Düşünce Yazıları
Ali Sait Sadıkoğlu – Düşüncenin Kıyameti 2...25 Mart 2026
Arif
02:22 - 6 Temmuz 2015
İnsan ancak kendinden gafil,olduğunda ”zaman” hakikatini unutuyor. Onun da bir yaratık olduğunu, onun da vadesinin dolacağını unutuyor.. Gecenin karanlığı sizi sarıpta gözleriniz uykuyla kapandığında zamanın geçişini fark ediyor musunuz ? Eğer belirli vakitlerle ilginiz yoksa, zamanın hiç yürümediğini zannedebilirsiniz. Ama o, sizin gafletinizin dışında, siz onun farkında olsanızda, olmasanız da kendi vadesini doldurmak üzere, fakat […]
Yusuf Aslan
01:16 - 5 Temmuz 2015
0 Yorumlar
Filozof olmaya lüzum yok, ölüm hakkında söz söylemek için. Ölümün, bir gün biz işimizi bitirmeden geleceğini, görevimizi henüz tamamlamamışken acımasızca bizi yarıda keseceğini adımız gibi biliyoruz. “Zaman”, ne dışımızda akıp giden bir şeydir ne de içimizde, an be an ilerleyen bir şey. Ne o, ne ötekidir; hem onu hem ötekini içerir. Ölüme, bu açıdan bakıldığında […]
Arif
16:26 - 19 Haziran 2015
0 Yorumlar
Müslim’in, Enes b. Malik yoluyla gelen rivayetine göre, Rasulullah (sav) Bedir’de (müşriklerden) öldürülenleri üç gün terkettikten sonra onların bulundukları yerde ayakta olduğu halde onlara seslenip şöyle dedi: “Ey Ebu Ce-hil b. Hişam, Ey Ümeyye b. Halef, Ey Utbe b. Rabia, Ey Şeybe b. Rabia, Rabbinizin size va’dettiğini gerçek olarak buldunuz değil mi? Şüphesiz ki ben, […]
Arif
00:48 - 11 Haziran 2015
0 Yorumlar
Nasıl olduk da bu hale geldik? Arabada bebek var yerine, arabada sopa var, levhasıyla dolaşır hale geldik. Hangi değerler erozyona uğradı ve nasıl bu hale geldik? Şehirler bu dönüşüm ve erozyona uğramış insanların buluştuğu mekânlar haline geldi artık. Her gün New York’ta, Kaliforniya sokaklarında cinnet getiren gençlerin işledikleri cinayetleri veya seri cinayetler işleyen katilleri izliyor […]
Arif
14:16 - 31 Mayıs 2015
0 Yorumlar
İslam sanatlarında gerçekliği aşma düşüncesiyle aşk arasındaki ilgi, bir bakıma, gerçeklik kaygısıyla trajik arasındaki ilginin yerini alır. Aşk’ta hamleler, trajikte düzenli bir gelişme, yani olaylar serisi vardır. Gerçekçilik illiyet (causalité) ilkesini de beraberinde getirdiği için, belirli bir yönde gelişen olayların arasında zorunlu bir sebep netice münasebeti düşünülür. Bu yüzden kahraman kaçınılmaz sona varmak zorundadır. Oluşun […]
Arif
16:43 - 28 Mart 2015
0 Yorumlar
Bizde bir kıvılcımın parlayıp sönmesini andıran bu hayat, iki hak i kata dayanıyor: Ebedî olmak isteyen bir parıltı ile onu örten bir karanlık. İnsan hayatı, aşk ile ölüm arasında sürekli bir sallantıdır. Her ikisinin dışında geçen bütün hayat varlığımız, sadece ölüme karşı koyan kuvvetleri kullanmaya yarayan bir alışkanlıklar serisinden fazla bir şey değildir. Hayatın kanununa […]
Arif
23:23 - 23 Mart 2015
0 Yorumlar
Ölümün olmadığı bir hayatta çatışma, imtihan, tekâmül, kahramanlık, esaret, kurtuluş, özgürlük, aşk, trajedi; iman-küfür ve hak-batıl çatışması… kısacası insanı insan kılan tüm değerler anlamını yitirecektir. Ölümsüzlüğü talep, aslında hayatı trajik kılan o bıçak sırtında yaşamaktan, ya da bir başka deyişle “havf ile reca” arasındaki bir hayattan kurtulmak; bir anlamda kon-formist bir muhafazakârlıktır. Ucunda ölüm olmayan […]
Arif
19:13 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Dünyanın fanı olacağını bilen bir kişinin, fani olmayacak şeyleri bırakıp onunla uğraşması tuhaf şeydir. ——————— Nakledildiğine göre Sokrates, kendisini öldüren kralın huzuruna girince kral ona: “Sokrates!” dedi. “Sen bizi eleştiriyor ve putlara tapınmanın iyi olmadığını söylüyormuşsun, öyle mi?” Sokrates: “Ben putlara tapınmânın bazı insanlar için iyi olmadığını söylüyorum.” Dedi, Kral: ‘ Peki, bu kim için iyidir» […]
Arif
18:45 - 16 Mart 2015
0 Yorumlar
Âhiret işleriyle uğraşmana engel olan tutkularına ve dünyanın geçici zevklerine meyletme. Aksi hâlde suya batınca kendini kurtarmak yerine, çok sevdiği ağır bir eşyayı kurtarma telaşında olan ve bu yüzden boğulup giden kişinin durumuna düşersin. ——————— Allah’a, cahillikle ve temiz olmayan niyetlerle niyazda bulunmayın, O’na isyan etmeyin, sınırlarını aşıp kanunlarını çiğnemeyin. Arkadaşlarınıza, kendinize davranılmasını istemediğiniz […]
Arif
22:51 - 7 Mart 2015
0 Yorumlar
Ademoğlu’nun tüm bedeni, naziktir, acıyı her köşesi hissedebilir. Bir diken batsa, acsını ta ruhunda duyar Eğer böyle olmasaydı, hiç bir acı duymayacaktı. Hele bir de ruh bedenden çekildiğinde, insan için ateşlerde yanmanın acısı bunun yanında hiç kalır. Şu halde, beden ancak ruhla birlikte olduğunda acı duyabiliyorsa, ruhun, tüm sinir, mafsal ve damarlarından çekildiğinde, o ruh […]

0 Yorumlar