Kur’an-ı Kerim’i Okurken Şeytandan Allah’a Sığınmak Niçin Gerekli Görülmüştür ?

Şeytanın insana düşman olduğunu biliyoruz. Şeytanlığının bo­yutunu da idrak etmekteyiz. Fakat Kur’an-ı Kerim’i okumaya baş­lamadan önce Hz. Peygamber’in ve dolayısıyla inananların şeytan­dan Allah’a sığınmalarının sebebi ne olabilir? Niçin Allah Teâlâ elçisine, “Kur’an okuyacağın zaman kovulup uzaklaştırılmış şeytan’ dan Allah’a sığın. ” buyurmuştur? Acaba bunun hikmeti nedir? Bu hususların açıklığa kavuşturulması gerektiği kanaatindeyiz. Öyle inanıyoruz ki, […]

Daha fazla oku
Asrın Hastalığı ”Mealcilik” Üzerine

İlimsiz mealden hüküm çıkartma hastalığı Muaviye radıyallahu anhtan gelen, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemin buyurduğu: “Allah kimin hakkında hayrı murad ederse, onu dinde fakih (helal ve haramı birbirinden ayırt edici) kılar. Her halde ben ancak ilmi taksim ediciyim. Allah Teâlâ ise vericidir. Ümmetimden bir taife, Allah’ın emriyle dimdik ayakta devam edecektir. Onları terk edenler ve onlara […]

Daha fazla oku
73 Fırka Hadis-i Şerifi Nasıl Anlamalıyız ?

  ــ وعن معاوية رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَامَ فِينَا رَسُولُ اللّهِ # فقَالَ: أَ إنَّ مَن كَانَ قَبْلَكُمْ مِنْ أهْلِ الْكِتَابِ افْتَرقُوا عَلى اثْنَيْنِ وَسَبْعِينَ مِلَّةً، وَإنَّ هذِهِ اُمَّةِ سَتَفْتَرِقُ عَلى ثََثٍ وَسَبْعِينَ فِرْقَةَ: ثِنْتَانِ وَسَبْعُونَ في النَّارِ، وَوَاحِدَةٌ في الْجَنَّةِ، وَهِىَ الْجَمَاعَةُ[. أخرجه أبو داود.وزاد في رواية: »سَيَخْرُجُ مِنْ أُمَّتِى أقْوَامٌ تَتَجَارَى بِهِمُ […]

Daha fazla oku
Mevzu Hadisler Hakkında

Evvelâ mevzu’ ile alâkadar bir mukaddeme: Mevzu’ hadîsleri tanıma, bulma ve tesbit etme hususunda bazı kaideler, kanun ve usûller vaz’ edilmiş ve muhaddislerce tatbik de edilmiştir. Şöyle ki: Hicrî 200. yıl içerisinde şuyu’ bulan Mevzu’ hadîsler dedikodusu baş gösterince; büyük ve dâhî hadîs imamları mezkûr kaideleri koymuş ve tatbik etmişlerdir. Hadîs- Şeriflere katılmak istenen mevzu […]

Daha fazla oku
Risale-i Nur’da İlm-i Kaideler

  Bir şey tamamıyla elde edilemediği takdirde o şeyi tamamıyla terketmek caiz değildir.” (İşarat-ül İ’caz 9) ***** İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır. Şöyle müsellemattandır ki: Hendese gibi bir san’atta mahir olan zât, tıb gibi başka san’atta âmi ve tufeylî ve dahîl olabilir. Muhakemat – 28 ***** Malûmdur ki, şerr-i kalil için hayr-ı kesîr […]

Daha fazla oku
Ebu Talib el-Mekki’de Namazda Şekil ve Mana İlişkisi

…İbadetin özü Allah’a saygı ve itaattir. Bu da Allah’ı gereği gibi takdir etmekle olur. Sırf cennet ümidiyle ibadet etmek veya cehennem korkusuyla isyandan ka­çınmak, Mekkî’ye göre Allah’ı hakkıyla takdir edememekten ileri gelmektedir.. Namazda Şekil ve Mana İlişkisi Mekkî,namazın sözlü ve şeklî rükûnları olan tekbir, kıyam, rükû’, kıraat gibi fenomenlerin bedenen ve lisanen yerine getirilişi esnasında […]

Daha fazla oku
Sünnete Muhalefette Sevap Ümidi Yoktur…

el-Mebsût isimli kitapta Yahya ibn Yahya’dan[1] nakledilmiştir; O, A’raftan ve A’raf ehlinden söz ettikten sonra bir âh çekti ve innâ lillah ve innâ ileyhi râcîûn deyip şöyle dedi: Bunlar öyle bir topluluktur ki iyilik yapmak için bir yol tutturmak isteyen fakat bunda isabet etmeyenlerdir. Yahya ibn Yahya’ya denildi ki: Ey Ebû Muhammed! Bununla beraber onların […]

Daha fazla oku
Bid’atlerin Kötülenmesi ve Bid’atçilerin Kötü Akıbetleri

  Akıllı bir kimsenin bid’atler üzerinde düşündüğü zaman onun kötü bir şey olduğunu bileceği gayet açıktır. Çünkü bid’atlere uymak demek, sırat-ı müstakimden çıkmak ve cehalette ileri gitmek demek­tir. Bunu hem aklî ve mantıki delillerle hem de genel şer’î ve nakli delillerle açıklamak mümkündür, Akli olarak bid’atın kötülüğünü ortaya koymaya gelince bunun çeşitli yönleri vardır: 1-Dünyanın […]

Daha fazla oku
Sultan Veled – Maarif Adlı Kitabından Alıntılar…

Hz.Musa, Allah tarafından halka gönderilmişti. Aynı zamanda Peygamberdi.”Ulu Allah Musa’yı, vahyin en son mertebesi olan “kelâm” ile taltif etti. (Kur’an, Sûre:4, Âyet: 162.) O, bütün bu büyük­lüğüne, bilgisine ve Allah’a olan bu kadar aşinalığına rağmen Hızır’a – O’na selâm olsun – talip oldu ve Allah’dan Hızır’la konuşmayı dua ederek diledi. Pek çok yalvarıp yakardıktan sonra […]

Daha fazla oku
Son Peygamber yada Yeniden Bulunmuş Cennet

O, Cennetin bir kapısı değil, Cennet’in ta kendisidir. Cennetin sekiz rahmet kapısıyla ilintili olarak andığımız sekiz peygamber ve onlara bağlı öbür peygamberler, birer kurtuluş kapısı olarak hep O’na açılırlar. Hazreti Âdem, her ne kadar ilk insan ise de, gerçekte O’nun hakikatından bir tecelli idi. Bu bakımdan öncelik nur-u Muhammedi, hakikat-ı Muhammedi’de bulunuyordu. Sadece bu nur […]

Daha fazla oku