Tasavvuf
“İşi Kolay Kılmak”12 Ekim 2026
Arif
14:11 - 31 Mayıs 2015
“Her nefeste dünya yenilenir.” Mevlâna Görünen âlemin nesneleri, müslüman sanatçının eserinde, süre ırmağından çekilip alınmış ve ferdî özelliklerinden arındırılmış halde akseder. Mesela ağaç herhangi bir ağaç değil, genel olarak ağaçtır. Aynı şekilde Bihzad, meşhur Iranlı ressam değil, bütün iyi ressamların sembolüdür. Başka bir ifadeyle, nakkaş, bahçesindeki ağacın karşısına geçip benzetmek gayesiyle resim yapmaz, zihnindeki […]
Arif
14:07 - 31 Mayıs 2015
0 Yorumlar
“Nakşeden kimdir tefekkür eyle gel nakkâşını ” Okyanus, tasavvuf sembolizmde mutlak varlığı ifade eder. Bu sonsuz deniz dalgalan da zaman ve mekanla sınırlı gerçekliktir, yani görünen âlemdir. Su üzerindeki dalgalar (nakş-ı ber-âb) gözümüze var gibi görünür, fakat yoktur. Mevlânâ da görünen âlemi denizin üzerinde yüzen kâselere benzetmiştir. (M, İ/b.110). Mesela, bir nakkaşın kitap sayfasında […]
Arif
14:01 - 31 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Çirkin ve kötü yok!” Hallaç Bir müslüman sanatçı, “güzellik” deyince, mutlak güzelliğin görünen âlemdeki içkinliğini (immanent oluşunu) anlar. Giriş’te de belirttiğimiz gibi, sözgelişi gül’ün güzelliği kendiliğinden olmadığı gibi, bizim onda kendimizi yaşamamız da değildir. Gülün güzelliği, kısaca ifade etmek gerekirse, “cemal” sıfatının ondaki görünüşüdür (tecelli). Sufılere göre, gizli bir hazine (kenz-i mahfî) olan […]
Arif
17:15 - 30 Mayıs 2015
2 Yorumlar
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Tevhidin aslı, buna îman etmenin en doğru yolu şudur: Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, öldükten sonra dirilmeye, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna, hesap, mizan, cennet ve cehenneme inandım, bunların hepsi de haktır, demek gerekir. Yüce Allah, sayı yönüyle değil, ortağı olmaması yönüyle birdir. O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. O’na hiçbir […]
Arif
17:07 - 30 Mayıs 2015
0 Yorumlar
……… Ebû Hanife şöyle dedi: -Mütecaviz kimselerle, küfürlerinden dolayı değil, haddi tecavüzlerinden dolayı savaş et. Âdil zümre ve zâlim sultanla beraber ol. Fakat mütecavizlerle beraber olma. Cemaat ehlinde fasit ve zalimler mevcut olsa bile, onların içinde sana yardımcı olacak salih insanlar da vardır. Eğer cemaat zâlimler ve mütecavizlerden teşekkül ediyorsa, onlardan ayrıl. Çünkü Allah “Allah’ın […]
Arif
16:35 - 30 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Talebe: Yemin ederim, kendi nefsimizden de anlayabileceğimiz bir hususu ifâde ettiniz. Fakat acaba, îman ve küfrün ne olduğunu bilmeyen bir kimsenin durumu nedir? Bunu açıklayın. Âlim (r.a): Şüphesiz ki insanlar; Yüce Allah’ı bilme ve tasdik etmeleri ile mü’min, inkâr etmeleri sebebiyle de kâfir olurlar. Allah’ın kulu olduklarını ikrar, Allah’ın birliğini ve O’nun katından gelen şeyleri […]
Arif
16:31 - 30 Mayıs 2015
0 Yorumlar
…Talebe: Şüphesiz doğruyu belirttiniz. Fakat acaba, ircâın( irca, büyük günah işleyen mü’minler için cennetlik veya cehennemliktir şeklinde kesin hüküm vermeyip, onların akıbet ve hükümlerini Allah’a havale etmektir.)aslı nereden gelmiştir? Açıklaması nedir? Akıbetini irca eden kimdir? Âlim (r. a.):İrcâın aslı meleklerden gelmiştir. Allah, meleklere isimlerin delalet ettiği eşyayı göstererek “Bana bunların isimlerini haber verin.”(el-Bakara,31)buyurdu. Bütün melekler […]
Arif
16:28 - 30 Mayıs 2015
0 Yorumlar
………… Talebe: Yemin ederim ki, bundan daha açık bir kıyas bilmiyorum. Fakat mü’min büyük günahları işlediği zaman, Allah düşmanı olur mu? Bunu açıklayın. Âlim (r.a.): Mü’min tevhidi terketmediği müddetçe, bütün günahları da işlemiş olsa, yine Allah düşmanı olmaz. Zîra düşman, düşmanına buğz ve nefret besler, noksanlık izafe eder. Halbukimü’min, büyük günah irtikap etmesine rağmen, Allah’ı […]
Arif
16:23 - 30 Mayıs 2015
0 Yorumlar
… Talebe: Benim gözümün perdesini açtınız. Sizinle konuşmamızdaki bereketi görmeye başladım. Fakat hakkı tavsif eden fakat muhalifinin zulüm ve haklılığını bilmeyen kimse için ne dersiniz? Bu o kimse için caiz olur mu? O kimsenin hakkı bildiği yahut hak ehli olduğu söylenebilir mi? Bu hususu açıklayın. (Ebu Hanife)Âlim (r.a.): O kimse hakkı tavsif edip muhalifinin haksızlığını […]
Arif
16:11 - 30 Mayıs 2015
0 Yorumlar
Burada, seyr u sülûkun bir meyvesi olarak kerameti kısaca tanıyıp, sûfilerle müfessirlerin bu konudaki yaklaşımlarını tesbit etmeye çalışacağız. Kerâmet, “kerûrne’’fiilinden masdardır. isim olarak kullanılır. Çoğulu ‘’kerâmât’tır. (Ebû Bekir eİ-Cezâiri,Aldetu’l-Mü’min, 177.)Kelime anlamıyla, bolca, kolayca ihsan etmek, cömertçe lütufta bulunmaktır. Yine bu fiilden türemiş olan “el-Kerim”, Allah Teâla’nın sıfat ve isimlerinden birisidir. Hayrı çok, ihsanı bol, ikrâmının sonu gelmeyen lütuf sahibi, her […]

0 Yorumlar