm-Dâru’l-Harb Ayırımı  Dünya’nın bu şekilde ikiye bölünmesi Müslümanların Kur’ân ve sünnetin temel ilkelerinden hareketle ulaştıkları bir sonuç değil karşı tarafın tavrına göre oluşmuş güvenlikle ilgili bir ayırımdır. Dâru’l-harb, Müslümanlarca başlatılacak savaşa açık olan ülke anlamında değil her an Müslümanlara, saldırı gelme ihtimaline karşı alarm halini/teyakkuz durumunda bulunulması gereken bir ülkeyi tanımlar. Dâru’l-harb terkibinin Arap dilindeki kullanımı da bu anlayışı […]

Daha fazla oku