Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
00:01 - 3 Mayıs 2015
Kuşkusuz doğrudur ki, Batılılar birbiri ardı sıra Batıyı silip süpüren hareketlerin derinlerde yatan köklerinden habersizdirler; ve yine doğrudur ki hiç kimse, İkinci Dünya Savaşandan sonra Hippi hareketi gibi bir hareketin Batıda böylesine yaygınlaşacağını kestiremezdi. Ve yine kimse postmodernizm gibi bir akımı öngöremezdi. Fakat modernleşmiş Müslümanlar bu akımların öylesine uzağındadırlar ki, bırakın hareketlerin köklerinin farkında olmayı, yayılma […]
Yusuf Aslan
11:13 - 30 Mart 2015
0 Yorumlar
Dünyayı ve hayatı anlamak için önümüze sunulan iki figür var: Entelektüel ve akademisyen. İki figür de, hem hakikat’ten nasipsiz, hem de “halk”tan: O yüzden, bu iki figürün, bizi fırlattığı yer, “izm” çukuru: Entelektüalizm ve akademizm kıskacı. Entelektüel/izm ve akademi/zm, dünyayı, eşyayı ve insanı anlama sürecinde bir işe yarıyor elbette; ama çok sınırlı bir yere kadar. […]
Arif
13:57 - 28 Mart 2015
0 Yorumlar
1960’lardan sonra Türkiye’yi salgın bir hastalık gibi istilâ eden Marksizm, anarşizm, komünizm vs. gibi izm’ler, doğrudan doğruya siyasî irfanımızın yokluğundan faydalanmışlardır. Biz Batı’yı bütün olarak tanımadık. Tanzimat devrinde tanımak istemiştik. Bizim dikkatimiz Batı’nın sadece dikenlerine yapraklarına takıldı. Yani ağaçla meşgul olmadık. Ormanla hiç meşgul olmadık. Rüzgârın tesadüfen önümüze serptiği birkaç kuru yaprakla uğraştık. Bir kelime […]
Arif
13:56 - 28 Mart 2015
0 Yorumlar
Osmanlı’nın Batı’dan alacağı herhangi bir edebiyat nevi yoktu. Çünkü şiirde biz büyük bir merhale idik, şahika idik. Batı şiirinin bize vereceği bir şey yoktu. Roman ise bir eğlence unsuruydu. Geniş halk kitlelerine hitap eden, okumaya alıştıran, maceranın cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Batı’da da öyleydi. Balzac’a kadar Batı’da roman ciddiye alınmaz, hiçbir […]
Arif
13:55 - 28 Mart 2015
0 Yorumlar
19.asrın fikir adamları toydular. Batıyı gerçek çehresi ile tanımıyorlardı. Ama kendi medeniyetlerinden kopmamışlardı henüz. Kendi mukaddeslerine bağlıydılar. Bocalayacaklardı, aldanacaklardı, hata edeceklerdi. “İlim Çinde de olsa alınız ve hikmet müminin yitik malıdır” a dayanıyorlardı. Oysa Avrupa lütuflarını çok pahalıya mal etti. Biz seçmedik maruz kaldık. Son yüzyılın düşüncesi el yordamıyla yapılan bir arayış. Ama harf ve […]
Arif
17:06 - 27 Mart 2015
0 Yorumlar
İlk ceddimiz hür, günâhsız ve bahtiyar yaratılmış. Ama kötüye kullanmış hürriyetini: iştihasını dizginliyememiş. Cenneti bu yüzden kaybetmişiz. Kitâb-ı Mukaddes öyle diyor. Sonra günâh günâhı kovalamış. İnsan gitgide artan bir hızla yozlaşmış. Eski edebiyatlar dörde ayırır zamanı: altın çağ, gümüş çağ, tunç çağ, demir çağ.. İsâ’dan beş yüz yıl önce yaşıyan Yunan komedi yazarlarına inanmak gerekirse, […]
Arif
16:51 - 27 Mart 2015
0 Yorumlar
Devlet-i Aliyye’nin çöküş tarihi, yok oluş tarihi 1826’dır. Yeniçeri topa tutulduktan sonra yeni bir ordu kurmak lazım. Bu ordu nasıl kurulacak? Bu orduyu kurmak için Batı’ dan hocalar getiriyoruz. Tasavvur edin, insan deli olur. Asırlarca mücadele ettiğimiz, tarihte gazalarımız olan ve onu hidayete getirtmek için sel gibi kanlar akıttığımız bir düşmana el açıyoruz, “gel bizi […]
Arif
16:44 - 27 Mart 2015
0 Yorumlar
İslam’da insan mukaddestir. İnsan, hayvan-ı natıktır ve eşref-i mahlukattır. Cenab-ı Hakk’ın halifesidir. Adeta haklarının bir kısmını ona devretmiş. Bizatihi insan ve insan hayatı mukaddestir. Batı’da böyle bir şey yok. Batı’ da insan kendi ferdiyetine mahpustur. Batı’ da bir ümmet yoktur. Batı’da insan, insan için kurttur. Batı’da yaşamanın kanunu kavgadır. Bunu çeşitli doktrinler, çeşitli isimlerle yad […]
Arif
16:40 - 27 Mart 2015
0 Yorumlar
Çağdaş uygarlık” diye bir rezalet yoktur,uygarlık uygarlıktır.Uygarlığın çağı mağı yoktur. Amaç,cehaletlerini perdelemek,peçelemek,örtmek…Uygarlık ya vardır,ya yoktur.. …İslam ideolojisi diye birşey yoktur,islam vahiydir ve ideolojilerle mukayese edilemez.İslamiyet’e ya inanılır,ya inanılmaz.Dinler menşei itibariyle vahiydir.Bu itibarla fani ile özellikle geçici doktrinlerle mukayese edilemez.Bir prf yaptı bu hatayı karmakarışık etti ortalığı.Bir delinin attığı taşı kırk akıllı çıkaramadı yani. Bulutları Delen […]
Arif
16:17 - 27 Mart 2015
0 Yorumlar
İnsan ilimleri geliştikten sonra romanın sahası kalmamış, muhtevası kalmamış. Roman sadece sinema gibi aylak tecessüsleri avlayan bir nevidir. İslâmiyetin romana karşı gösterdiği alâkasızlık sebepsiz değildir. Bizde roman doğmayışı sebepsiz değildir. Çok daha ciddi işlerle uğraşan Türk İslâm aydınları, romanla uğraşmak ihtiyacını duymamışlardır. Zaten Doğu’da ve Batı’da en büyük hazine olan Binbir Gece yetmiştir. Kıssalar, hikâyeler […]

0 Yorumlar