Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
18:30 - 12 Mayıs 2020
Mutlak varlık kendi başına şeylerin başka bir deyişle idelerin biçimlerini kendisinde görünüşe çıkarır. Sanatın biçimleri mutlak olandan yansıma veya kendi başına nasıl ise öyle olan şeylerin biçimleri olmalıdır. Mutlak varlık başka hiçbir şeye bağlı olmayan koşulsuz varlıktır. Bir karşıtlıklar dünyası olan doğa dünyasının karşısında bir başka dünya daha vardır. Bu da genellikle bir tin dünyası […]
Arif
18:25 - 12 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Bediüzzaman’ın eserlerinde kullandığı zaman birimleri bir mekan üzerine oturtulmuş, bizim yıl ve bölümlerine dağılan zaman birimleri değildir. Belli tarihleri içine almaz. O dehaların zamanı olan bütün zamanlarda geçerli olan zaman birimleri kullanır, bunlar da bir zaman, bir süre sonra ve benzeri zaman kalıplarıdır. Bediüzzaman zamanı çeşitli şekillerde tarif eder. Allah’ın bütün kâinatı içine alan faaliyetleri […]
Arif
18:22 - 12 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Akıl, en genel anlamda, düşünüp yargılama gücü, doğru olanı yanlış olandan ayırma kabiliyetidir. Bediüzzaman’ın eserlerinde akıl, âdeta bütün konuların yörüngesinde yer alır. Onun okulu bir akıl terbiyesidir denilebilir. Bediüzzaman günlük insanın yeni perspektifler kazanmasını dolaylı olarak düşünmüştür. Onun belirgin iddiasına böyle bir isteği yerleştirmek başlangıçta yadırganabilir. Ama Risale-i Nur’u sürekli okuyan ve hayatla ve sanatla […]
Arif
18:16 - 12 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Allah (cc.) için seven bir kimseye Allah (cc.) için buğzetmek de lazımdır. Çünkü sen, Allah (cc.)’a itaat ediyor ve Allah (cc.) nezdinde değerlidir diye bir insanı seversen eğer o insan, Allah (cc.)’a isyan ederse, Allah (cc.)’a isyan ettiği ve O’nun nezdinde değersizleştiği zaman da ona buğzetmen gerekir. Herhangi bir kimseyi bir sebepten ötürü seviyorsa, […]
Arif
18:14 - 12 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Bunların başında “Haşir”deki kahraman gelir. Sabit bir kişiliğe sahip olan kurmaca şahısları gibi değildir, o sürekli değişen önü açık bir kişilik sergiler. Bediüzzamanın kahramanları sürekli değişmeye endeksli kişilerdir. Onlar bilgi ve gözlemleri arttıkça gelişir ve geliştikleri oranda eski kişiliklerini terk ettiklerinden memnun olurlar. Onlardaki değişimi izleyelim. Anlatıcı iki şahsa da aynı uzaklıkta durur. İkinci adamı […]
Arif
17:49 - 12 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Söylediğimiz gibi kalp kurulmuş bir çadır gibidir ve birtakım kapıları vardır. Her kapısından kendisine durum ve haller gelir ve yine kalbin misâli hedefe benzer. Ona her taraftan oklar atılır veya kalp, dikilmiş bir aynaya benzer. O aynanın üzerinde çeşitli sûretler geçer. Bir sûretten sonra başka bir sûret görünür. O ayna bu geçen sûretlerden boş değildir […]
Arif
18:07 - 9 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Birisi, “Marifet ilmi nedir?” diye sorunca ikinci kişi, “Sen Rabb’ini tanıyor musun?” dedi. Birinci kişi, “Evet” diye cevap verdi. İkinci kişi, “Hangi sıfatlarıyla tanıyorsun?” diye sorunca birinci kişi süküt etti ve sonra: “Bana kendi Zat’ını bazı sıfatlarıyla tanıttı.” dedi. Ikinci kişi, “Sen bu sıfatlardan hangisine nail olabildin?” dedi. Birinci kişi, “Ona iman etmeye nail oldum.” […]
Arif
17:01 - 9 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Herhalde koskoca dinî ve felsefî bir meseleyi burada halledecek değiliz. Ancak bir ucundan tutabilirsek ne ala! Malumdur ki, insanın bir doğası var mı, var ise değişir mi, değişmez mi tartışmaları söz konusu. Öz mü önce gelir varlık mı sorusu da bir açıdan bu tartışmayla ilgili. Bazı felsefi akımlar insanın doğası itibariyle kötü veya iyi olduğunu […]
Arif
16:54 - 9 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Güzel işlere boyun eğen nefsin misali, soğuk ve karanlık bir kış gecesinde kendisine, “Şu eşyaları şuraya taşı” denilen kişinin misali gibidir. Bu durum o adamı çok korkutur, yük ona ağır gelir, ortam onu ürkütüğü içinde zafiyetini ve nefsinin acziyetini izhar eder. “O eşyaları taşırsan sana bin dirhem veya bin dinar var.” denilse o kişi elde […]
Arif
16:48 - 9 Mayıs 2020
0 Yorumlar
Kalb ve nefsin misali, bir beldenin yönetimini üstlenen bir emir ile o beldenin haznedarlığını üstlenen bir kişinin misali gibidir. O emit insanlara namaz kıldım, insanlar da vaazını dinlemek için onun yanına gelirler. Emir, halkı tedib eder, had cezalarını; bazen öğreterek, bazen tazir cezası* vererek, bazen de hapsederek uygular. Bazen de insanlara ödül verir. Mesela, onlara […]

0 Yorumlar