İnsanın Kalp’i Hakkı Ve Hakikati Kabul Etmeye Yetenekli Biçimde Yaratılmıştır

İmam Kurtubi şöyle der: “Allah Teâlâ, Ademoğullarının kalplerini, Hakkı ve hakikati kabul etmeye yetenekli bir biçimde yaratmıştır. Tıpkı, gözlerini ve kulaklarını, gö­rülen ve duyulan şeyleri algılamaya yetenekli olarak ya­ratmış olması gibi.. İşte bu nedenle kalp, adı geçen, Hakkı kabül etmek yeteneği ve istidadı üzere kalmaya devam ederse, Hakkı ve Gerçek Din olan İslâm’ı itiraf ve […]

Daha fazla oku
Cenâb-ı Hakk Sizlere Ve Alemlere Rahmet Olarak Onu (s.a.v) Gönderdi Ve Kendi Boyasıyla Boyadı

Müşrikler, Efendimizi  anlayamadıklarından (zaten mü’mînler de tam anladı denemez ya!) bu idrak eksikliklerini “Bu bizim gibi bir insan, yiyor içiyor, pazarda dolaşıyor, Nasıl peygamber olur?” (Furkan-7) diyerek boş sözleriyle mânâdan gafletlerini gösteriyorlardı. Kur’ân-ı Kerîm’de bıı husustaki âyetler hakîkaten dikkati celbedicidir. Aynı zamanda Kur’ân-ı Kerîm’de, bir başka âyet-i kerîmede ‘sıbgatullah’, ‘Allah boyası’ ifadesi geçmektedir. (“Allah’ın boyasına […]

Daha fazla oku
Çokluk ve Ölüm

ASLOLAN NİTELİKTİR. Bir milyon yalanın, tek bir doğru kadar değeri yoktur. En küçük baki hakikat, en büyük fani gerçeldikten sonsuz derece daha büyüktür. Niceliğin, niteliğe nisbetle hiçbir önemi yoktur. Bu gerçekleri bize öğreten o kadar âyete, onca hadise ve o kadar çok hadiseye rağmen, yine de ‘niceliğin egemenliği’ne maruz halde yaşıyor insanoğlu. Aile, sülâle, şehir, […]

Daha fazla oku
İnsan Her Şeye Meyil Duyulabilir

İnsan her şeye meyil duyulabilir. Bazen aslımıza, bazen aslımızın aslına, hariçten içeriye dahil ettiklerimize ya da aslımıza yakın olan ârâzlara. Bu durum şuna benzer: Bir arazi düşünün; bir tarafı ormanlık ve yeşillik, bir diğer tarafı deniz, başka bir tarafı şehir, bir başka tarafı da tarlaların, ahırların bulunduğu hayvancılık yapılan büyük bir mevki. Ortada bir yerde […]

Daha fazla oku
Nefs Ve Akıl Kalp’e Bağlıdır

Kalp nefse dedi ki; “Akıl da bana tâbidir. Dolayısıyla sen ona değil aslında bana tâbisin. Zaten his olarak bana daha yakınsın. Benimle irtibatım unutma. Ey nefs-i İnsanî! Senin muharrikin (seni hareket ettiren) rûh-i insanîndir. O akıl da benden. Ben, aklın vehimlerinden uzak, müşahede makamındayım.” Akıl, nefis, kalp alâkasından anlaşılıyor ki kalp tam orta yerdedir. Hem […]

Daha fazla oku
Eğer Gönlünde Diken Yoksa Sen Niye Gamlanıp Kederleniyorsun ?

Eğer herkes gönüldeki manevî dikenleri görebilseydi kişi gam ve kederlerin pençesinde kalıp bunlara karşı mağlûb olur muydu? Bu beyitlerin îzaha ihtiyaç duyulmayacak şekilde anlattıklan âşikârdır. Lâkin tefekkür etmeden geçilmemesi îcab ediyor. Bir yerden bir yere gitmek için ayaklarımızı kullanırız. Vücûdumuzun yükünü ayaklar taşır. Daima bu yükü taşıdıkları hâlde ayağımıza bir hastalık ârız olmadan hamallık yapan […]

Daha fazla oku
Ayağını İbâdet Yolunda Yoran Gibi Ol

Kimi insan sabır ve şükür bilmez. Bunun sebebi câhillik, kocamışlıktır. Allah’a şükretmez, Hakk’ın emirlerine ve emrettiği ibâdete sabrı ve tahammülü yoktur. Kocamış ruh, bütün miskinlerde olduğu gibi buna da bir sebep bulur. Der ki: Eğer Allah benim ibâdet etmemi isteseydi, bana ibâdet için şevk ve arzu verir, yol gösterirdi. Böyle söyleyerek; rûhunun değil, nefsinin emirlerine […]

Daha fazla oku
Oryantalistlerin Sünnetin Hüccet Değerine Dil Uzatması Ve Modern Dönemde Bunu İlk Yapanların Oryantalistler Oluşu

Şüphesiz hadis kaynakları Sünnetin en güvenilir koruyu­cularıdır. Nebevi Sünnet, İslamî teşriin ikinci kaynağı olmanın yanısıra akide, hukuk ve medeniyet gibi bütün İslamî konularda özellikle de bu konuların ilk dönemde arzettikleri durumun tet­kikinde başvurulan temel referansdır. İşte nebevî hadisleri araştırmanın önemi de burada ortaya çıkmaktadır. Zira hadislerin etkisi, İslam Medeniyeti kurumla­rından herhangi biriyle sınırlı değildir. Aksine […]

Daha fazla oku
Gaflet Sebebiyle Hadisi Reddetmek

Eğer Peygamber’den sabit olan bir hadise [farkında ol­madan] muhalefet edersek, umarım bundan dolayı muaheze edilmeyiz inşaallah. Kimsenin (bilerek) bunu yapmaya hakkı yoktur; fakat insan bazen Sünnete muhalefet kasdı taşımadığı halde Sünnetten haberdar olmaz ve ona muhalif söz söyler. Ba­zen de gaflet sebebiyle tevilde hata eder. Şeyhu’l-İslâm İbni Teymiyye (rahimehullâh) şöyle der: “Şu husus iyice bilinmelidir […]

Daha fazla oku
Hadisleri Değerlendirmek Ancak Muhaddislerin İşidir

Bilindiği üzere herhangi bir ilim dalında, ancak o dalda uzman olup ilgili dalın inceliklerine vakıf olan kimseler görüş be­lirtebilirler. Değilse, ileri sürülen görüş, akılların kabul etmediği, kulakları tırmalayan garip bir görüş haline gelir. Bundan hare­ketle şunu belirtmek gerekir: Hadisleri sened ve metin ba­kımından değerlendirmek, sahasında uzman olan muhaddislerin işidir. Aksi halde İslamî ilimler arasında en […]

Daha fazla oku