Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
14:15 - 8 Mart 2015
İmam Kurtubi şöyle der: “Allah Teâlâ, Ademoğullarının kalplerini, Hakkı ve hakikati kabul etmeye yetenekli bir biçimde yaratmıştır. Tıpkı, gözlerini ve kulaklarını, görülen ve duyulan şeyleri algılamaya yetenekli olarak yaratmış olması gibi.. İşte bu nedenle kalp, adı geçen, Hakkı kabül etmek yeteneği ve istidadı üzere kalmaya devam ederse, Hakkı ve Gerçek Din olan İslâm’ı itiraf ve […]
Arif
14:09 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Müşrikler, Efendimizi anlayamadıklarından (zaten mü’mînler de tam anladı denemez ya!) bu idrak eksikliklerini “Bu bizim gibi bir insan, yiyor içiyor, pazarda dolaşıyor, Nasıl peygamber olur?” (Furkan-7) diyerek boş sözleriyle mânâdan gafletlerini gösteriyorlardı. Kur’ân-ı Kerîm’de bıı husustaki âyetler hakîkaten dikkati celbedicidir. Aynı zamanda Kur’ân-ı Kerîm’de, bir başka âyet-i kerîmede ‘sıbgatullah’, ‘Allah boyası’ ifadesi geçmektedir. (“Allah’ın boyasına […]
Arif
14:00 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
ASLOLAN NİTELİKTİR. Bir milyon yalanın, tek bir doğru kadar değeri yoktur. En küçük baki hakikat, en büyük fani gerçeldikten sonsuz derece daha büyüktür. Niceliğin, niteliğe nisbetle hiçbir önemi yoktur. Bu gerçekleri bize öğreten o kadar âyete, onca hadise ve o kadar çok hadiseye rağmen, yine de ‘niceliğin egemenliği’ne maruz halde yaşıyor insanoğlu. Aile, sülâle, şehir, […]
Arif
13:53 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
İnsan her şeye meyil duyulabilir. Bazen aslımıza, bazen aslımızın aslına, hariçten içeriye dahil ettiklerimize ya da aslımıza yakın olan ârâzlara. Bu durum şuna benzer: Bir arazi düşünün; bir tarafı ormanlık ve yeşillik, bir diğer tarafı deniz, başka bir tarafı şehir, bir başka tarafı da tarlaların, ahırların bulunduğu hayvancılık yapılan büyük bir mevki. Ortada bir yerde […]
Arif
13:46 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Kalp nefse dedi ki; “Akıl da bana tâbidir. Dolayısıyla sen ona değil aslında bana tâbisin. Zaten his olarak bana daha yakınsın. Benimle irtibatım unutma. Ey nefs-i İnsanî! Senin muharrikin (seni hareket ettiren) rûh-i insanîndir. O akıl da benden. Ben, aklın vehimlerinden uzak, müşahede makamındayım.” Akıl, nefis, kalp alâkasından anlaşılıyor ki kalp tam orta yerdedir. Hem […]
Arif
13:33 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Eğer herkes gönüldeki manevî dikenleri görebilseydi kişi gam ve kederlerin pençesinde kalıp bunlara karşı mağlûb olur muydu? Bu beyitlerin îzaha ihtiyaç duyulmayacak şekilde anlattıklan âşikârdır. Lâkin tefekkür etmeden geçilmemesi îcab ediyor. Bir yerden bir yere gitmek için ayaklarımızı kullanırız. Vücûdumuzun yükünü ayaklar taşır. Daima bu yükü taşıdıkları hâlde ayağımıza bir hastalık ârız olmadan hamallık yapan […]
Arif
13:22 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Kimi insan sabır ve şükür bilmez. Bunun sebebi câhillik, kocamışlıktır. Allah’a şükretmez, Hakk’ın emirlerine ve emrettiği ibâdete sabrı ve tahammülü yoktur. Kocamış ruh, bütün miskinlerde olduğu gibi buna da bir sebep bulur. Der ki: Eğer Allah benim ibâdet etmemi isteseydi, bana ibâdet için şevk ve arzu verir, yol gösterirdi. Böyle söyleyerek; rûhunun değil, nefsinin emirlerine […]
Arif
02:10 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Şüphesiz hadis kaynakları Sünnetin en güvenilir koruyucularıdır. Nebevi Sünnet, İslamî teşriin ikinci kaynağı olmanın yanısıra akide, hukuk ve medeniyet gibi bütün İslamî konularda özellikle de bu konuların ilk dönemde arzettikleri durumun tetkikinde başvurulan temel referansdır. İşte nebevî hadisleri araştırmanın önemi de burada ortaya çıkmaktadır. Zira hadislerin etkisi, İslam Medeniyeti kurumlarından herhangi biriyle sınırlı değildir. Aksine […]
Arif
02:00 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Eğer Peygamber’den sabit olan bir hadise [farkında olmadan] muhalefet edersek, umarım bundan dolayı muaheze edilmeyiz inşaallah. Kimsenin (bilerek) bunu yapmaya hakkı yoktur; fakat insan bazen Sünnete muhalefet kasdı taşımadığı halde Sünnetten haberdar olmaz ve ona muhalif söz söyler. Bazen de gaflet sebebiyle tevilde hata eder. Şeyhu’l-İslâm İbni Teymiyye (rahimehullâh) şöyle der: “Şu husus iyice bilinmelidir […]
Arif
01:50 - 8 Mart 2015
0 Yorumlar
Bilindiği üzere herhangi bir ilim dalında, ancak o dalda uzman olup ilgili dalın inceliklerine vakıf olan kimseler görüş belirtebilirler. Değilse, ileri sürülen görüş, akılların kabul etmediği, kulakları tırmalayan garip bir görüş haline gelir. Bundan hareketle şunu belirtmek gerekir: Hadisleri sened ve metin bakımından değerlendirmek, sahasında uzman olan muhaddislerin işidir. Aksi halde İslamî ilimler arasında en […]

0 Yorumlar