Avrupalılaşmak Mı, Avrupalılaştırılmak Mı?

Batı dillerinde karşılığı olmayan bir mefhum: Çağdaşlaşmak; cı­vık, korkak, murdar… Bu habis kelimeyi, lugat hâzinemizden tardetmedikçe, düşünce selâmetine ulaşamayız. Gerçi Avrupa da şuurumuzu bulandırmak için, nice lâfızlar icad etmiş. Ama hiç bir emperya­lizm, çağı tek başına temsil etmek gibi abes bir iddiaya kalkışmamıştır. Hıristiyan dünyanın son keşfi, «azgelişmişlik». Asırlık hezimetlerin öcünü almak için uydurulmuşa benzeyen […]

Daha fazla oku
Batı İstilası

‘Batı’nın her yeri istilâ ettiği kuşku götürmez bir gerçektir; onun etkisi önce elinin hemen erişebildiği maddi alanda olmuştur. Bunu da kâh zorla elegeçirerek kâh tica­ret yoluyla ya da tüm toplumların doğal kaynakla­rını kendi tekeline alarak başarmıştır. Ama şimdi bu durumlar daha da ileri noktalara ulaşmaktadır. Ta­mamen kendilerine özgü olan kendi dinlerini başka­larına kabul ettirme çabası […]

Daha fazla oku
Modern Uygarlık Sunî İhtiyaçların Çoğaltılması­nı Amaçlar

Bir an için, tüm ideallerini maddî «huzur»a bağlayan ve bu nedenle modern «ilerlemenin hayatlarına getirdiği bütün düzenle­melere çok sevinen insanların görüş açısına koyalım kendimizi: Aldatılmadıklarından emin olabilir­ler mi? Çok hızlı haberleşme araçlarına ya da bu türden daha başka şeylere sahip oldukları için ve hareketli ve daha karmaşık bir hayatları olduğu için, insanların bugün eskisinden daha […]

Daha fazla oku
Nefsin İdrak Kuvvetleri

‘Şimdi’ de nefsin idrâk kuvvetini görelim: İdrak kuvvetleri, bir tertibdahilinde kademe kademe en yüksek idrak kuvveti olan ve (kuvve-i) nâtıka denilen müfekkire kuvvetine kadar yükselir. Buna göre zahirdeki his kuvvetleri ve idrak halleri görme, işitme ve benzeri duyu organları vasıtasiyle bâtına çıkar. Bâtınî his ve idrâk organ­larının ilki “müşterek his”tir(commun sense). Bu, görülmüş, işitilmiş, dokunulmuş […]

Daha fazla oku
Tarihi Haberlerin Nakli

İbn Batûta seyahatından ve dünyanın çeşitli ülkelerinde gördüğü acaip şeylerden bahsedermiş. Anlattıklarının çoğu Hint hükümdarlarına dairmiş. Hükümdarın ahvâline dair dinleyenlerin garipsedikleri şeylerden sözedermiş. Meselâ bunlardan biri şu imiş; Hind hükümdarı sefere çıkacağı zaman, kadın, erkek, çocuk bütün şehir halkını saydırır, bunların altı aylık erzakını ayırır, ihsanından olmak üzere bu erzakı onlara verirdi. Hükümdar seferden dönünce, […]

Daha fazla oku
Yerleşik Kültür

Hadarîlik (yerleşik kültür), selef olan devletlerden halef olan devletlere intikal eder”. O yüzden İranlıların hadarîliği Emevî ve Abbasî Araplarına intikal etmiş­tir. Endülüs’teki Emevîhadarîliği (medeniyeti ve kültürü), çağımızda Mağrip’teki Muvahhid ve Zenâta hükümdarlarına intikal etmiştir. Abbasîlerin hadarîliği önce Deylemîlere (Büveyhîlere) sonra Türklere, sonra Selçuklulara, sonra Mısır’daki Türk Memlukîlere ve Irak’taki Tatarlara (Moğollara) intikal etmiştir. Bir devletin hadarîlikteki […]

Daha fazla oku
Refah, lüks gibi şeyler ise ahlakı ifsad eder.

Refah, lüks gibi şeyler ise ahlakı ifsad eder. Çünkü nefiste çeşitli şerlerin, süfli duyguların ve onlarla ilgili adet ve alışkanlıkların husule gelmesine sebep olur. Bundan dolayı ise mülkün alameti ve delili bulunan hayırlı ve iyi özellikler onlardan zail olmuş bulunur, bunun zıddı olan kötü huylar onların vasfı haline gelir. Bu ise bedbahtlığın ve inkırazın işaretidir. […]

Daha fazla oku
Sahası geniş ve hâkimiyeti büyük hanedanlıklar din esasına dayanır

Sahası geniş ve hâkimiyeti büyük hanedanlıklar din esasına dayanır. Din de ya nübüvvet veya Hakk’a davet şeklinde olur… Bunun sebebi şudur. Mülk, sadece tagallüble hasıl olur. Tagallüb de sadece asa­biyete ve arzuların mutalebe (hak isteme) üzerinde birleşmesine dayanır. Kalpleri bir noktada toplama ve kaynaştırma sadece, dinini tesis hususunda Allah’tan gelen bir yar­dımla mümkün olur. Hakk […]

Daha fazla oku
Devlet,oturduktan ve işler yoluna girdikten sonra asabiyete ihtiyaç duymayabilir

Başlangıçta büyük hanedanlıklara boyun eğmek insan nefsine zor gelir, onun için galebeye dayanan kavi bir kuvvetle halkın boyun eğmesini temin etmekten başka yol yoktur. Bunun sebebi; (yeni devletin garip ve)alışılmamış oluşu, halkın hanedanın mülkü ile ülfet etmemeleri ve bu mülkü itiyatlarıhaline getirmemiş olmalarıdır. Devletteki mülke mahsus nisap sahiplerinin riyasetleri istikrar kazanıp ardı ardına gelen birçok […]

Daha fazla oku
Mağlup

Mağlup, ebedi olarak galibin şiarını, kıyafetini, mesleğini, sair ahval ve adetlerini taklit etmeye düşkünlük gösterir: Bunun sebebi şudur: Nefs daimi surette, kendisine galip gelende, bir kemal bulunduğuna itikad eder ve onun hizmetine girer. Ya ona saygı göstermek içinde yer ettiği ve galibi kemal sahibi olarak gördüğü için veya kendisindeki inkiyad halinin, “tabii bir galebe”den değil, […]

Daha fazla oku