Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
02:07 - 15 Mayıs 2015
Bilesin ki, gerçekte insanın cevheri, akleden, düşünen, algılayan, eyleyen nefistir. Tüm düşünülür biçimler, onda bilkuvve vardır. O, kendinden daha yetkin, daha akıllı ve daha bilgili birinden öğrendiği ve istifâde ettiği vakit, bilkuvve bulunan biçimler ortaya çıkar ve nefis, bilfiil akıl olur ve duyulurları tetkike ve cisimli şeylerin tadını tatmaya ihtiyaç duymaz. Düşünen nefisler saf, datif […]
Arif
02:03 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Bilesin ki, Yüce Allah, insan bedenini yeryüzü toprağının toplamından yarattı. Bu toplamaya, toprağın iyisi, kötüsü, serti, yumuşağı, kırmızısı, siyahı ve beyazı dâhildir. Her şahsa belli bir bileşim ve özel bir karışım verdi. Bu bileşim ve karışımdan ona özgü ve tabiatının durumuna göre, güç ve tâkatı oranında onda tasarruf eden bir mîzâç doğdu. Bu durum insana […]
Arif
01:59 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
”O, göklerin ve yerin doğrudan yaratıcısıdır (Bedi’), birşeye karar verdiği zaman ona’ol’der ve o da olur”. Şu halde, O’nun demesi ve söylemesi, icât etmesi ve doğrudan yaratmasıdır. Yazması ise sözü demektir. O’nun emrinden yaratma (ıbdâ’) doğduğu vakit o söz olur. Yerine ulaşıp, yaratılan şey ortaya çıkınca o da yazı olur. Yazılanın harfleri, feleklerin şahıslarıdır, yazılanın kelimeleri […]
Arif
01:44 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Akıllı kişinin düşünmesi ve bilmesi gerekir ki, Yüce Allah’ın sıfatları sadece ifâde düzenleri ve işâret basamakları bakımından çoğalır ve birbirinden ayrılırlar. Nitekim O’nun ilmi zorda kalmış birinin duasını işitmeğe nispet edildiği zaman O’na “işiten” (Semi) denir. O’nun ilmi, büyük ve küçük her şeyi görmeye nispet edildiği zaman O’na “Gören” (Basîr) denir. O’ndan bir rızka erişildigi […]
Arif
01:39 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
İnsan, varoluşuna ilkin düşünme ile başlar ve amacına doğru düşünme ile ilerler. Çünkü onun varoluş başlangıcı, büyüme ve biçimlendirme yetisidir. Bu yeti, bitkisel nefsin yetilerinden biridir. İnsanın amacı ise meleklik yetisidir. Bu yeti, Yüce Allah’ın kitabında belirttiği Kutsal Ruh’un askerlerinden biridir: “O gün, Ruh ve melekler sıra halinde kalkar”. Şu halde, insan, düşünmeden başkasıyla amacına […]
Arif
01:27 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Rüyânın hakikatini bilmiyen kimse rü’yâ kısımlarının hakikatlarını bilmez. Rasûl (A.S.) ve şâir Peygamberleri, ölmüş kimseleri rüyâda görmenin hakikatini bilmiyen kimse de Allah Teâlâ’yı rüyâda görmenin mânâsını bilmez. Âmî (âlim olmıyan) bir kişi, rüyâsında Allah’ın Rasulünü gören her hangi bir kimseyi hakikaten Peygamberin şahsını, kendisini görmüş olarak tasavvur eder. Nasıl ki zihninde vâki olan bir […]
Arif
01:00 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Peygamberlerin hepsine (salat’ü selâm olsun) ve Allah dostlarının (velîlerin) şefâat etmelerine gelince: Bilinmelidir ki şefâat; ilâhî huzurdan Peygamberlik cevherine doğan bir nûrdan ibârettir. Bu nûr,ayni zamanda Peygamberden, Peygamberlik cevheri ile münâsebet kurmuş ve münâsebeti çok büyük bir sevgi ile; sünnetleri sıkı tutmak ve çok salâvât getirmek sağlamlaştırmış olanların cevherine ve ruhuna da yayılır. Bunun […]
Arif
00:50 - 15 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Peygamberlerin ve büyük imâmların (hepsine salâtü selâm) meşhetlerini kabirlerini ziyarete gelince : Bundan maksat: Onları ziyâret etmek, hacetlerin bitirilmesi, günâhların afvedilmesi hususunda peygamberlerin ve imamların ruhlarından imdat dilemektir. Bu imdâd da şefaattan ibarettir. Bu da iki yönden hâsıl olur bir taraftan istimdât (yardım dilemek) diğer taraftan da imdâttır. Yâni birinin şefaat istemesi, ötekinin de şefaat […]
Arif
16:49 - 14 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Bu hastalıklardan biri, hak sözü, doğru sözü iltizam etmektir. Bu en büyük hastalıklardan biridir. Bunun ilâcı ise, hak sözün, doğru sözün nerede, hangi alanda sarf edileceğini bilmektir. Hiç kuşkusuz gıybet doğrudur, gerçektir; fakat gıybet yasaklanmıştır. Dedikodu da (nemime} doğrudur, gerçektir; fakat o da yasaklanmıştır. Bir adam eşiyle yatakta başbaşa yaptığı şeyleri açıklasa, onları başkalarına anlatsa, […]
Arif
02:31 - 14 Mayıs 2015
0 Yorumlar
“Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Ama bunun dışındaki günahları dilediği kimse için bağışlar.”(Nisa,48,116) Bu ayetten anlaşılıyor ki Yüce Rabb’imiz, sadece müşrik olarak ölen kimseleri bağışlamayacaktır. Ama bunun dışındaki kimseleri, dilerse bağışlayacaktır. Ayrıca Allah Teâlâ’nın, büyük günahlardan kaçınan kimselerin küçük günahlarını bağışlayacağına dair söz verdiğini de biliyoruz. Fakat adam öldürmek, zina etmek, anne ve babanın […]

0 Yorumlar