Oruç ve Oruç’un Gaye ve Hedefi

İbadetlerin ilk gayesi, Müslümanların sağlam bir ruh, sağlam bir şahsiyet yapı­şına malik olmalarım gerçekleştirmektir. Fakat oruç, tamamen maddi bir ibadettir ve bedenle alâka­lıdır. Buradan şöyle bir sonuca varmak mümkündür: Ruh eğitimine bedenden, yani maddi eğitimden geçme zarureti, beden ile ruh arasında çok sıkı münasebetlerin, çok sıkı bağların mevcut olduğunu göstermektedir. Bu da, madde eğitimi ile […]

Daha fazla oku
Sabah Namazı Sosyolojisi

Sabah namazının erken (güneş doğmadan) kılınması toplumda hayatın en azından “üç” saat önce başlaması demektir. İlk bakışta küçümsenen bu zaman farkı, memleketin fertlerine teşmil edilip, yayıldığı ve beş-on sene içinde mütalea edildiği takdirde, tahminlerin üstünde büyük yekûnlar karşımıza çıkar. Mesela her gün kazanılan bu üçer saat, üç gün zarfında dokuz saat şeklinde ufak bir fedakârlıkla […]

Daha fazla oku
Camiye Gitmek İçin Atılan İlk Adım

Camiye gitmek için atılan ilk adımla fert için ibadetin başlamış olacağı” esası, evden veya işyerin­den camiye gidip-gelirken yollarda her türlü hafiflik ve aşırılıklardan uzak, vakur, ağır başlı gidilip gelinmesini sağlayacaktır. Günde beş defa, bu şekilde gidip-gelmelerle de, yukarıda zikredilen esaslardan (prensiplerden) dolayı sokak adabı, davranışları bir alışkanlık halini alacak, herkesin nefsinde ayrı ayrı yerleşecek ve […]

Daha fazla oku
Toplumdaki Çekişmelerin, Huzursuzlukların Sebebi Nedir ?

‘Toplumdaki çekişmelerin, huzursuzlukların sebebi manevî değer ölçülerinin ehemmiyetlerini kaybederek yerlerini maddî değer ölçülerine (para, kadın, içki, kumar, vs.) terk etmeleridir. Yine cami “Allah’a en yakın olanınız, kötülüklerden en fazla sakınanınız, fazilet, meziyet vs. ahlakça en üstün olanınız, başkalarına en büyüklerine, amirlerine en fazla itaat edeninizdir.” ifadeleriyle, toplumun her çeşit sınıflarına ait, fertlerin muayyen, belirli,, “manevî […]

Daha fazla oku
İbadetlerde Dil-Hareket Münasebetleri

  İslâm’ın beş esasının da temelinde inancın var olduğu âşikârdır. Yalnız temelde aynı olan bu beş esas ifa edilip yerine getirilirken, birbirlerine hiç benzemeyen çok büyük farklar gösterirler. Şöyle ki: Namazda, namaza başlama ânından itibaren bütün vücudumuzun iştirakiyle yaptığımız hareketler, bu ibadet esnasında lisanımızla yaptığımız okumalar (Tesbih, Kur’an-ı Kerîm, Dua) ile aynı ehemmiyet ve ciddiyetle […]

Daha fazla oku
İbadetlerin Yegane Gaye ve Hedefi Nedir ?

İbadetlerin (Namaz,oruç, Zekât, Sadaka, Kurban vs. olarak) bütünüyle yegâne gaye ve hedefi, fertleri ayrı ayrı toplum menfaatine yöneltmek ve böylece cemiyet içinde rahat ve huzuru, refah ve saadeti sağlamak suretiyle cemiyeti kalkındırmak ve güçlendirmektir. İbadetlerin bu gaye ve hedefi, İslâm’da bir çok Ayet-i Kerîme, Hadîs-i Şerif ve İslâm Büyüklerin sözlerinde dile gelmiştir. Bu emir ye […]

Daha fazla oku
İslamın Zaman Mefhumu

İbadetler umumiyetle 1-Zaman, 2-Mekân olmak üzere iki buudda gerçekleşir. Bununla beraber, bir çok ibadetlerde mekânın şart olmamasına karşılık, istisnasız bütün ibadetler zamanla mukayyettir. Başka bir ifadeyle, bir çok ibadetler “Mekân” ile sınırlandınlmadığı halde, istisnasız bütün ibadetler “Zaman” ile sınırlandırılmıştır. Hac müssesesinden başka bütün ibadetlerde “Mekân”, “Zaman” dan sonra gelmiş, daima ikinci planda kalmıştır. Hatta “Oruç” […]

Daha fazla oku
Niyet

Kulun niyeti bakımından bir kimsenin, Islâm’dan ve dolayısıyla de ibadetlerden tam bir fayda sağlayabilmesi için “gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım” ifadesine tıpatıp uyması fazlasıyla yetecektir. Bunun ötesinde hiçbir zaman, hiçbir şekilde, hiçbir ihtiyaç baş göstermeyecektir.. Fakat bu müslümanın, kendisine ilaç verilen bir kimsenin itimad ve itaat dolu ruh haline benzer bir teslimiyet içinde bulunması şartıyla. Eğer […]

Daha fazla oku
Ruhun Sırr’a Üflenmesi

(Kalbin Sağ ve Soldan Payı: Gaybî Bakımdan Sağ ve Sol) Hak  kulun sırrına tecelli ettiğinde, onu bütün sırlara sahip yapar, hürler’in içine katar, o kul sağ el yönünden zati tasarruf sahibi olur. Çünkü sol elin değeri, dolaylı sağ elin şerefi doğrudandır. Ardından alt anlamlara inebilirsin: Sağ elin değeri hitaba,sol elin değeri tecelliye bağlıdır, insanın şerefi, […]

Daha fazla oku
Beş Duyu ve Gerçekte İdrak Ettikleri Şeyler

(İnsanın bilme yetisi hakkında) vardığımız görüşü, insanın bütün bildiklerini beş gücünden birisiyle algılaması destekler: Birincisi, duyu gücüdür ki, beş kısma ayrılır: Koklamak, tatmak, dokunmak, işitmek ve görmek. Göz, belirli bir yakınlık ve uzaklıktaki renkleri, değişmeleri ve şahısları algılar. Gözün bir mil uzaklıktan algıladığı şey, iki mil uzaktan algıladığından farklı olduğu gibi yirmi kulaç uzaktan algıladığı şey […]

Daha fazla oku