Kalp ile Nefis

Fikri sahih ü rayı pesendîde vü sevâb Nefsi alîm ü kalbi kavi kendü pehlevân Me’âlî Fikirce sağlam, görüşte doğru ve isabetli… Düşüncede bilge, kalbi kuvvetli, bedence pehlivan… FERÎDÜDDİN ATTÂR, “Sakın öfkene kapılma, seni yaralasalar da aldırma. Akıl, ilim ve yumuşak huylulukla kavga etme; kibir, kin ve öfkeyle barışma. İnsan, şeytanın sözünü dinle­mez; kendi koynunda yılan […]

Daha fazla oku
Metin Tenkidi Meselesi

Soru 22: “Hadîs tarihinde metin tenkidi ihmal edilmiştir.” yargısı doğru mudur? Bu iddianın oryantalist bir dayatma olduğunu söylemeye gerek yok-tur. Burada meseleyi irdelemek gerekir. O zaman ihmal meselesi metin tenkidine yüklediğiniz anlama bağlıdır. Metin tenkidinden maksat illâ hadîslere uydurma etiketi vurnlak ise hali hazırdaki eserlerimize baktığımızda mevzû’ hadîs oranının sahîh olanlara göre oldukça az olduğu […]

Daha fazla oku
Bazı Sahabeler Hakkında

Soru 58: Günümüzde özellikle hadîsler hakkında şüphe saçmanın bir yolu da Ebû Hureyre aleyhinde bir iftiradan geçiyor. Söz konusu bu iftiraları açıklar mısınız? Ebû Hureyre hakkında gerçekten pek çok iddia ve iftira hem geçmişte hem de günümüzde ortaya atılmıştır, atılmaktadır. Onları madde madde şöyle sıralayabiliriz: a. Adı,ve nesebinin belirsizliği: Ebû Hureyre’nin Müslüman olmadan önceki adı […]

Daha fazla oku
Hadislere Akılcı Yaklaşım

Mu’tezile’nin akılcı olduğu biliniyor. Günümüzde Ehl-i Sünnet olduğu gözüken insanlarda hadîslere akılcı yaklaşımın bariz bir şekilde ortaya çıktığı bir vakıadır. Hadîslere akılcı yaklaşma ve akabinde reddetmenin sebepleri nelerdir? Hadîslere akılcı yaklaşanlarda göze çarpan özellikler nelerdir? Hadîsleri böyle ele alanların temel yaklaşımları nelerdir? Hadîslere akılcı yaklaşmanın elbette farklı farklı sebepleri vardır. Hadîslere akılcı yaklaşanlarda dikkat çeken […]

Daha fazla oku
Sahabenin Adaletine Dair

Soru 42: Sahâbenin adaletine yönelik tenkidler isabetli midir? Ehl-i Sünnet’e göre sahâbenin hepsi adildir. Bunun delili Kur’ân ve sünnettir. Ayrıca belirtmek gerekir kİ, sahâbenin adil olması rivâyetlerinde hata yapmamaları anlamına gelmez. Onun için “Şayet sahâbe adilse meselâ Hz. Âişe neden Ebû Hureyre’yi tenkid etsin!” demenin bir anlamı yoktur. Sahâbenin adaletinden kasıt onların Allah Resûlü’ne yalan […]

Daha fazla oku
Tasavvufî Bazı Meselelere Dair Açıklamalar

1. Allah’ın Sıfatlarıyla Sıfatlanma Meselesi Yukarıda Allah’ın sıfatıyla sıfatlanma konusu geçti. Bazan bunu işiten ahmak kimse gerçek manada sıfatlanmayı zanneder. Oysa böyle bir şey mümkün değildir. Sadece ismen kullanılır. Bâri‘ olan Allah’ın kendisiyle vasıflandırıldığı manada değil, bilakis kulla alakalı hâdis (sonradan olma) bir manada kullanılır. Kastallânî’nin daha önceki ifadelerinde geçtiği gibi. Dolayısıyla rahîm (sıfatı) mutlak […]

Daha fazla oku
Nefsi Tanımaya Dair

el-Kavlü ’l-Eşbeh fî Hadîsi men Arefe Nefseh fe-kad Arefe Rabbeh İmam Suyuti (r.a) Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla! Allah’a hamdolsun. O her şeye kâfidir. Selâm O ’nun seçilmiş kulları üzerine olsun. Dillerde şöhret bulmuş olan ”Nefsini bilen Rabbini bilir” hadisinin manası hakkında sorulan soruların sayısı oldukça arttı. Bu hadisten bazan sıhhatli olmayan birtakım manalar […]

Daha fazla oku
Nebi’nin (s.a.v) İlm-i Batına Göre Hüküm Vermesi

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’a hamd, seçkin kulları üzerine selâm olsun. Resûlullah’ın (s.a.v); Musa’nın (a.s) Hızır’la (a.s) buluşmasını, Hızır’ın çocuğu öldürmesindeki hikmetini, Musa’nın (a.s) ona itirazını, Hızır’ın (a.s) Musa’ya, “Ey Musa! Ben, Allah ’ın ilminden bana öğrettiği bir ilim üzerindeyim ki senin onu bilmen mümkün değil. Sen de Allah ’ın ilminden sana öğrettiği […]

Daha fazla oku
Hadis-i Şerifler Büyük Ehemmiyetle Tedvin Edilmiştir

Ashab-ı kiram radıyallahu Teâlâ anhum, devamlı bir sûrette evinin dışında Rasûl-u Muhterem sallallâhu aleyhi ve sellemi takib ederlerdi.. Evin içinde ise ezvâc-ı tâhirat O’nu takib ederlerdi. Sözlerini, fiillerini, hatta yürüyüşünü, ashabca görülen hal yaşantısını zabtedip nöbet ve takibde olanlar, döndükleri zaman ehillerine ve arkadaşlanna bildirirlerdi. Bu sûretle devreden çıkanlar, devreye girenlerden öğrenirlerdi. Ve bu sûretle […]

Daha fazla oku
Tanrı Neden Yalvarmamızı İstiyor?

… En baştaki vahim soruya dönelim. Tanrı neden ısrarla kullarından yalvarmasını istiyor? Bu soruya Batı düşüncesindeki aydınlanmacı kafanın cevabı ukalaca olmuştur. Buna göre tanrı egoisttir ve kullarının ezikliğinden zevk almaktadır. Batı edebiyatının en önemli ve en büyük yapay destanı sayılan Paradise Lost (Yitik Cennet)’i yazan John Milton’un tanrı kavramı durumu özetler gibidir: “Milton’un Tanrısı, yüce […]

Daha fazla oku