Ahlak Sahibi Kişinin Misali

Ahlâk sahibi kişinin misali, toprakları, komutanları ve ambarları olan bir melikin misali gibidir. Ambarlardaki hazineler az, topraklar da küçük olursa komutanlar bu durumdan sıkılır ve bazıları diğerlerine şöyle der: “Bu melikin hazinelerinin ve altınlarının ancak adı var. Bu hazineler. den istifade edemiyoruz ki biz de müstağni olup bizi ve mülkümüzü gözetleyen düşmana karşı hazırlık yapalım! […]

Daha fazla oku
Ruh Dünyamızı Aydınlatan Nurlar

İnsan, maddî ve manevî iki yöne sahiptir. Maddî yönü, beden; manevî yönü, ruhtur. Buna insanın zâhiri ve bâtını da denir. İn­sanın zâhirî kısmı; toprak, hava, su ve ateş unsurlarının terkibiy­le oluşmuştur. Bedenin et, kemik, ilik, sinir, kan ve diğer dokuları bu kısma dâhildir. Maddî âleme; dünya âlemi, halk âlemi, müşa­hede âlemi, hikmet âlemi, sebepler âlemi, […]

Daha fazla oku
Peygamberimizin Miracı Hakkında

  Sevgi insanın elinden tutarsa en zor işler bile kolaylaşıverir. O yüzden şerefli bir aşkın peşinden koş, çünkü gü­zellik kazananlar en nihayetinde o güzele varır. Aşk güneşine erişmek için uğraş her daim, çünkü o güneşin her bir ışını insanı çok yükseklere taşır. Gökteki güneş nasıl şebnemleri buharlaştırıp bulutların üstüne çıkarıyorsa o güneş de seni toprağın […]

Daha fazla oku
Alemlerin Rabbinin Varlığı ve Birliği Üzerine

Dünyayı yok iken var eden bu kudret, ne muhteşem bir kudrettir, Allah Allah! O Allah ki Hamîd’dir, Hâmid’dir, Hayy ve Ebededir. Vahîd’dir, Vâhid dir, Ferd ve Samed dir.(1)İki cihan ve güneş Allah’ın cemaline peçedir, onun güzelliğini örter. Nitekim güneşe bakalım, onun da ışığı zatına perde değil midir? Ama Allah’ın cemali sıfatlarına, özelliklerine yansımıştır; sıfatlan zatının […]

Daha fazla oku
Benlik ve Mesuliyet:Anlamı Anlamak

Sana ağır bir söz vahyedeceğiz. Müzzemmil 73/5 Şaşırtıcı bir şekilde şuur ve idrakten örülmüş bir âlemde yaşı­yoruz. Her şey bir bilgiler kümesinin oluşturduğu bir anlamlar yumağını andırıyor. Şuur olmadan bir madenin filizlenmesi, bir bitkinin veya hayvanın beslenmesi, büyümesi, üremesi ve türlü hareketler yapması, bir insanın hayatını idame ettirmesi düşünülemez. Öyle ki bütün bunları bilen bir […]

Daha fazla oku
Fazilet ve Edep:Yücelmenin Anlamı

Eğer akıl başdayısa gönülde ol tuşdayısa İkisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez Yunus Emre Türkçede erdem kelimesiyle karşıladığımız fazilet kelimesi, Arapçada fazlalık ve üstünlük anlamlarına gelir. Dolayısıyla bir kimsenin faziletli olduğunu söylediğimizde onun hangi hususta faziletli ise o hususta bir üstünlüğe sahip olduğunu ifade etmiş oluruz. İslam ahlâk düşünürleri, böylesi bir üstünlüğün iki şeye […]

Daha fazla oku
İman ve Kaygı:Allah’a Yakınlığın Uzaklığı

Kaygıların hasıyım ad oldu insan bana Niyâzî Mısrî Ünlü âlim İbn Hazm Ahlâk ve Davranış Tarzları başlığıyla Türkçeye çevrilen eserinde der ki; “İstisnasız bütün insanla­rın peşinden koştuğu tek hedefin ne olduğunu araştırdım ve bunun tek bir şey olduğunu gördüm: Kaygıdan kurtulmak.”[26] İbn Hazm bu hükmü doğrulamak için çeşitli gözlemlerini ak­tarır ve peygamberler gibi insanlığın yüksek […]

Daha fazla oku
Ameli Hakk’a Taşımak ve Amelle Hakk’a Yaklaşmak

Zühd ile çok istedik hiç müyesser olmadı Terk idübetı küllisin gümânt yağmaya verdik Yunus Emre İslam düşüncesi geleneğinde sûfiler ve işrâkî filozofların, kelamcılardan ve Meşşâî filozoflardan farklı olarak amelle yet­kinleşmeyi savunduğu belirtilir. Amelle yetkinleşmek ise genel olarak riyazet kapsamına giren uygulamalar sayesinde metafi­zik idrake ulaşmak demektir. Bilhassa tasavvuf geleneği, “Hz. Peygamber’in (sav) sünnetine ittiba ederek […]

Daha fazla oku
Gelmeyen Gelenek ve Bilmeyen İrfan:Nazari Düşünce Geleneğimizin Bileşenleri

İnsanın en büyük saadeti ve en yüce mertebesi, Allah’ın kemâl sıfat­ları ile dünya ve âhiretteki fiillerini bilmektir. Bu bilginin özlü ifade­si, mebde’ ve me’âdın (başlangıç ve sonun veya ilkenin ve bu ilkeden çıkan her şeyin) bilgisidir. Bu bilgiye ulaşmanın iki yöntemi vardır. Birincisi nazar ve istidlâl, İkincisi riyâzet ve mücâhedeyoludur… Birinci yolu izleyenler, peygamberlerin dinlerinden […]

Daha fazla oku
Kitabu Kavaid’il-Akaid

  Ebû Hamid Muhammed el-Gazzâlî  BİRİNCİ BOLUM Ehli Sünnet’in İslâm’ın Şartlarından Olan Kelime-i Şehâdet Hakkındaki İnancı Yıratan, ölümden sonra tekrar hayat veren, dilediğini en güzel şekilde yapan, övülen, Arş’ıon sahibi olan, şiddetli gazabı bulunan, kullarının en seçkinlerini doğru yola ileten ve onlara bu yolda sebat veren; kendilerine Tevhid inancını nasip ettiği bu kullarına, inançlarını şüphe […]

Daha fazla oku