Sözün Amacı ve Hakikati

Bilesin ki, gerçekte insanın cevheri, akleden, düşünen, algılayan, eyleyen nefistir. Tüm düşünülür biçimler, onda bilkuvve vardır. O, kendinden daha yetkin, daha akıllı ve daha bilgili birinden öğrendi­ği ve istifâde ettiği vakit, bilkuvve bulunan biçimler ortaya çıkar ve nefis, bilfiil akıl olur ve duyulurları tetkike ve cisimli şeylerin tadını tatmaya ihtiyaç duymaz. Düşünen nefisler saf, datif […]

Daha fazla oku
İnsanların İhtilaf Etmesi, Mîzâç ve Anlayışlarının Farklılığını Gösterir

Bilesin ki, Yüce Allah, insan bedenini yeryüzü toprağının topla­mından yarattı. Bu toplamaya, toprağın iyisi, kötüsü, serti, yumuşa­ğı, kırmızısı, siyahı ve beyazı dâhildir. Her şahsa belli bir bileşim ve özel bir karışım verdi. Bu bileşim ve karışımdan ona özgü ve tabiatı­nın durumuna göre, güç ve tâkatı oranında onda tasarruf eden bir mîzâç doğdu. Bu durum insana […]

Daha fazla oku
Allah’ın Birşeyi Yaratması/Takdir Etmesi

”O, göklerin ve yerin doğrudan yaratıcısıdır (Bedi’), birşeye karar verdiği zaman ona’ol’der ve o da olur”. Şu halde, O’nun demesi ve söylemesi, icât etmesi ve doğrudan yaratmasıdır. Yazması ise sözü demektir. O’nun emrinden yaratma (ıbdâ’) doğduğu vakit o söz olur. Yerine ulaşıp, yaratılan şey ortaya çıkınca o da yazı olur. Yazılanın harfleri, feleklerin şahıslarıdır, yazılanın kelimeleri […]

Daha fazla oku
Allah’ın ‘Mütekellim/Konuşan’ Olması

Akıllı kişinin düşünmesi ve bilmesi gerekir ki, Yüce Allah’ın sı­fatları sadece ifâde düzenleri ve işâret basamakları bakımından çoğa­lır ve birbirinden ayrılırlar. Nitekim O’nun ilmi zorda kalmış birinin duasını işitmeğe nispet edildiği zaman O’na “işiten” (Semi) denir. O’nun ilmi, büyük ve küçük her şeyi görmeye nispet edildiği zaman O’na “Gören” (Basîr) denir. O’ndan bir rızka erişildigi […]

Daha fazla oku
İnsanın Düşünme Yetisi

İnsan, varoluşuna ilkin dü­şünme ile başlar ve amacına doğru düşünme ile ilerler. Çünkü onun varoluş başlangıcı, büyüme ve biçimlendirme yetisidir. Bu yeti, bitkisel nefsin yetilerinden biridir. İnsanın amacı ise meleklik yetisidir. Bu yeti, Yüce Allah’ın kitabında belirttiği Kutsal Ruh’un askerlerinden biridir: “O gün, Ruh ve melekler sıra halinde kal­kar”. Şu halde, insan, düşünmeden başkasıyla amacına […]

Daha fazla oku
Allah’ın ve Peygamber’in Rüyada Görülmesi Hakkında

  Rüyânın hakikatini bilmiyen kimse rü’yâ kısımlarının hakikatlarını bilmez. Rasûl (A.S.) ve şâir Peygamberleri, ölmüş kimseleri rüyâda görmenin hakikatini bilmiyen kimse de Allah Teâlâ’yı rüyâda görmenin mânâsını bilmez. Âmî (âlim olmıyan) bir kişi, rüyâsında Allah’ın Rasulünü gören her hangi bir kimseyi hakikaten Peygamberin şahsını, kendisini görmüş olarak tasavvur eder. Nasıl ki zihninde vâki olan bir […]

Daha fazla oku
Şefaat

  Peygamberlerin hepsine (salat’ü selâm olsun) ve Allah  dostlarının (velîlerin) şefâat etmelerine gelince: Bilinmelidir ki şefâat; ilâhî huzurdan Peygamberlik cevherine doğan bir nûrdan ibârettir. Bu nûr,ayni zamanda Peygamberden, Peygamberlik cevheri ile münâsebet kurmuş ve münâsebeti çok büyük bir sevgi ile; sünnetleri sıkı tutmak ve çok salâvât getirmek  sağlamlaştırmış olanların cevherine ve ruhuna da yayılır. Bunun […]

Daha fazla oku
Kabir Ziyareti

Peygamberlerin ve büyük imâmların (hepsine salâtü selâm) meşhetlerini kabirlerini ziyarete gelince : Bundan maksat: Onları ziyâret etmek, hacetlerin bitirilmesi, günâhların afvedilmesi hususunda peygamberlerin ve imamların ruhlarından  imdat dilemektir. Bu imdâd da şefaattan ibarettir. Bu da iki yönden hâsıl olur bir taraftan istimdât (yardım dilemek) diğer taraftan da imdâttır. Yâni birinin şefaat istemesi, ötekinin de şefaat […]

Daha fazla oku
İbn Arabi’den ‘Söz Hastalıkları’ Hakkında

Bu hastalıklardan biri, hak sözü, doğru sözü iltizam etmektir. Bu en büyük hastalıklardan biridir. Bunun ilâcı ise, hak sözün, doğru sözün nerede, hangi alanda sarf edileceğini bilmektir. Hiç kuşkusuz gıybet doğrudur, gerçektir; fakat gıybet yasaklanmıştır. Dedikodu da (nemime} doğrudur, gerçektir; fakat o da yasaklanmıştır. Bir adam eşiyle yatakta başbaşa yaptığı şeyleri açıklasa, onları başkalarına anlatsa, […]

Daha fazla oku
Her Günah İçin Tevbesiz Af Beklenebilir mi ?

“Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Ama bunun dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar.”(Nisa,48,116) Bu ayetten anlaşılıyor ki Yüce Rabb’imiz, sadece müşrik olarak ölen kimseleri bağışlamayacaktır. Ama bunun dışındaki kimseleri, dilerse bağışlayacaktır. Ayrıca Allah Teâlâ’nın, büyük günahlardan kaçınan kimselerin küçük günahlarını bağışlayacağına dair söz verdiğini de biliyoruz. Fakat adam öldürmek, zina etmek, anne ve babanın […]

Daha fazla oku