İcma:Nuh’un(a.s) Gemisine Binmek

İslam ümmeti, 1400 yıllık süreçte ne bâdireler atlattı… Ne tûfanlar gördük, ne kasırgalar yaşadık, ne zelzeleler salladı bizleri… Resûlullah (s.a.v.) döneminden günümüze gelinceye kadar ümmetimiz içinde dudak uçuklatacak kadar farklılıklar çıktı… Sarsıldık, sendeledik, tökezledik… Bununla birlikte bu ümmetin ana gövdesi yoldan sapmadı, raydan çıkmadı, istikametini kaybetmedi. Ümmetin dönem dönem “fiziği” bozuldu belki ama “kimyası” asla […]

Daha fazla oku
Hanefî Usul Düşüncesinde Kötülük Problemine Bakış

Hanefî usul düşüncesine göre bir şeyin yasaklanması, yasaklanan şeyin Allah nezdinde kötü / çirkin olmasını gerektirir. Çünkü bu yasağı koyan Allah hikmet sahibidir. Hikmet sahibi, abes bir iş yapmaz. Bir şeyi yasakladıysa onun kötü olması sebebiyle yasaklamıştır. Bu, yasaklanan şeydeki kötülüğün yasak öncesinde mevcut olmasını gerektirir. Bu, Eş’arîlerin “bir şey, Şâri yasakladığı için kötü olur” […]

Daha fazla oku
Sebep – Hüküm İlişkisi

Bir sebebe bağlı olarak indirilen bir âyet veya bir sebebe bağlı olarak Allah Resûlü (s.a.v.) tarafından söylenilen bir söz acaba yalnızca o sebebe mi özgüdür yoksa genel midir? Bu konu usul tarihinde farklı tartışmalara sebep olmuştur. Bu konuda MâlikÎlerin meseleye toptancı yaklaşmayıp bir ayrım yaptıkları görülür. [Zaten Mâlikî mezhebinin özellikle furu fıkıhtaki genel yaklaşımı, toptancı […]

Daha fazla oku
Bir Mezhep Nasıl Doğar?

Mezheplerin, “kurucularının” isimleriyle anılması zaman zaman “kurucu imam” sonrasındaki fukahanın mezhep içi faaliyetlerinin öneminin gözden kaçırılmasına yol açmaktadır. Oysa mezhep dediğimiz kurumsal yapı, yalnızca “kurucu imam”ın ictihadlarına indirgenemeyecek kadar önemlidir. Mezhebin, “kollektif bir çabanın ürünü” olduğunu anlamak, mezhebin nasıl doğup kurumsal kimlik kazandığı sorusuna cevap vermeyi gerektirir. Mezhep kelimesi fıkıh ve usul literatüründe biri dar […]

Daha fazla oku
Mezheplerin Kurucu İmamlarının Ümmet İçin Önemi

Hanbelî fıkhının en önde gelen âlimlerinden Muvaffakuddin İbn Kudâme (v. 620), kendi mezhebi yanında diğer mezheplerin görüşlerini de delilleriyle birlikte ele aldığı muhteşem eseri el-Muğnî’nin girişinde mezheplerin kurucu imamlarına yönelik mükemmel bir bakış açısı ortaya koyarak şunları söyler: *** Yüce Allah, rahmeti, lütfu, kuvveti ve kudretiyle, kıyamete kadar bu ümmetten bir grubun hak üzere kalacağını, […]

Daha fazla oku
Tartışmalarımız Niye Sonuçsuz Kalıyor?

Bir konuda tartışma yapabilmek için tartışma yapacak olanların ortak bir zeminde, ortak kavramlarda buluşması gerekir. Mesela sizinle havanın sıcak mı soğuk mu olduğunu tartışabilmem için her ikimizin “sıcak”, “soğuk” ve “hava” kavramlarından aynı şeyi anlamamız gerekir. Ben hava deyince bir şeyi kastediyor, siz başka şeyi anlıyorsanız, ben sıcak dediğimde siz soğuğu anlıyorsanız kıyamete kadar tartışsak […]

Daha fazla oku
(S)indirilmiş Din

Dine ilişkin tartışmaların son zamanlardaki hit söylemi: “İndirilmiş din”, “uydurulmuş din”. Bu ayrım bugün mü çıkmış? Elbette hayır. İslam’ın ilk döneminden beri âlimler, dine herhangi bir ekleme ve çıkarma yapılmasını engellemek, bid’at ve hurafeler konusunda insanların dikkatini çekmek için çeşitli uyarılarda bulunmuşlardır. Bu uyarıları en yoğun tarzda yapanlardan birisi de hicrî 728 yılında vefat etmiş […]

Daha fazla oku
Salim Öğüt – Modern Düşüncenin İslam Anlayışı ”Alıntılar”

(Hasan Elik) Müellif: ”şeytan içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?“ ayet-i kerimesini tercüme etmiş ama maalesef yine Kafdağı büyüklüğünde bir gaf yapmakta hiçbir beis görmemiştir. Evet, maalesef ayet-i kerimede geçen ”namaz” kelimesini, bir kesme işaretiyle ”dua” diye açıklamaya kalkışımıştır. Müellifin bu konulardaki […]

Daha fazla oku
Dilaver Selvi – İçimizdeki Dünya

Yüce Allah’ı tanımaya mârifet dedik. Mârifet, muhabbeti; muhabbet, teslimiyeti; teslimiyet, sevdiğine karşı edep ve itaati gerektirir. Bu itaat; özde, sözde, görünür görünmez bütün hallerde gerçekleşince insan vefa ve sefa sahibi olur. Bu hal, hayatın gayesidir. Dinimiz, Rabb’imize karşı edepten ibarettir. Edep, yüce Allah’ın razı olduğu halde olmak ve onun isteklerine uymaktır. Mârifet, mü’minin ana sermeyesi, […]

Daha fazla oku
Soner Duman – Usul Yazıları ”Alıntılar”

Kimileri dinin kesin hükümleriyle sabit alanlarında “bana göre” diye başlayan cümleler kurarak kendi düşüncelerini dinin önüne geçirirken, kimileri de tamamen kendi yorumlarını, beğeni ve tercihlerini kendilerine ait bir yorum olduğunu“bana göre” diye belirtmeksizin sanki dinin emriymiş gibi takdim etmektedirler. Her ikisi de sonuçta dindekini bertaraf etme, kendi görüşünü din yerine ikame etme sonucuna yol açabilecek […]

Daha fazla oku