Sahabe ve Tabiun’da Görülen Savaşlar Hakkında

‘Asabiyetin gereği olarak Hz.Ali ile Hz. Muaviye arasında fitne hadisesi vukua gelince, bu hususta da sahabe içtihatlarına göre hak ve doğru olan bir yol tutmuştu. Bazı kuruntulu kimselerin vehim ve mülhidlerin meylettikleri gibi yaptıkları muharebelerin sebebi dünyevî garaz ve maksat veya bâtılı tercih veya intikam hissi değildi, sadece hak olanın ne olduğu hususunda içtihatları değişiklik […]

Daha fazla oku
Peygamberimizin (a.s) Hadisleri ile ‘Ramazan’ Ayı

  RAHMET AYI RAMAZAN Selman-ı Farisi Radiyallâhu Anh anlatıyor: Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Şaban ayının son gününde bize okuduğu bir hutbede şöyle buyurdu: “Ey insanlar, büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi.” “Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır.” “Allah o mübarek ayın gündüzlerinde […]

Daha fazla oku
Borç ve Vergi Meselesi

Kabilelerin mezellet içinde kalmalarını gerektiren borçların ve vergilerin mese­lesini de bu bölüme katmak icab etmektedir. Şüphesiz ki (ağır vergi, resim, haraç ve cizye gibi) borç altında bulunan kabileler, bu hususta mezellete razı olmadıkça söz- konusu vergileri elleriyle vermeyi kabullenmezler. Zira borç ve vergilerde haksızlık ve zillet vardır. İzzet-i nefs sahibi olanlar böyle bir yükün altına […]

Daha fazla oku
Sünnet,Kuran-ı Kerimin Tefsiridir

Kur’ân’da bulduğumuz İslam ne ise, sahih hadis mecmualarında bulduğumuz İslam da aynıdır, Bu İkisi arsında hiçbir fark yoktur; bu hakikat, tefsir ve hadis ilimleriyle hakkıyla uğraşan âlimlerin malumudur. Şurası da unutulmamalıdır ki, sahih hadis mecmua (arında tespit edilmiş Allah’ın Resulü’nün hayatı, hem Kur’ân’daki İslam’ı ortaya koymak, tavzih etmek, hem de Kur’ân’daki emirlerin uygulanabilirli-ğini ispat gibi […]

Daha fazla oku
İcm’a Hakkında

Gerçekte bir Müslüman, Sünnet’i ve İcmâ’yı asla inkâr etmez. Ancak, İcmâ’yı inkâr eden iki kesimle karşı karşıyayız: birisi İslâm’ın hüviyetini parçalamak isteyen mülhid/zındık bir grup… Diğeri ise ehl-i İslâm arasında ittifak konusu olan sahih bilgiden bile yoksun toy, tecrübesiz, birikimsiz, kifayet­siz, reform heveslisi yeniyetmeler. Birinci grubu  sapkınlıklarıyla baş başa bırakıyoruz. İkinci grupta- kilere ise bu […]

Daha fazla oku
Tashihe muhtaç tutumlar

Gerek tarih içinde gerekse günümüzde Tasavvuf pek çok çevre tarafından tenkit ve hücum konusu yapılmıştır. Ancak bunların Tasavvuf ve ehli üzerinde yıkıcı bir etki yapmadığı müsellem bir hakikattir. Özellikl günümüzde Tasavvufa asıl büyük zararın, “içeriden”geldiğini üzülerek müşahede ediyoruz. Bilhassa uydurma hadisler konusunda, İlm-i Hadis’te behresi olan Tasavvuf büyüklerinin ikazlarını hiçe sayarak, hatta “Kim benim üzerimden […]

Daha fazla oku
Sahabeler’in Metanetleri

Sahabe dinî ve şer‘î ahkâma tâbi olmuştur, buna rağmen bu durum onların metanetini eksiltmemiştir. Bilakis onlar insanların en metini idiler, denilmek sure­tiyle anlattıklarımız yadırganamaz ve reddedilemez. Çünkü Şâri‘den (s.a.) aldıkları kanunlara ve dinî hükümlere tabi olan müslümanlar, içlerindeki (manevî ve vicdanî bir) müeyyideye uyarak sözkonusu hükümleri uyguluyorlardı. Onlara okunan teşvik ve ikaz (terğib ve terhib) […]

Daha fazla oku
Kurban:Sınıra Yakın Durmak

Din’de biçimsel özellik gösteren ibadetler (kulluklar), insan aklının terbiyesi, büyük kulluğun, insan olmaklığın, doğru yol (sırat-i müstakim) üzere yani sınırında seyretmesi için son derece önemlidir. Bir örnek vermek gerekirse, urefa, namazı, genel anlamıyla insan nefsinin terbiye edilmesi olarak görür: Kıyam, insanın en önemli özelliği, ufka bakmasını mümkün kılan dik durma (kebed)’yı, dolayısıyla, tüm Evren’in bir […]

Daha fazla oku
Vahdet-i Vücud Nedir ? ve Bununla Vücudiyye Mezhebi Arasında Ne Fark Vardır ?

Teessüf olunur ki, âlimlerimizin bir takımı mutasavvıfların kabul ettikleri vahdet i vücudu «vücûdiyye» mezheb-i batılı ile ayni şey addederek mutasavvıflara karşı ta’n ve teşnide bulu­nuyorlar.(1) Biz şer’î delillere müstenid olan vahdet-i vücu­dun hakikatini, delillerini, bir felsefi mezheb olan vücudiyye (Panthéisme) den farklarını ve aleyhinde irad edilen, itirazları «Vahdet-i Vücut ve Muhyiddîni Ârabî» adiyle yazdığı­mız eserde beyan […]

Daha fazla oku
Kabir hayatının hak ve gerçek olduğuna dair deliller

كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَاتاً فَأَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ Allah’ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz. (Bakara/28) Bu ayet-i kerime, kabir hayatının hak ve gerçek olduğuna delildir. Şöyle ki: Ayetin başında geçen “ أَمْوَات ” tabiri “ölüler” […]

Daha fazla oku