Sürekli Mucizeler

  Öbür peygamberlerin mucizeleri kendi çağlarında görünmüş ve tamamlanmış, doğup batmış mucizeler­dir. Gerçi mucizenin tesiri sürüp gitmiştir kendisi sür­mese de. Hz. Musa’nın mucizesi büyü ve büyücüler, kâ­hinler devrini kapamıştır. O mucizeden sonra büyücü­lük bir daha dirilmemecesine ölmüştür. Hz. İsanın ölü­yü diriltme mucizesi de ancak kendi çağdaşları tara­fından görülebilmiş, tesiri de sembolik bir tesir olarak dinin […]

Daha fazla oku
Utanış

İnancın yarısı utanç. Ama nasıl utanç? Kalbden ansızın fırlayarak kızartısını yüze vuran kanın utancından, Peygamber neslinin duvarları önünde kendi duvarını yükseltmeyip yıkmaktan, Peygamber karşısında sesini yükseltmeyip indirmekten, kul olma şuuru içinde,her saniye ” mutlak bir göz” tarafından, her kımıldanışının gözlendigine inanmaya ve ona göre davranmaya kadar ulaşan bir utanç,yani hayâ. Bu ulu utanç, bu yüce […]

Daha fazla oku
Tövbe Kıvamı

Bu dünyada günahın da bir ödevi vardır; sevabı toy bir sevap olmaktan kurtarır. Sevap denene denene sağlamlaşır. İslam toplumu, Kur’an’ın kurduğu bir ruh ve şuur dünyası, birliğidir. Bu dünyanın ayakta durması için içgüdü dünyasından kan alıp onu süte çevirmesi lazımdır. Sütle kan aynı kaynaktan geliyor ama ne kadar farklıdır. Birini içmek şiarımızdır, birini içmekse haram…İşte […]

Daha fazla oku
Nimetleri Kutludur

Müslümanın nimetleri kutludur. Müslüman, nimet­leri’kutlu bilir. Bir batılının, bir komünistin, bir puta- tapanın gözünde, yenilen ve içilenler… tarınlaşmamışsa maddeleriyle neyseler ondan ibaret bilinir ve öylece de­ğerlendirilirler. Hatta, lûgatlarında «nimet» kelimesini tam karşılayacak bir kelime bile yoktur. Nimeti tanrı­laştırmaksa, her şeyden önce nimete zulümdür. Çünkü: nimetin her tarafından kulluk sızar. Nimetler de, her türlü güç ve […]

Daha fazla oku
Hicret Mimarisi

Onlar, hicret adamıdırlar. İçlerinde hep bir hicretin sızısını duyarlar. Ocakta ateş mi var? Yakında sönecektir, bilirler. Yol tepeye mi çıkıyor, biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar. Şimdi kılıç gibi doğan güneş, sonra bomba gibi batacaktır. Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek, karakış yazı kovalayacak ve kovacaktır.* (kovalayacak, kovacak) Batılı insan, turist olur, olabilir, ama hicret adamı olamaz. […]

Daha fazla oku
Gece İzi

Müslümanı öbür insanlardan ayıran özelliklerden biri de, bir gece yolculuğunun izini yüzünde taşıması­dır. Bu bir yorgunluk izi değil, bir sıhhat izidir. Miraç izidir bu… Peygamber, Miracı bize sadece hâtıra olarak bı­rakmadı, bir gelenek olarak bıraktı. Her gün dönü­münde, namazın gelip kendisine ulvi bir çerçeve oldu­ğu yüce bir gelenektir miraç geleneği… Muallâkatüsseba şairleri, kasidelerine, sevgilinin kabilesinin […]

Daha fazla oku
Merhamet Ruhu

    Merhamet, bu yüce duygu, başkasını küçük gör­mekten doğan acımayla, ya da başkasının acısından zevk alışla karıştırılmamalıdır. Uzak olsun böyle bir merhamet! Tanrı uzak etsin! Kapitalistin, sosyal hizmet adı altında kârından ayırıp, masrafına kaydettiği ve böylece vergisini azal­tarak devlet kesesinden ödediği, dolaylı reklâm, mer­hamet değil, merhamet kalpazanlığıdır. Uzak olsun- böyle merhamet! Tanrı uzak etsin! […]

Daha fazla oku
Sevgi Uygarlığı

…Uyandırılmış insan yetileri, sevgi toprağına kök salmazsa, onlardan kısa zamanda «şer çiçekleri» boy gösterir. Sevgisiz uygarlık, Zakkum Ağacı gibi, insanlığa kötülükler yemişini verir. Sevgi uygarlığı ise, her dalında iyiliklerden altın armağanların salındığı Tûba Ağacıdır. Sevgilerin sevgisi Tanrı sevgisidir. Bütün sev­giler, O sevgi güneşinden varoluş ışığını alırlar. Tanrı için sevmektir asıl sevgi. Bunun dışında­kiler, egonun, nefsin […]

Daha fazla oku
Hakikat Doğrultusunda

İslâm doktrini’n in durumu, hristiyanlık ve budizm gibi sadece, tek insanın kendi varoluş problemiyle ilgili değildir. O, fizikötesi, tabiatüstü ve insanüstü ile insan benliğinin ilişkisi, yani Allah’la insan arasın­daki bağıntı ve öte âlem yaşantısı yönünden bütün dinlerden daha derin ve hakikat özlü bir varoluş bil­dirisine ve hikmet icazına sahip olduğu gibi, ondan ayrılmaz ve onun […]

Daha fazla oku
Ekrem Tahir – Varlık ve Hece Adlı Kitaptan Alıntılar

  Mükemmellik    Kendisine soru soran, konuşan, düşünen insan. Daha çok kimim, neyim, nasıl bir varlığım sorusunu yönelten insan, şu soruyu kendisine sormuyor: “Ben neyi mükemmelleştirdim?    İnanan ise, “Rabbi’min hoşnutluğu nedir?” diye sormuyor.    Heyhat! Zavallı ben-i âdem, hiçbir şeyi mükemmelleştirmemişsin. Soruyu kendine sormaktan korkuyorsun. Her şey harabe, metruk ve viran… Yırtılmış bir rüyada […]

Daha fazla oku