Gazzâlî’nin Niyet Anlayışı

Muhammed Muhdi Gündüz Giriş Arapça kökenli olan niyet sözlükte genel olarak yönelmek (kastet­mek) ve sevk eden anlamlarına gelir. Yönelmek ileride olan bir ey­leme ilişkin olduğunda azim olarak adlandırılırken; eylemle beraber olduğunda ise kasd olarak isimlendirilir. Buna göre niyetin; azim, kasd ve sevk eden olmak üzere üç anlamı ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada niyetin bu anlamlarını […]

Daha fazla oku
İslam Düşüncesinde Niyet Kavramı: İrâde, Gaye, İhlâs ve Burhân

Ömer Türker Giriş: İslam düşünce geleneklerinde niyet meselesi çeşitli yönleriyle in­celenmiş ve bir eyleme karar verme sürecindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. “Ameller niyetlere göredir” hadisinde bir eylemin dinî değerinin oluşmasında niyetin belirleyici olduğunun ifade edilmesi, bilhassa dinî ilimler geleneğinde bu terim etrafında yoğun bir ede­biyatın oluşmasını sağlamıştır.[1] Bu bağlamda fakihler, sûfîler ve ke- lamcıların yaptığı tahlillerde […]

Daha fazla oku
İslam Medeniyetinde Bilgi ve Bilim

Birileri mutlak hakikat kabul etse de bilim, bugün tartışılan konular arasında yerini almaktadır. Başlıkta geçen kitap konuya hakkını vermiştir. Ben kısa bir özet sunmak istiyorum; 1. Bir medeniyette bilim geleneği, hangi dünya görüşü üzerine kurulmuşsa onun özelliklerini taşır ve bunlar bütün bilimsel ve bilgisel faaliyetlere tabii olarak yansır. Bu açıdan bakınca, İslam bilim geleneğinin İslam […]

Daha fazla oku
Aile:Modern Çağın Son Kalesi

Bugün aileyi konuşuyoruz. Konuşmamız da lazım. Batının herşeyi bizi etkilediği gibi aile anlayışı da daha doğrusu ailesizlik anlayışı da bizi etkiliyor. Batıda aile çökmüştür. Aile yüksek ahlakî değerlerin üretildiği, yaşandığı ve aktarıldığı yerdir. Batıda ailenin anlamı dönüşmüştür. Aile kapitalizme payanda olacak şekilde dizayn edilmektedir. Belki de kapitalizmin önünde en büyük engel geleneksel aile yapılanmasıdır. Batının […]

Daha fazla oku
İmam-ı Â’zam Ebû Hanife ve Mürcie İthamı Üzerine

İslâm’ın ikinci nesline erişen İmam-ı Â’zam Ebû Hanife’nin itikadı hem seleften olması hasebiyle hem de amelî bir mezhebin kendisine nispet edildiği müctehid bir âlim olması hasebiyle kendisinden sonra hem müntesiplerinin hem diğer mezhep müntesiplerinin hem de muhaliflerinin merakını cezbetmiş ve onu tasvip etmeyenler çeşitli yakıştırmalar ile imamı itikatta bidate sapmakla itham etmişlerdir. Bu ithamlardan biri […]

Daha fazla oku
Otorite Olmadan İlim Öğrenilir mi?

Modern dönemler öncesinde, ilmin üretildiği ve aktarıldığı kurumlar medreselerdi. Bu medreselerde her bir ilim dalında “otorite” kabul edilen bir takım metinler ve o otorite metinlerin yazımı, şerh edilmesi ve öğrencilere aktarılmasında uzmanlaşmış “otorite âlimler” vardı. Bu metinlerin kimi zaman özet tarzında (muhtasar), kimi zaman şiir tarzında (manzum) yazılmış olanları ilme yeni başlayan öğrencilere bu otorite […]

Daha fazla oku
Usul Okumak Ne Demek?

Sadece usul-i fıkıh için değil bütün İslamî ilimler [ve hatta belki de bütün beşerî ilimler] için şunu söyleyebiliriz: “Bir ilim dalına ilişkin medlulleri [deliller ile ulaşılmış sonuçları] bilmek ile o medlulleri elde etme sürecini bilmek farklı şeylerdir.” Fıkıh ilminden örnek verelim: Fıkıhta mükelleflerin fiillerine ilişkin farz, vacip, sünnet, mübah, mekruh, haram vb. hükümler, fıkıh ilminin […]

Daha fazla oku
Şer’i Delillerin Farklı Bir Taksimi

Usul kitaplarında şer’î deliller farklı açılardan taksim edilir. Bu taksimler içinde lk olarak büyük Hanefî usulcü İmam Ebu Zeyd Debûsî’nin (v. 430) “Takvîmü’l-edille fî usuli’l-fıkh” adlı eserinde rastladığımız “bilginin kesinlik değeri” bakımından yapılan taksim son derece münâsip ve aynı zamanda önemli sonuçları bulunan bir taksimdir. Debûsî dinî konuda bize kesin bilgi verip vermemesi açısından delilleri […]

Daha fazla oku
Ben Demiyorum Allah Diyor

“Bizim mahalle”de modern zamanlara has “enteresan” durumlardan biri de mebzûl miktarda “İslam’da” ve “Kur’an’da” diye başlayan eserin yazılmasıdır. Sanırım sizler de araştırdığınızda ne kadar çok “İslam’da” ve “Kur’an’da” diye başlayan kitap olduğunu göreceksiniz.! Sadece yazılı eser mi? Konuşmalarımızda da sürekli bu kelimeleri vurgular olduk! “Bunda ne var ki!” diyebilirsiniz. Peki bu durum neyin işareti? Bunu […]

Daha fazla oku
Sünnet Üzerine

“Ağacı budamak” ile “ağacı kökünden kesmek” arasındaki farkı anlatmaya gerek yok… Biri ağacın ömrüne ömür katar, güçlendirir, gürbüz hale getirir. Diğeri ağacı kurutur, öldürür… Allah Resûlü’nün (s.a.v.) sünnetini bir ağaca, o ağacın dikili olduğu zemini Kur’an’a benzetebiliriz. Sünnetin kökleri Kur’an toprağının dört bir yanına sapasağlam yayılmıştır. Sünnetin gövdesini amelî tevatür oluşturur. Dallar, yapraklar ve meyveler […]

Daha fazla oku