Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
18:38 - 16 Haziran 2015
Bazıları şöyle der; “Takva, Allah’ın evliyasının sıfatlarının ilkidir. Takva, velilerin sıfatlarının ve niteliklerinin temeli, onların en yukarıda olanıdır.Bununda ötesinde takvâ bütün sıfatların içinde bulunur. Onunla diğer sıfatlar ıslah olur. Allah takvâyı velilerin sıfatlarının ve niteliklerinin başlangıcı yapmış ve Kitabı’na (Kurana) bununla başlamıştır: “Elif, lâm, mim. işte bu kitap ki, bunda bir şekk yoktur. Muttakîler […]
Arif
18:32 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Haris el-Muhâsibiye muhabbetullaha ulaşmanın yolu suâl edildiğinde o şöyle demiştir: “Allah’a iman eden her mü’min muhakkak O’nu sever ve onun muhabbeti de imam kadardır.” Yine ona: “Mü’minler muhabbeti ne ile artırırlar ve öncelikleri nedir?” denildiğinde o şöyle söylemiştir: “Kalbin; Allah’ın nimetlerini, lütfunu, İyiliğini, yardımlarını, fazlını, O’nun ayıpları örten olduğunu ve başlangıçta (bidayetinde) amelsiz mukaddes […]
Arif
18:27 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hikmetin mânasına gelince kimileri bu konuda şöyle demiştir: “Hikmet, ilim ve ameldir.” Kimileri: “Hikmet Kuranın anlaşılmasıdır.” demiştir. Bazıları da Allah Teâlanın ‘’Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise pek çok hayır verilmiş demektir.’’âyetinite’vil etmek suretiyle hikmetin nübüvvet (peygamberlik) olduğunu söylemişlerdir. Aslında fesadın girmesine izin verilmeyen her hüküm hikmettir. Doğruluk (sıdk), vefa ve ihlâs şartına […]
Arif
17:25 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Haris el-Muhâsibî’ye riyanın aslının (ne olduğu) sorulduğunda o şöyle ‘ cevap vermiştir: “Riyânın aslı, dünya sevgisinden kaynaklanır.” Bunu biraz daha açıp delilini açıklaması istendiğinde, el-Muhâsibî: “Evet, açıklayayım. Kişi dünyayı sevdiğinde dünyada kalmayı ister. Böylece ehl-i dünyanın yanında şöhreti ister ve murâdını elde etmek için de insanlar yanında görüşlerinin güzel görünmesini ister.” demiştir. “Riyânın mânası […]
Arif
16:54 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Fakirlik ve zenginlik konusuna gelince, Ebû Bekir şöyle der: “Fakirlik üç kısma ayrılır: 1. Mahlûkât olarak Allah Teâlâ’ya muhtaç olmak. 2. Dünya mallarından mülk ve zenginliklerden herhangi bir şeye sahip olmama mânasında fakirlik. 3. Nefis fakirliği ki Hz. Peygamber (s.a.) bundan Allah’a sığınmıştır.” Sûfilerin üzerinde konuşup faziletine işaret ettikleri fakirliğe gelince; bu konuda Cüneyd-i […]
Arif
16:48 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hâris el-Muhâsibî’ye mrızâdan sorulduğunda o şöyle cevaplamıştır: “Allah’ın hükmünde âdil olduğunu ve hiç bir hükmünde ithâm edilemeyeceğini kulun bilmesidir.” “Rızânın kaynağı neredendir?” denildiğinde o: “Allah hakkında hüsn-i zanda bulunmak ve O’nun, hükmünde zulümden beri olduğunu bilmektir.’’ demiştir. Bunu biraz daha açıklaması istendiğinde o şöyle devam etmiştir: “Allah Teâlâ’nın, yarattıklarının hayrına olacağını bildiği şeylerin gerçekleşmesini […]
Arif
16:44 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Hâris el-Muhâsibî’ye şükürden şükürden soruldu: “Nedir şükrün mâhiyeti? Mânası nedir?” Şöyle cevap verdi Muhâsibî: “Nimetin yalnızca Allah Teâlâ’dan olduğunu bilmendir. Semâvât ve arz ehli mahlûkâta ihsan edilmiş hangi nimet var ise hepsinin başlangıcı Allah a aittir. Bunu böylece bilirsin ki Allah Teâlâ’nın hem senin hem başkalarının üzerindeki nimetlerini tanımakla O’na şükreden bir kul olasın.” […]
Arif
16:41 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Sıdkın mânasına gelince, bir tâife şöyle demiştir “Sıdk, maksada ulaşmada gayreti sonuna kadar sarf etmektir.” Diğerleri ise şöyle demişlerdir: “Sıdk, varılmak istenen maksada ulaşmak için mevcut olan (her şeyi) sarf etmektir.” “Sıdk, Hakk’ı tanımak ve halktan uzaklaşmaktır.” “Sıdk, zorluk ve ihtiyaç esnasında bütün gücü itaate sarf etmektir.” “Sıdk, Allah sözünü, ruh […]
Arif
16:37 - 16 Haziran 2015
0 Yorumlar
Zühd ve hakikati hakkında bazıları şöyle demişlerdir: “Fuzulî (ihtiyaçtan fazla) olanı terk edip umuda Allah’a yönelmektir! Bir kısım kimseler ise şöyle demişlerdir: “Zühd, nefsi arzularından uzaklaştırıp; onu, kendisini gören, var eden (tekvin) ve Yaratan a yöneltmektir.” Zühd, ahiret rahatı için dünya rahatını terk etmektir. Zühd, insanlar arasında şöhret görüntüsünden kalbi soyutlamak ve tama- mini değil, […]
Arif
18:08 - 13 Haziran 2015
0 Yorumlar
Gerek tarih içinde gerekse günümüzde Tasavvuf pek çok çevre tarafından tenkit ve hücum konusu yapılmıştır. Ancak bunların Tasavvuf ve ehli üzerinde yıkıcı bir etki yapmadığı müsellem bir hakikattir. Özellikle günümüzde Tasavvufa asıl büyük zararın,”içeriden”geldiğini üzülerek müşahede ediyoruz. Bilhassa uydurma hadisler konusunda, İlm-i Hadis’te behresi olan Tasavvuf büyüklerinin ikazlarını hiçe sayarak, hatta “Kim benim üzerimden bilerek […]

0 Yorumlar