Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
16:00 - 30 Mayıs 2015
Vahdet-i vücûd meselesine girmeden önce, bu kavramın tarihî seyir içerisindeki gelişmesi ve sonuçları hakkında birkaç noktaya dikkat çekmeyi faydalı buluyoruz. İlk sûfiler arasında yaygın olarak kullanılan “fenâ- beka”, (1) ‘’vuslat” (2) “cem’u’l-cem’” (3) gibi terimler, taşıdıkları anlam itibariyle vahdet-i vücûd anlayışına intikal ettirecek niteliktedirler. Hatta, herkesin takdirle karşıladığı, “bizim yolumuz, her hâliyle Kitab ve sünnetle içiçedir, ” diyen Cüneyd-i Bağdâdî nin […]
Arif
15:41 - 30 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde görülen bir kültür unsuruna başka bir zamanda ve başka bir yerde de rastlandığında, bu ikisinin bir kültür difüzyonu yoluyla birbirine bağlantılı olduğunu iddia etmek, bizi gereksiz zorlamalara götürebilir. İnsanın insan olarak sahip bulunduğu ortak özelliklerden doğan birtakım neticeler vardır ki, bunların başkalarından kopya edilmesi gerekmez. Meselâ, din olayının bir […]
Arif
15:16 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Evvelâ: Beşerin icatçı elinden çıkan sanat eserlerinin tabiatta varlığı ne ise; iç ve dış âlemdeki en küçüğünden en büyüğüne kadar her şeyin Kur’ân’da var olması da odur. Yani doğrudan doruya Yaratıcı Kudretin sanatkârâne elinden çıkmayan, insan elinden çıkmış eserler, esası ve unsurları itibariyle nasıl tabiat âleminde mevcut ise, keşif şerefi insan olunun iftihar sebebi olan […]
Arif
15:00 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Bir metni tercüme etmek, bir bakıma onu yorum-lamaktır. Bunun içindir ki, yapılmış ve yapılacak tercümelerin hiçbiri esas metnin yerini tutmayacaktır. Tabiî yine bu tercümelerden hiçbiri bir diğerine benzemeyecektir. Zira her defasında metinle tercüme arasına giren kimse değişmiştir. Bu kimselerle beraber onlara ait kabiliyetler, kültür arka planlan, metne yönelirkenki problemleri ve nihayet peşin hükümler de değişmiştir. […]
Arif
14:56 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
İslam’da kurban kesme vakıasını, tarihî menşeinden itibaren günümüze kadarki seyrinde herhalde üç merhaleye ayırmak mümkündür: 1-Hz. İbrahim’in kendi oğlunu Allah’a kurban etme teşebbüsü. 2-Bu teşebbüsün yine bizzat Allah tarafından durdurularak Hz. İsmail’in yerine bir koçun gönderilmesi. Bu ikinci merhalede dikkat edilirse kurban eden aynı kalmış, fakat kurban edilen değişmiştir ki, bu da intikal devresidir. […]
Arif
14:55 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
İbadetlerin ilk gayesi, Müslümanların sağlam bir ruh, sağlam bir şahsiyet yapışına malik olmalarım gerçekleştirmektir. Fakat oruç, tamamen maddi bir ibadettir ve bedenle alâkalıdır. Buradan şöyle bir sonuca varmak mümkündür: Ruh eğitimine bedenden, yani maddi eğitimden geçme zarureti, beden ile ruh arasında çok sıkı münasebetlerin, çok sıkı bağların mevcut olduğunu göstermektedir. Bu da, madde eğitimi ile […]
Arif
14:53 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Sabah namazının erken (güneş doğmadan) kılınması toplumda hayatın en azından “üç” saat önce başlaması demektir. İlk bakışta küçümsenen bu zaman farkı, memleketin fertlerine teşmil edilip, yayıldığı ve beş-on sene içinde mütalea edildiği takdirde, tahminlerin üstünde büyük yekûnlar karşımıza çıkar. Mesela her gün kazanılan bu üçer saat, üç gün zarfında dokuz saat şeklinde ufak bir fedakârlıkla […]
Arif
14:53 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Camiye gitmek için atılan ilk adımla fert için ibadetin başlamış olacağı” esası, evden veya işyerinden camiye gidip-gelirken yollarda her türlü hafiflik ve aşırılıklardan uzak, vakur, ağır başlı gidilip gelinmesini sağlayacaktır. Günde beş defa, bu şekilde gidip-gelmelerle de, yukarıda zikredilen esaslardan (prensiplerden) dolayı sokak adabı, davranışları bir alışkanlık halini alacak, herkesin nefsinde ayrı ayrı yerleşecek ve […]
Arif
14:51 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
‘Toplumdaki çekişmelerin, huzursuzlukların sebebi manevî değer ölçülerinin ehemmiyetlerini kaybederek yerlerini maddî değer ölçülerine (para, kadın, içki, kumar, vs.) terk etmeleridir. Yine cami “Allah’a en yakın olanınız, kötülüklerden en fazla sakınanınız, fazilet, meziyet vs. ahlakça en üstün olanınız, başkalarına en büyüklerine, amirlerine en fazla itaat edeninizdir.” ifadeleriyle, toplumun her çeşit sınıflarına ait, fertlerin muayyen, belirli,, “manevî […]
Arif
14:50 - 29 Mayıs 2015
0 Yorumlar
İslâm’ın beş esasının da temelinde inancın var olduğu âşikârdır. Yalnız temelde aynı olan bu beş esas ifa edilip yerine getirilirken, birbirlerine hiç benzemeyen çok büyük farklar gösterirler. Şöyle ki: Namazda, namaza başlama ânından itibaren bütün vücudumuzun iştirakiyle yaptığımız hareketler, bu ibadet esnasında lisanımızla yaptığımız okumalar (Tesbih, Kur’an-ı Kerîm, Dua) ile aynı ehemmiyet ve ciddiyetle […]

0 Yorumlar