Muhal, Allah’ın Kudreti Dahilinde Değildir

 (Gazzali ) (. . .) Denirse ki: Biz, her mümkünün Allah’m kudreti dahilinde olduğu hususunda size muvafakat ediyor (katılıyoruz), siz de her muhalin kudret dahilinde olmadığında bize iştirak ediyorsunuz. Halbuki eşya arasında muhal olduğu bilinenler var, mümkün olduğu bilinenler var, bir de aklın durup mümkün veya muhal olduğuna hükmedemediği şeyler var. Şu halde size göre […]

Daha fazla oku
Allah’ı Tanımanın Yolu

( Gazzali ) [Tanrı’nın sıfatları meselesi, din felsefesinin diğer konularında olduğu gibi, ontolojinin ve epistemolojinin kesiştiği bir noktada yer alır. Bu her iki meseledeki kavrayış, bu konudaki eğilimleri de belirler mahiyettedir. Meselenin bu boyutunu çok iyi fark etmiş olan Gazzali, aşağıda yer alan metinde, marifetullah konusunda taklit ve tahkik yolunun nasıl birbirinden ayrı olduğunu anlamlı […]

Daha fazla oku
Eşyanın Lisandaki Varlığı

 (Gazali) [Aşağıdaki metinde, Gazali, Islam düşüncesinde bir çok tartışmaya konu olan, Ilahi Kelam’ın doğasına ilişkin meseleleri aydınlatabılecek bir çerçeve sunmaktadır.] Şunu iyi bilmelisin ki: her şeyin varlığı dört mertebededir: a Hariçteki varlığı, b Zihindeki varlığı, c Lisandaki varlığı, d Yazı ve şekildeki varlığı, Ateşi misal alalım: Bunun ocakta bir vücudu vardır. Bir de zihin ve […]

Daha fazla oku
Hz.Peygamber’in Hayatı En Üstün Örnektir

Allah’ın yapıp ettikleri konusunda O’ndan razı olmanın gerçeğini ve Allah’ın rızasını kazanmanın da neye bağlı olduğunu bilmek isteyen kimse, Peygamberimiz aleyhisselâm tarafından yaşanan olayalar üzerinde tefekkür etmelidir. Gerçekten de Peygamberimiz aleyhisselamın Yaradan hakkındaki bilgisi tam ve kesin bir niteliğe kavuştuğu zaman, anladı ki tek Mâlik (sahip), O’dur. Mâlikse, mülkünü istediği gibi yönetir. Yine anladı ki […]

Daha fazla oku
Kitap Okumak Gerek Hem de Çok!

Eski âlimlerin idealleri çok yüksekti, inanılmaz derecede gayretli idiler. Hayatlarının özünü oluşturan eserleri bunun en büyük delili ve en açık ispatıdır. Ancak onların eserlerinin çoğu kayboldu, zira öğrencilerin gayreti azaldı, artık sadece özetlenmiş kitaplar arıyorlar, kalın ve cilt cilt eserlere tahammülleri yok. Daha sonra da kendilerine okutulan kitaplarla yetinir oldular. Başka eserleri okumayı hepten terk […]

Daha fazla oku
Allah’ın Hikmetine Boyun Eğmeli

Bu bölüm, üzerinde iyi düşünülüp kafa yorulması gereken çok önemli bir bölümdür. Allah’a imanı olan kimsenin O’nun bütün edip eylediklerine teslim olması, O’nun Hakîm ve Hükümran olduğunu idrak etmesi ve asla saçma bir şey yapmayacağını bilmesi gerekir. Allah’ın fiillerindeki hikmeti göremezse, bunu kendi cahilliğine verip Hakîm ve Hükümran olan Allah’a boyun eğsin! Aklı kendisine yapılan […]

Daha fazla oku
Duanın ‘Kabulü Gecikirse Kaygılanma!

Allah’a yalvarıp yakarmasının karşılığını görememesi, tekrar tekrar dua etmesi ve hayli zaman geçtiği halde kendisi için hiçbir netice elde edememesi bir mümin açısından zorlu bir imtihandır. Müminin bunun sabır isteyen bir imtihan olduğunu bilmesi gerekir. Duanın kabulünün gecikmesiyle baş gösteren vesveseler, kuruntular, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bu türden bir durum benim de başıma geldi. […]

Daha fazla oku
İbnü’l-Cevzi – Bir Alimin Günlüğü ”Alıntılar”

3 Sonuçları Kestirebilme Olup bitene basiret gözüyle bakan, sonuçlarını daha baştan görür de bunlardan yararlanmasını ve zararlarından da korunmasını bilir. Buna mukabil, neticeleri kestiremeyen kimse, duygu ve tutkularının esiri olur. Dolayısıyla kurtuluş beklerken ızdırapla karşılaşır, iç huzuru ararken dara düşer. Bütün bunlar, geçmişin hatırlanmasıyla, gelecekte ortaya çıkar. Öyle ya, sen hayatın boyunca Allah’a ya itaat […]

Daha fazla oku
Sebilürreşad’dan Elmalılı Hamdi Yazır’a Göre İslami İlimlerin Ruhu ve Tasnif Karakteri

Hak Dini Kur’an Dili adlı tefsiriyle tanınan son devir din bilginlerinden ve bilgelerinden Elmalılı Muhammed Yazır (d. 1878/Elmalı-Antalya, ö. 1942/Erenköy-İstanbul) Küçük Ayasofya ve Beyazıt medreselerinde dersler aldıktan sonra Osmanlı’da kadı vekilleri yetiştiren Mekteb-i Nüvvâb’ı birincilikle bitirir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ilmiyye şubesine üye olur. Batılı tarzda bir meşrutiyet fikri yerine, çağdaş bilim ve medeniyet birikiminden […]

Daha fazla oku
Sevgiye En Lâyık Varlık: Allah

İslâm düşüncesi literatüründe sevgiye dair pasajlarda sevgi-bilgi ara­sındaki güçlü ilişkiye vurgu yapılmakta ve sevginin sadece şuurlu varlık olan insana özgü bir duygu olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte sevgiye lâyık olanın da kendi kendine yeterli, mutlak anlam­da mükemmel olan Allah olduğu ifade edilmektedir. Gazzâlî, ihyâu ulûmıd-dîn adlı eserinde, Allah’ı sevmenin sebeplerini zikrettiği, “Sevgiye layık olan yalnızca Allah’tır” […]

Daha fazla oku